Giriş
(12)

Çamaşır makinesindeki kısa programı kullanıyor musunuz

condom kurşunu
Bizim makinada 30 dk 30 derece pamuklular için bir pgrıam var. İkidir kullanıyorum ama öok verimli mi kullanmasam mı yarım saat yıkamadan ne olacak gibivsüşüncwler var kafamda. Sizin makinelerde var mı böyle bir peogram ve kullanıyor musunuz merak ettim
Bizim makinada 30 dk 30 derece pamuklular için bir pgrıam var. İkidir kullanıyorum ama öok verimli mi kullanmasam mı yarım saat yıkamadan ne olacak gibivsüşüncwler var kafamda. Sizin makinelerde var mı böyle bir peogram ve kullanıyor musunuz merak ettim
0
condom kurşunu
(12.08.20)
hiçbir işe yaradığını sanmıyorum. çamaşır makinesi çalışma prensibi gereği uzun çalışması gereken bir alet. uzun çalışması çok fazla elektrik ve su tüketeceği anlamına gelmez. çamaşırların uzun uzun dönmesi, birbirine sürtünmesi ve deterjanlı suyun birkaç defa üzerlerinden geçmesi lazım. 30 dk'da olacak iş değil bu bence.

ha bu arada verimlilik anlamında da neredeyse hiçbir fark yoktur "bence". verimlilik konusu tamamen totomdan salladığım bir şey, üretici sayfasında yazar veya kullanma talimatında hangi programın ne kadar su elektrik tükettiği.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(12.08.20)
Ben renkliler için hep kısa program kullanırım.
0
elorelia
(12.08.20)
Ben 1 gün giyindiğim tişörtleri 30dk programa atıyorum gayet de mis oluyor. 3 4 yıkamada bir uzun programa atıyorum.
0
mg3929
(12.08.20)
Çamaşır makinamı 20 yıldır kullanıyorum renkliler 40 beyazlar 60

Bulaşık makine hep 65, yalnız bulaşık makinasına asla kalintili bir sey koymuyorum.

Başka hiç bir programı kullanmadim.
0
Filinta61
(12.08.20)
Yazin en cok kullandigim program kisa programlar benim. Bence asiri kullanisli.
0
hindistan cevizi
(12.08.20)
eğer üzerinde leke yoksa, bir iki kere giyip sonra kirliye attığım bir kıyafetse devamlı o programı kullanıyorum.
0
evandro roncatto
(13.08.20)
Acil durumlarda falan kullanıyorum. Elde yıkama programını kullanıyorum renkli ve beyazlar için.
0
ruhen hastayim ben
(13.08.20)
Dönme aralarında hareketsiz bekleme sürelerini kısaltarak yapıyor işini. Bence dönme/devir sayısı çok da azalmıyor
0
Unde bach canim
(13.08.20)
Her kıyafetimi 1 kere giyip yıkıyorum. Özellikle kışın (terlemediğim falan için de) çoğunlukla kısa programı kullanıyorum. Özellikle cayır cayır yıkansın istediğim bişey varsa uzun/sıcak programları tercih ediyorum.
0
plutongezegendegilmi
(13.08.20)
Ufaktan yorumlara baktım sanırım ben hariç kimse kısa programı kullanmıyor ben hayatım boyunca kısa program harici kullanmadım. Bir çamaşırın oradan oraya 2 saat dolanması kafama uymuyor. Zaten çamurda sürünmediğim için yarım saatten daha fazla çamaşır yıkatmıyorum makinaya bilemedim :)
0
Aşk Adamı
(13.08.20)
Normal kiyafetleri hep 30 derecede, mumkun olan en kisa programda yikiyorum. Leke vs varsa onden elimle deterjanla citileyip oyle atiyorum makineye, tertemiz cikiyorlar. Zaten leke de ayda yilda bir uzerime bisey dokersem oluyor anca.

Carsaf havlu vs hep 60 derecede ama. Belki bebek kiyafetleri de daha yuksek isida yikanmali bilmiyorum, ama gunluk kiyafetlerde hic 'ulan keske daha uzun programda yikasaydim' dedigim olmadi.
0
taurina
(13.08.20)
20 dakikalık 40 derece kısa program var bende, az çamaşır atıyorum hızlı tatlı tatlı temiz temiz yıkıyor, arkasından tekrar aynı programda deterjansız yıkıyorum, yumuşatıcı falan asla kullanmıyorum, alerjen hastalıkların, kanserin manserin büyük oranda sebebi bu kullandığımız kimyasallar.
0
arph
(13.08.20)
(7)

Aile ilişkilerinin iç içe olması

Sonsuzluk ve Bir Gün
Bilmiyorum sadece benim çevremdekiler mi böyle ama bu durum tuhafıma gidiyor. Çocukluğum zaten aile apartmanında geçti. Herkes herkesin her şeyini bilirdi. Kim nereye gidecek ne oldu vs. Sonra mesela bir tanıdığım var. Evlendi, annesine çok ısrar etti onlar da evlerini satıp, onun oturduğu semte taş
Bilmiyorum sadece benim çevremdekiler mi böyle ama bu durum tuhafıma gidiyor.

Çocukluğum zaten aile apartmanında geçti. Herkes herkesin her şeyini bilirdi. Kim nereye gidecek ne oldu vs.

Sonra mesela bir tanıdığım var. Evlendi, annesine çok ısrar etti onlar da evlerini satıp, onun oturduğu semte taşındılar. Kocasının hafta da bir gün izni var. Onu da eşinin ailesinin evinde geçiriyor. Tatile mi gidilecek birlikte gidiyorlar.

Yine bir tanıdığım var. Evlenince aile apartmanında oturmaya başladı. Sürekli kaynanasıyla iç içe. Eşinden çok kaynanasını görüyor sanırım. Bir diğeri ailesinden farklı şehirde yaşıyor. Ama annesi beş altı ay yanında duruyor senede.

Bir diğerinin eşi iş için seyahate gittiği zaman eşini ailesinin yanına bırakıyor sonra da gelip alıyor falan. Bunlar sizce de fazla iç içe durumlar değil mi? Sadece bana mı düşüncesi bile boğucu geliyor merak ediyorum.
0
Sonsuzluk ve Bir Gün
(12.08.20)
Bence de fazla. ama onlar mutluysa sıkıntı yok. öyle mutlu oluyorlar demekki.
0
fezagezgini_4
(12.08.20)
bizim aile de boyle. ozellikle anne tarafiyla. igrenc, vicik vicik, sacma iliskilerimiz var ve nefret ediyorum
0
batlegolas
(12.08.20)
yalnız değilsin, bana da düşüncesi bile boğucu geliyor. benim çevremde de çok var öyle. onlar da beni yadırgıyor :)

bu konudaki düşüncelerimi yazdım yazdım sildim. çok dertli olduğum konudan sormuşsun :)

ilave: kazık kadar olmuş, işi gücü olan, yeterli para kazanan insanların, bekar da olsalar, aileleriyle yaşamalarına da akıl erdiremiyorum.
0
pati
(12.08.20)
Bunlar anormal şeyler. İnsan kendi anne babasına tahammül edemezken nasıl bir başkasınınkine edebilsin? Mesafe varsa saygı da kendini korur. Önemli olan bu.
0
ruhen hastayim ben
(12.08.20)
Bayağı bu şekilde yaşayan aile var. Mesela iki çocukluk arkadaşım evlendi; ikisi de sabah çocukları alıp annesinin yanına geliyor; akşam kocaları alıp eve götürüyor. Kaç senedir sadece uyumak için evlerine gidiyorlar. Gayet de mutlular. Ben sıfır akraba ile mutlu oluyorken onlar da böyle mutlu oluyor demek ki. Sıkıntıdan birbirlerine sardıklarını düşünüyorum.
0
wish i could find a way to disappear
(12.08.20)
Türk toplumuna dair en nefret ettiğim şeylerden biri. Böyle bir ailem olmadığı için çok şanslıyım. Toplumca kişisel alan diye bir kavramımız yok. Bana çok ezikçe ve zavallıca geliyor. Resmen sürünün parçası. Başka bir şey değil.
0
denizgonen
(12.08.20)
Ne guzel iste. Hayati acisiyla, tatlisiyla sevdigin ve seni sevenlerle beraber paylasarak yasamak kadar guzel ne olabilir?

Bu munis iklimden uzak, hayata kablolarla bagli metropol uygarliginin insanlari bunu nefret edilesi bulabilir. Onlar icin en buyuk sans bol sayida plastik kredi kartlari olsa gerek.

"şehrin insanı, şehrin insanı, şehrin
kaypak ilgilerin insanı, zarif ihanetlerin"
0
Kirmizibavul
(12.08.20)
(15)

Evlilikte para konusu

GizliÇikolata
Evlilikte para işlerini nasıl yönetiyorsunuz? Hala alışamadım. İkimizinde ayrı hesabı var. O parayı yatırım amaçlı nasıl değerlendireceğine herkes kendisi karar veriyor. Eve pahalı bir eşya alınacağı zaman “Kim ödeyecek” kısmında biraz gerginlik oluyor. Şakayla karışık bana ödetiyor falan. İşe girm
Evlilikte para işlerini nasıl yönetiyorsunuz? Hala alışamadım. İkimizinde ayrı hesabı var. O parayı yatırım amaçlı nasıl değerlendireceğine herkes kendisi karar veriyor. Eve pahalı bir eşya alınacağı zaman “Kim ödeyecek” kısmında biraz gerginlik oluyor. Şakayla karışık bana ödetiyor falan. İşe girmeden önce onun kartından harcama yapıyordum ama kendimi özgür hissetmiyordum. İstediğim şeyleri almaya çekiniyordum. Hatta hiç unutmuyorum arkadaşlarıyla gezerken pahalı bir takıcı dükkanına gitmiştik. Arkadaşının eşi çok merak ediyormuş ve bir şeyler satın almak için içeri girdiler. Onlar içeri girince ben de beğenirsem satın alabilir miyim diye sormuştum. Hayır demişti. Baya bozulmuştum çok içimde kalmıştı. Onun parasını harcadığım için gereksiz gördüğü şeylere harcama yapmama izin vermiyordu. İhtiyacım olan şeylere müdahale etmiyordu.

İşe başlayınca bu konuda çok rahatladım. Neye ne kadar harcama yaptığıma karışmıyor. Para biriktirirken yatırım için öneride bulunuyor. Ama gerisine karışmıyor. Ben hala maddi konuda kendimi güvende hissedemiyorum. Araba aldığımızda çok birikmiş param yoktu. %20lik kısmına destek olabilmiştim. O arabayı bizim değil onun arabası olarak düşünmekten kendimi alamıyorum. İşe yeni girdiğim zamanlarda artık senin paranı harcıyoruz muhabbetleri yapıyordu. Dışarıda yaptığımız harcamalarda hadi sen öde bakalım diyip bana ödetiyordu. Bu tavırlarına çok sinir oluyordum. Biraz da sen para harcamaya alış diyordu. Bir süre sonra bu şekilde davranmayı bıraktı.

Sanki bişey olsa ortada bizim paramız değil senin paran benim param konusu olacak ve anlaşamayacakmışız gibi geliyor. Evliyiz biz, böyle düşünmem çok yanlış diyorum. Kendime kızıyorum. Ama içten içe bir güvensizlik...
0
GizliÇikolata
(12.08.20)
Yani bu adam evlenir evlenmez böyle olmamıştır sonuçta. Öncesinde anlaman gerekirdi. Yaptıkları çok çiğ. Ama senin de iş/güç sahibi olmadan evlenmen çok bilinçsizce.
0
ruhen hastayim ben
(12.08.20)
Bizim tum hesaplarimiz ayri ama tum kararlarimiz ortak. Kisisel maas hesaplarimiz, yatirim hesaplarimiz, bir tane de esimin adina yuksek faiz veren bir yerde kara gun parasi dedigimiz bir miktar nakit para duran bir hesap var totalde.

Genelde bunu alabilir miyim gibi sorular olmuyor. Calismiyorken kibarlik olsun diye soruyorduk birbirimize bunu, cevabin asla hayir olmayacagini bile bile. Sunu begendim aliyorum seklinde ilerliyor daha cok. Ancak, finansal olarak bilincli insanlariz ve beklentilerimiz benzer, o yuzden birbirimize gore sacma seylere pek para harcamiyoruz. Bu konuda uyumlu olmak onemli, a kisisi x i cok begenir onsuz yapamaz, b kisisi icin x gereksizdir, tatsizlik cikar (ornegin makyaj malzemeleri veya elektronik bilimum ivir zivir, anlayisli olup orta yolu bulmak gerekebiliyor bazen).

Buyuk bisey alinacaksa hangimizin kredi karti yuksek puan veriyorsa, veya hangimizde o sirada limit varsa ordan aliyoruz, geri kalan hersey aynen devam ediyor. Kredi kartiyla alamiyorsak kara gun parasiyla alip sonrasinda ilk once orayi tamamliyoruz.

Bence oturup karsilikli konusun, beklentileriniz nedir, nasil daha uyumlu ve her ikizin de rahat edebilecegi bir duzene gecebilirsiniz bunlari ortaya koyup cozum arayin. Ben evlilikte senin/benim param muhabbeti olmamali, simdiye kadarki tavrinin sizi rahatsiz ettiginden bahsedebilirsiniz.
0
taurina
(12.08.20)
Bütün hesaplarımız ortak. Kredi kartlarımız vs her şey ortak. Senin benim param yok asla da olmadı. Büyük bir şey alacağım zaman sorarım o da tamam der ya da o bana sorar ben de tamam derim onun dışında hiç karışmayız birbirimize. Zaten alışveriş konusunda çok aykırı tipler değiliz.
0
sta
(12.08.20)
6 yillik evliyim. Sizinki evlilik degil profesyonel beraberlik. Yarin bir gun hasta olsaniz ve maddi olarak tum birikiminizi kullanmaniz gerekir ise ya size borc verir ya da kendi parasini kullandirmaz gibi geldi bana.
0
oscar
(12.08.20)
Merhaba. Öncelikle okurken üzüldüm, evliymişsiniz de üstelik
Eşiniz gerçekten arkadaşın da dediği gibi çiğ hareketlere sahip
Evlenmeden önce basıldı? Hiç konusu geçmedi mi bu durumun ?
Ve içinizdeki o güvensizlik duygusu ileride birçok şeyi sorgulamanıza sebep olacak.
Buraya yazdığınız gibi tüm hissetiklerinizi eşinizle paylaşın. Esiniz sonuçta, herseyde birlik ve ortak olmaya karar vermişsiniz. Çözmeye çalışın. Çözemedikçe daha farkı sorunlara yol açacak.
En kısa sürede halledersiniz umarım.
0
data
(12.08.20)
Siz İngiliz tarzı evlilik yaşıyorsunuz.

Bize ters.
0
ozdek
(12.08.20)
bu tabloda, "sen çok su sarf ediyorsun su faturasını sen öde" vb gibi diyaloglar da doğabilir. sta nın sitemi en ideali.
0
kondansator
(12.08.20)
bence doğrusu şu olmalı. ortak tüm harcamalar (evin tüm giderleri vs) ikiye bölünüp herkes ödemeli. ekstra zevk için harcamalar (mesela oyun konsolu gibi) kim tutturuyosa o ödemeli. herkesin banka hesabı ayrı olmalı. senin paran benim param evet kötü duruyo ama yoksa işler çok karışır
0
lata
(12.08.20)
Evli degilim. Ama ortalama bir insandan daha tutumlu ve pragmatik biri olarak yaklasiyorum:

Ben ev almak icin, veya yarin bir gun isimi kaybedersem idare edebileyim diye veya gelir getiren bir seye yatirim yapmak icin her gun hem madden hem de zihinsel fedakarlik yapiyorken esime sirf arkadasi aliyor o da ozendi diye taki almazdim.

Buradaki anahtar kelimeler:
1) "İhtiyacım olan şeylere müdahale etmiyordu"
2) "İşe başlayınca bu konuda çok rahatladım"

"Neye ne kadar harcama yaptığıma karışmıyor. Para biriktirirken yatırım için öneride bulunuyor. Ama gerisine karışmıyor." - anlamadim ne yapacak ki daha? aranizdaki senin paran benim param muhabbetlerini bilemeyiz ama "gerisine" nasil bir karismasi istedigini anlamadim.

Herkesin iliskisi farkli ama ihtiyaclari %50 %50 bolusup fuzuli harcamalarin kisinin kendi sorumlulugunda olmasi absurt bir konsept degil. Evliligin zaten sonsuza kadar surmesi garanti bir sey degil, her turlu kendi kendine butce yapip para biriktirebiliyor olman lazim.
0
hot potato
(12.08.20)
Bu tarz şeylerin tek çözümü var. Eşiniz için uygun bir zamanda konuyu, uygun bir üslupla dile getirip, rahatsızlıklarınızı ve istediğiniz para harcama yöntemini dile getireceksiniz. Konuşacaksınız. Bazen çözüm tahmin ettiğinizden kolay olabilir.

Konuşmadan, gizleyerek evliliğinize, mutluluğunuza yara verirsiniz. Bir süre sonra saçma sapan bir hayat yaşamaya başlarsınız.

Eşiniz iyi niyetle, yaptığında sıkıntı olmadığını düşünüyor olabilir. Tek bildiği yöntem bu olabilir vs. vs.

Kadınların bu konuda çok hassas içgüdüleri var. Eşinizin hangi konuşmaya, ne tepki vereceğini bir süre sonra çözersiniz zaten.


.
0
kartallar yuksek ucar
(12.08.20)
Ben karşı tarafın tavırlarında herhangi bir problem göremedim açıkcası, sadece ortak bir yatırım hesabı olması, ileride oluşabilecek ani veya yüksek masraflı işler için iyi olabilir, araba vs. için ise ne kadar ödediğinizin bir önemi yok, nasıl ki buzdolabı, süpürge, tv vs. nasıl ki evin malı, arabada öyle, isterseniz hepsini siz ödemiş olun isterseniz hepsini o ödemiş olsun.

takı konusunda yaşadığınız ise(gerçi karşı tarafında tavrı tek taraflı) biz para harcama/biriktirme konusunda biraz hesap kitap yapmayı severiz, belki sizin için 100 liralık bir takı olacaktı ve mutlu olacaktınız ama karşı taraf o yüz lirayı masraf olarak gördü diyorsunuz ya aslında onun başka planları vardı, mesela para biriktirip beraber tatile çıkmak veya beraber bir etkinliğe/yemeğe gitmek vs. gibi, belki bir sürpriz bişi planlıyordu ve bu nedenle para biriktirmeye çalışıyordu veya kafasında bambaşka hesaplar vardı. size hayır demesinin sebebi bir yerde hayır demez ise ucunun açılabileceği ve o kafasındaki hesapların şaşabileceği gibi şeyler. bu konularda erkek milleti ketum davranır biraz.
0
selam
(12.08.20)
Böyle durumlarda karşı tarafı dinlememek yorum yaparken illa eksiklik oluşturuyor. Eşim de ben de çalışıyoruz. Eşimin iş hayatında kötü dönemleri oldu. Çoğunlukla evin asıl maddi getirisini benim maaşımın oluşturduğunu söyleyebiliriz. Son 2-3 senedir hem benim pozisyonum yükseldiği için, hem de onun işleri yoluna girdiği için rahat nefes almaya başladık. Bütün bu zor dönemlerde de, şimdinin nisbeten rahat döneminde de önemli olan satınalmalar konusunda ortak bir akılda kalabilmek. Takı örneğini vermişsiniz. Ben evlenmeden önce paramı gayet rahat Kapalıçarşı'da harcardım. Her sene güzel bir parça alırdım (hatta öğrenciliğimde bile). Evlendik, çocuk oldu. Şimdiki kazancım bu alışkanlığımı sürdürmeye elbette yeter, ama düşünüyoru bunun bedeli ne? Çocukların eğitimine yeterince kaynak ayıramamak, daha az gezmek... Böyle bir durumda eşime sormam bile "şu takıyı alabilir miyim?" diye. Bunun sonuçlarını tahlil edebilecek durumdayım çünkü. İşsiz olduğunuz dönemde pahalı takı dükkanına giriyorsunuz ve eşinize (cevabı belli) soruyu soruyorsunuz. Bence bu soruyu sormak bile yanlış. Belki buna benzer örneklerden yola çıkarak sizin paranızı (eve pahalı şeyler alınırken) kullandırmaya çalışıyor ki, siz o parayı (afedersiniz) çarçur etmeyin.
Benim gördüğüm karşılıklı güvenin henüz kurulmamış olduğu. Siz de kendinize güvenin, doğru hareketlerde bu güveni kurabilirsiniz. Araba almışsınız, %20 de olsa katkıda bulunmuşsunuz. Araba ortak arabanız. Kendinizi de ezmeyin, ezdirmeyin.
0
SiyamkedisiZorro
(12.08.20)
Eniştede bir sorun göremedim. Siz biraz evhamlanmışsınız gibi geldi.

Ben de yeni evli sayılırım, eşime para konularında hiç karışmam o da bana karışmaz aynı şekilde. Ortak hesabımız var ayda belli bir miktar yatırım/birikim için ayırıyoruz, kirayı bölüşüyoruz, faturaların da bazıları bende, bazıları onda. Bunun dışında atıyorum oyun konsolu alacağım, kendi kredi kartımla alır kendi birikimimden öderim. Yani burada mülkiyet değil olay, ben kendi keyfim için harcama yapıyorum. Ama eşimin çok istediği bir şey var, ortak hesaptan alabiliriz onu da kesin sınırlar yok, olmamalı da zaten.

Bir şekilde kendi içinde dengeye ulaşıyor para konusu. He siz bu adam benden parasını sakınıyor düşüncesindeyseniz alın karşınıza konuşun. Belki gerçekten de içten içe öyledir ve kendine çeki düzen verir. Eşinizi en iyi siz tanıyorsunuz buradakiler sadece kendi hayatlarından örnek verebilir.
0
chicha_v2
(12.08.20)
evlilik ben ve seni arkada birakip biz olabilmektir.
butun gelirlerinizi ortak hesaba atip, butun harcamalarinizi da oradan yapin.
0
baldur2
(12.08.20)
15 Yıllık evliyim , ben maaşımı hanım işimizden kazandığını atar çanağa atar. Bütün kredi kartlarım,banka kartlarım ondadır. Sabahları harçlığın var mı der (evet hala harçlık alıyorum), ne alınacaksa ne ödenecekse birbirimizin haberi olur (enim ona aldığım süpriz hediyeler hariç).
@oscar ; + 1 milyon , sizinkisi evlilikten ziyade profesyonel beraberlik gibi olmuş, hele bir de o takı dükkanında yapmış olduğu şey yontulmamış kütüklüğün ağa babalığıdır.

Evlisiniz siz , nefesinizi yatağınızı en mahrem duygularınızı birleştirebiliyorsunuz ama iş paraya gelince ...
0
synax
(12.08.20)
(13)

Fiziksel ya da psikolojik olarak şiddet görmemiş kadın yoktur

mimo
Olsa olsa yaşadıklarını şiddet olarak tanımlayamayan kadın vardır. diye devam ediyohttps://twitter.com/tugbacoskuner/status/1287736210815942662Bu doğru mu?kendi gözlük hikayesiyle benzeşme kurması, argümanlaştırmada zirve zaten, bunu bi kenara koyarsak, tüm anne babaları, erkekleri, kardeşleri töhme
Olsa olsa yaşadıklarını şiddet olarak tanımlayamayan kadın vardır. diye devam ediyo
twitter.com

Bu doğru mu?
kendi gözlük hikayesiyle benzeşme kurması, argümanlaştırmada zirve zaten, bunu bi kenara koyarsak, tüm anne babaları, erkekleri, kardeşleri töhmet altında bırakmıyor mu bu söz
0
mimo
(10.08.20)
ben de çok psikolojik şiddet gördüm.
not: erkeğim
0
blackpen
(10.08.20)
Hem psikolojik hem fiziksel şiddet gördüm. Erkeğim. Bunu diyen nerede yaşıyor bilmiyorum ama bu cinsiyetten bağımsız bir şey. Türkiye gerçeği.
0
Gaip
(10.08.20)
Boş ve biliçsizce söylenmiş laf. Fiziksel ya da psikolojik olarak şiddet görmemiş insan yoktur denebilir.
Nihayetinde bir çocuğa, yaşlıya veya yetişkine zayıflığından yararlanarak kötü davranmak da psikolojik şiddettir ve her zaman sokakta, işte, okulda vs. yaşanır.
0
mikro patlama
(11.08.20)
bir kadın olarak fiziksel şiddet görmeseniz dahi mutlaka psikolojik şiddet görüyorsunuz diyebilirim. burada bütün erkekler şerefsizdir demiyoruz tabii ki ama bütün kadınlar bir şekilde birilerinden şiddet görüyor. kadınlardan da.
0
rose parks
(11.08.20)
Verdiği örnekle söylediği şeyi tam bagdastiramadim. Çevresindekiler gözlerinin iyi gormediginin farkında oldukları halde yardım mi etmemisler? Burada söylenmek istenen şey son cümle, punchline o ama verdiği örnek pek uygun düşmemiş sanki. Ya da ben anlamadım.
0
epistemic_regress
(11.08.20)
Fiziksel ya da psikolojik şiddet görmemiş kadın var mıdır, bilmiyorum açıkçası. Aşırı iddialı görünse de başarılı bir tartışma başlangıcı. Gerçi Twitter'da söylenen şeylerin tartışmaya açık olduğunu sanmıyorum, manifesto oluyorlar genelde, tartışmaya kapalı. Herkes çok iddialı bu konuda.
0
epistemic_regress
(11.08.20)
aynı mantıkla erkek de yoktur.
0
duyurukullanıcısı
(11.08.20)
Bu konu bayağı ilgimi çekti çünkü aslında o kadar da dislanmayan, hor görülmeyen, görece avantajlı gruptaki kadınların cinsiyet eşitsizliği üzerinden orantısız şekilde yukselttikleri sesleri toplumdaki mizojeni damarını daha çok kaşiyor. Yani kadınları savunan birinin argümanlari eksiksiz ve kusursuz olmalı, en ufak bir yapmaciklik barindirmamali ki "Ya ablacım bir süs, Doğu'da sekiz çocukla tarlada çalışan kadından bu kadar ses çıkmıyor" denmesin. Bu durumun bir de böyle bir handikabı var. Cidden güzel yerlere götürüyor tartışmayı.
0
epistemic_regress
(11.08.20)
fiziksel ya da psikolojik şiddet görmemiş insan yoktur +1

@epis kadın ilk kez gözlük takana kadar kendi görme yetisinde sorun olduğunun farkında değil ve normalin bu olduğunu sanıyor ama taktıktan sonra anlıyor yanıldığını. yani aslında içinde bulunduğumuz durum ne kadar kötü olsa da aksini bilmeyene ya da görmeyene kadar bunun normal/olağan olduğunu sanıyoruz demek istiyor gözlük örneğinde.
0
rusalka
(11.08.20)
Burda ne zaman konu kadina siddet/kadin cinayetleri olsa tartismanin --ama erkekler de siddet goruyooo, olduruluyorlar- eksenine gelmesine hastayim. Gormek isteyene nice hikmetlerin oldugu bur arguman adeta..
0
bahele
(11.08.20)
peki ben bu mahkemeden nasıl kaçabilirim? yargılanmak istemiyorum.
erkeğim ve verilen hükme göre suçum sabit.
0
🌸mimo
(11.08.20)
Şiddetin olmadığı steril bir dünya henüz yok. Kadın ya da erkek olmakla alakası yok. Hatta erkekler toplamda daha fazla şiddet görür.
0
arnold schwarzeneger
(11.08.20)
“Bu doğru mu?”

Doğru.

Bütün insanlar için geçerli olduğunu düşünüyorum.
0
ruhen hastayim ben
(11.08.20)
(8)

Rüya görmeyi seviyor musunuz?

İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
Merhaba arkadaşlar,Bazen güzel rüyalar görüyorum ama uyandığımda keşke görmeseydim diyorum. Çünkü öyle bir şeyin olma ihtimali bazen çok uzak geliyor. Bir de yaşattıkları gerçeklik algısı yüzünden uyanıp öyle bir şeyin olmadığını görmek sahip olduğunuz çok önemli bir şeyi kaybetmiş gibi hissettiriyo
Merhaba arkadaşlar,

Bazen güzel rüyalar görüyorum ama uyandığımda keşke görmeseydim diyorum. Çünkü öyle bir şeyin olma ihtimali bazen çok uzak geliyor. Bir de yaşattıkları gerçeklik algısı yüzünden uyanıp öyle bir şeyin olmadığını görmek sahip olduğunuz çok önemli bir şeyi kaybetmiş gibi hissettiriyor. Kaç gün etkisinden kurtulamıyorum.

Çoook uzun zamandır bu durum böyle, senelerdir yani, o kadar uzun. Artık moralimi bozmaya başladı. Sanki evren bana mesaj yolluyor asla bunları yaşayamayacaksın, o yüzden rüyalarda yaşa diye. Bilmiyorum belki de geçenlerde açtığım bir duyuruda arkadaşlardan birinin söylediği gibi drama queene bağladım. Ama rüyalardan kurtulma imkanım olsaydı kesinlikle kurtulurdum.

Siz ne düşünüyorsunuz? Gerçek olma ihtimali düşük olan bir şeye rüyanızda sahip olsaydınız nasıl hissedersiniz veya canınızı acıtan rüyalar görüyor musunuz? Görüyorsanız memnun musunuz değil misiniz? Gerek idealistik bir şey, gerek duygusal bir şey veya bir eşya, her şey olabilir. Teşekkür ederim.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(10.08.20)
lucid dream rüyanın olmayacak bir şey olmasıyla alakalı değil. farklı bir nörolojik durum. hatta ben kendi adıma en gerçekçi rüyalarımda deneyimliyorum.
geçtiğimiz aylarda gerçekten kötü hissettiren (hem mesela ölen kişileri canlı görüp uyanınca gerçeğe dönmek hem de olay akışı sebebiyle) kabus gibi rüyalar gördüm ama şu sıralar kesildi rüyalar.
0
not dark yet
(10.08.20)
Sevmem. Görmemeyi tercih ederim.
0
ruhen hastayim ben
(10.08.20)
Ananeme veya babama sıkı sıkı sarıldığım rüyalar görüyorum bazen. Uyandığımda içim acıyor bir yandan ama, rüyamda da ölmüş olduklarını biliyor olama rağmen, rüyamda bile onlara sarılmak çok güzel. Zaten ölmüş olduklarını bildiğim için görmüşken öyle sarılıp hasret gideriyorum rüyada.
0
pati
(10.08.20)
eksiduyu.ru

denedim ama çözümü burada bulamadım ben.
0
sparkle kiddle
(10.08.20)
Valla benim hoşuma gidiyor, güzel oluyor.
0
put it in your appropriate place
(10.08.20)
Bende seviyorum rüya görmeyi. Evet belki imkansız olaylar da görüyorum cok istediğim olaylar. Ama sabah onun mutluluğuyla uyanıyorum. Hoş bir anı gibi. Zaten unutulup gidiyor hemen.
0
meraklitursucu
(10.08.20)
Çok severim genelde eğlenceli ve bol aksiyonlu film gibi geçer. Uyanır uyanmaz hatırlayabildiğim kadarını hemen bir yere yazıyorum. Bilinçaltım her gün beni epey şaşırtıyor.
0
iwasbornonamountainside
(10.08.20)
Rüya görmeyi seviyor musunuz?
Hayir. Ulan hic mi iyi ruya olmaz ya yok bir yere yetismem lazim, gec kaliyormusum, yok sampiyonluk kaciyormus, son macmis falan. Bir de aileden birine basina kotu bir sey geliyormus. Baska gun yuksekten dusuyorum. Ulan hic gormeyeyim daha iyi anasini satayim. Sirf bu ruyalar yuzunden sacim beyazlayacak, hayatim bu kadar stresli degil benim
0
neverletyougodown
(11.08.20)
(12)

Miras kalan arazi - duygusal anne -tavsiye ( hukuki yardim sorusu degil)

hindistan cevizi
Arkadaslar olay su dedemden bi arazi miras kaldi. Dayimlar, teyzemler, annem derken toplam 7 kisi mirasçı. Ortaklar arasi uyusmazlik var ortakligin giderilmesi davasi açilacak. Annem istiyo ki arsamin kensime ait kisminin tapusu olsun gidip duvar cekiyim orda bos dursun. Bi sey ekip bicmiycez, ev fi
Arkadaslar olay su dedemden bi arazi miras kaldi. Dayimlar, teyzemler, annem derken toplam 7 kisi mirasçı. Ortaklar arasi uyusmazlik var ortakligin giderilmesi davasi açilacak. Annem istiyo ki arsamin kensime ait kisminin tapusu olsun gidip duvar cekiyim orda bos dursun. Bi sey ekip bicmiycez, ev filan yapmiycaz cunku diger mirascilarla kavgaliyiz. Herkes birbiriyle kavgali. Anneme dusen payin ederi 30 bin lira. Annemin istedigi sekilde dava acsak duvar ordurtsek 15 20 bin cebimizden gidicek. Arsayi satmasini istiyoruz alici bir mirasci var. Cunku dedigim gibi ev yapma tarla gibi kullanma durumumuz yok akrabalar les gibi insanlar selam vermiyoruz gorsek birbirimize. Ama annem dedemden kalan son sey diye satmak istemiyor. Tamamen duygusal nedenle cebimizden 20 bin ciksin mi? Boyle bi paramiz da yok nakit. Belki birikimden bozdurulacak baska sey icin ayirdigimiz ya da kredi cekilecek. Bence sacma ama annemin kalbini de kirmak istemiyorum gunlerdir konuşuyoruz cok üzülüyor satilma fikrine. Ne yapmali ya :/ bu arada hukuki bilgi istemiyorum arkadaslar. Tesekkurler
0
hindistan cevizi
(09.08.20)
Miras annenin mirası. Hatıra kalmasını istiyorsa duvarı ördürürdüm ben. 20 bin ne ki annemin mutluluğunun yanında.
0
ruhen hastayim ben
(09.08.20)
Miras annemin mirasi tabii ki de avukatı benim ve les gibi akrabalarla ugrasiyorum. Adamlar tehdit ediyo hakaret ediyo onlarla muhattap olmaya değecek bi mal yok ortada. Ben tamamen kurtulmaya calisiyorum bu durumdan:/

Uzerine 20 bin de harcamak dünya sacmasi geliyo ya ama evet annem de mutlu olsun istiyorum kafam karisik
0
🌸hindistan cevizi
(09.08.20)
duvarı nereye ördürecek zeminde ? burası benim dediği yeri tam olarak nasıl belirleyecek? aralarında anlaşacaklar tamam orası senin olsun istediğin duvarı ördür diye ? kullanımda bu tarz zorluklarda çıkabilir bi düşünün derim, satın kurtulun bence.
0
birfincankahvedahaisteyenadam
(09.08.20)
İfraz olmadan duvar çekemez.
Ortalık böyleyse. Kimse. Bölmeylenugrasmaz
Yani yukarıdaki cevap gibi, duvar falan çekemez.

Bir şekilde durumu kabullenmesi lazım Malesef
0
kisa
(09.08.20)
@birfincankahve aralarında anlaşabilseler bu kadar dava vs durumu olmazdi ki ya anlasamiyoruz:/ bizi uzun bi hukuki surec bekliyor iste annemin istediginin olmasi icin.

Kullanim zorlugu degil yok konu hic kullanma plani yok annemin o arsayla duygusal bi bag kurdu babamdan kalan son sey diyo satilmasin bombos dursun diyo.
0
🌸hindistan cevizi
(09.08.20)
Annenizi haklı buldum. Pek çok akrabamın memlekette sembolik küçücük bir arazileri bile olsa çok mutlu olacaklarını biliyorum çünkü. Duygusal bir şey.
0
firez
(09.08.20)
devlet belli metrekare altında yerleri bölmüyordu hatırladığım akdarı ile o duvar ördürme işi sıkıntı olabilir
0
basond
(09.08.20)
@basond evet evet o da bambaska konu. Dedigim gibi cok uzunn bir hukuki surec. Hadi onu da gectim de olcum yapmaya giderken bile tehdit hakaretten islem yapamadik. 2 tane ruh hastasi dayım var orda yasayan. Kafama bi tas vursalar oldurebilirler. Ama annem yok o kadar da yapmazlar diyo :/
0
🌸hindistan cevizi
(09.08.20)
ben olsam o leş insanlarla olan tüm ilişiğimi kesip sevdiğim insanları sükun içinde anmayı tercih ederdim.
0
heavy smoker
(09.08.20)
Başka bir seçenek olarak pay satılıp, o parayla bir şey alınabilir hatıra kalacak. Dedemin ölümünden sonra satılan dairenin parasıyla babam iki tane cumhuriyet altını almış. Evlenirseniz birini sana birini kardeşine dedenden hatıra diye takacağım diyor. Böyle bir şey yaparsanız hem meseleden kurtulmuş hem de annenizi mutlu etmiş olursunuz bence.
0
evrim halkasi
(09.08.20)
Tarım arazisi ise ifraz edilemez, yani bölünemez, annenize ait müstakil bir parsel oluaşamaz özetle.

Ortaklığı giderme davası ile ya ortaklardan biri satın alır tüm hisseleri ya da 3. bir şahıs, bunu siz daha iyi biliyorsunuzdur.

Annenizin isteği pek gerçekci ve yere basan bir istek değil, onu kırmadan olmadığını/olamayacağını anlatın.

Parsel olarak bölünse bile böyle bir ortamdaki arsayı ne yapacaksınız duvar çekip? Yıkacaklar, kıracaklar, içeri girecekler.
0
John Bloor
(10.08.20)
Duvar çözümünü sonraya bırakabilirsiniz.

Bölünebilir bir tapu ise annenizi üzmeye gerek yok. acil duvar örülmeli diye bir şey yok.

Şimdilik sadece beton duvarlarını dikersiniz. Bir iki yıl sonra onların arasına tel çekersiniz. Tel deyip geçmeyin inanılmaz masraf.

Böyle olunca da 20 bin masraf size belki araya zaman girdiği için 25 bine çıkar ama hiç olmazsa borç almadan ve daha az sıkılarak ödersiniz.

Hem beton direkler dikilince duvarı geçip de biri bir şey yapamaz.
0
tessera
(10.08.20)
(44)

Çocuğunuza "Dünya" ismini koyar mısınız?

semanful
Herkese merhaba,Eşimle amansız bir isim tartışmasına girdik. Eşim cinsiyeti belli olmayan bebeğimize "Dünya" ismini koymak istiyor. Bense bu ismin içime sinmediğini ve farklı bir isim bulmamız gerektiğini düşünüyorum.Bu düşüncemin en temel sebebi soyisminin "Kısa" olacak olması :) Bir de size soralı
Herkese merhaba,

Eşimle amansız bir isim tartışmasına girdik. Eşim cinsiyeti belli olmayan bebeğimize "Dünya" ismini koymak istiyor. Bense bu ismin içime sinmediğini ve farklı bir isim bulmamız gerektiğini düşünüyorum.

Bu düşüncemin en temel sebebi soyisminin "Kısa" olacak olması :)

Bir de size soralım dedik, lütfen bir el atın, samimiyetle düşüncelerinizi paylaşın, şöyle bir anket bırakıyorum eğer seçenek dışında bir cevabınız varsa lütfen mesaj yada yorum yolu ile iletin.

docs.google.com

Şimdiden teşekkürler, iyi akşamlar.
0
semanful
(09.08.20)
Ben koymam. Feza nasil? Nedense ilk aklima o geldi
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(09.08.20)
Hayat koyardım ben olsam.

Hayat kısa.


Anlamlı ve güzel olurdu. Yoklamada adı okundugunda burda demesinde "kuşlar uçuyor" desin.

Minik insana şimdiden güzel bir ömür diliyorum.
0
ırene adler
(09.08.20)
isimle farklılaşma çabası çok anlamlı gelmiyor çocuğa sorma imkanı olamayacağı için.

Kız olursa Eda
Erkek olursa Cem

gibi Türkçe karakter içermesin, kısa ve net olsun diyenlerdenim.
0
msb
(09.08.20)
Ben de koymazdım. Hem kulağa güzel gelmiyor hem de çağrıştırdıkları güzel değil.

Ekleme: hayat kısa gibi soy isimle bağlantılı şeylerden de uzak dururdum. Bir insandan bahsediyoruz. Oyuncak değil ki.
0
ruhen hastayim ben
(09.08.20)
dünya isimli bir arkadaşım var. güzel bir isim bence.
0
tepedeki psychedelic adam
(09.08.20)
"Feza" kulağa hoş geliyor ancak şöyle bir aratınca anlamının "ümitsizlik" olduğunu öğrendim, pek içime sinmedi, tavsiye için teşekkürler :)
0
🌸semanful
(09.08.20)
Ben böyle bir isim koymazdım. İsminden nefret eden ve bu yaşında hala ailesine bu yüzden kızgın olan bir insan olarak ismin gerçekten çocuğun özgüveni üzerinde bile çok etkili olduğunu düşünüyorum. Özgün ya da çok marjinal olduğunu düşündüğünüz bir isimle bir insan çocukluğunu, öğrenciliğini, iş hayatını, bütün sosyal hayatını geçiriyor. Gerçekten yapmayın.
0
ms brownstone
(09.08.20)
Ben olsam koymazdim.
Simdiden guzel bir hayati olsun :)) <3
0
invictae
(09.08.20)
Ben koymazdım. Ama siz kız olursa koyabilirsiniz. Erkek olursa koymamak daha iyi.
0
dissendium
(09.08.20)
Anket böyle giderse eşim galip gelicek sanırım, iyi dilekleriniz için çok teşekkürler :))
0
🌸semanful
(09.08.20)
İki isim koyun, kavga bitsin.
0
prole
(09.08.20)
Doguracagim çocuğu severim diye düşünüyorum. O yüzden böyle bir kötülük yapmam.

Ayrıca isim konusunda tartışmak neden? Tek tarafin kararı ile olacak bir şey değil çünkü. Çok beğendiğim bir isim bile olsa eşim begenmezse üzerini siler geçerim. İllaki ortak beğenide buluşulur.
0
elorelia
(09.08.20)
Kız için de erkek için de çok kötü bir isim. Kusura bakmayın ama böyle abidik gubidik isimler koyanları hiç anlamıyorum, bir de soyadıyla esprili/sempatik bir kombinasyon yapmayı amaçlayanları. Kuşlar uçuyor densin diye çocuğun adını hayat koymak falan Twitter kültürünün içinde doğup büyümüş de çocuk sahibi olmuş ergen ruhlu bir çiftin yapacağı iş gibi geliyor kulağa. Deniz koyabilirsiniz cinsiyetsiz olarak, çok hoş bir isim.
0
aramızda kalsın
(09.08.20)
değişik sayılabilecek ama genel olarak beğenilen bir ismim var.
ona rağmen telefonda birine adımı verirken falan zorlanıyorum bazen.
bir de kolay unutuluyor, sürekli yanlış yazılıyor ya da söyleniyor.

kaldı ki, dünya değişik, nadir duyulan ve güzel sayılabilecek bir isim değil gibi.
illa değişik bir şey istiyorsanız biraz daha araştırın derim.
isim ve nereden esinlenilerek koyulduğu insanın kaderini bile etkileyen bir şey, iyi düşünün bence.


edit:
kobuzchu kiz +1 :)
bu ülkede ne başaklar, ne yapraklar harcandı.
dünya'ya kimse acımaz.
0
blatta hiberna
(09.08.20)
ben şahsen koymam
0
basond
(09.08.20)
ben koymam.
0
trajikomix
(09.08.20)
hayır
0
edaddy
(09.08.20)
Koymam. Çok dalga geçilir.
0
fezagezgini_4
(09.08.20)
soyisim ironik. ben olsam dümdüz bi isim koyardım. ismini dünya koymayın, yazık çocuğa.
0
scudman1
(10.08.20)
raskolnikov'un (suç ve ceza) ablasının ismi "Dunya" idi. Avdotya'nın kısa (şirin) formu. rusça ve diğer slav dillerinde ismi şirinleştirmek için kısaltmalar çok kullanılıyor, dmitri / dima, aleksandr / sasha gibi.

www.behindthename.com

artık ne isimler konulmuyor çocuklara, dalga geçilmeyecek isim az bulunur bu zamanda bence ona hiç takılmayın. tınısı güzel hiç kötü değil bence.

e: ayrıca bakınız;

www.behindthename.com

"Turkish form of Dunia"

far cry'ın oyun motorunun ismi de Dunia idi ki bayılırım seriye, buradan geliyormuş demek hm.

www.behindthename.com
0
engelbert humperdinck
(10.08.20)
Dünya ismi hiç kulağa hoş gelmiyor. Lila, venüs, kuzey, deniz, melis, gökçe gibi isimler ilk aklıma geldi.

Bence anne-babanın isimlerine uyumlu isim seçebilirsiniz ya da sizin isimlerinize kafiyeli isimler.
0
GoodMorningTeacher
(10.08.20)
Güneş koyucam ben.
0
pass
(10.08.20)
Hayırlı olsun, sağlıkla dünyaya kelsin.

Soyadıyla birlikte dalga geçilmesinden çok, bir sürü soru sorulur vs. Dünya Eda gibi birşey olabilir. Venüs ismi de güzel.
0
kaset
(10.08.20)
Bu aralar özellikle erkek çocuklarında cokca duyduğum bir isim ama ben bu ismi kendi çocuğuma koymam sanırım.
0
fraise
(10.08.20)
Bence de sifat tamlamasi veya cumle olusturacak isimler gulunc. Ayse Kisa veya Hasan Kisa bu kadar kotu durmazdi.
0
hot potato
(10.08.20)
Anketinize katıldım, hayır diyorum.

Alternatif olarak büyük resmi görüp Evren koyabilirsiniz ya da resmi küçültüp Ege koyabilirsiniz çocuğunuzun adını. "Evren Ege Kısa" da hoş oldu aslında.
0
basaran
(10.08.20)
Hayır. Bu evcil hayvan değil, oyuncak değil, bitki veya araba da değil ki ismini dünya koyasınız. İnsan evladı bu. İnsan olan evladına böyle kötülük yapmaz. Soyadıyla gerçekten çok talihsiz bir kombinasyon oluyor ama bu söylediklerim soyadından bağımsız.

Edit: venüs fln da koymayın ya :/ normal insan ismi koyun gitsin işte. "Farklı" olmak uğruna çocuğu soytarıya çevirmeyin. O isimle yaşayacak bütün ömrünü o çocuk. Yapmayın.
0
pati
(10.08.20)
dünya kız için fena bir isim değil bence ama kısa soyadıyla hiç iyi durmuyor maalesef
0
burya
(10.08.20)
@irene adler rullaz.
0
onemoremile
(10.08.20)
hayır hayır
0
nuisance
(10.08.20)
Soyadı "Kısa" olan biri çocuğunun ismini Dünya ya da Hayat koymasın lütfen. Çok depresif.Ad-Soyadı kombinasyonu çok önemli. Aklıma geldi, lisede bir hocamız vardı Aslan Kuş. Bir kız arkadaşım da çocukluğundan beri "Kızım olacak adını Banu koyacağım" diye diye beynimizi yemişti. Kızı oldu ama adını Banu koyamadı. Neden? Evlendiği adamın soyadı Alkan diye. Dikkat etmek lazım böyle şeylere.
0
SiyamkedisiZorro
(10.08.20)
dünya isimli tanıdığım var. gördüğüm kadarıyla hiç memnun değil.
0
tantunisultansuleyman
(10.08.20)
Ek olarak, lütfen Venüs de koymayın. Çok kötü, çok çok kötü.
0
aramızda kalsın
(10.08.20)
İnsana insan konulmalı. Dünya bir gezegen ismi :) bence hiç hoş değil. Şık bir insan ismi koyun lütfen
0
infernalcadre
(10.08.20)
Ne isimler var , neden koyulmasın ki?
0
ketcapli dondurma
(10.08.20)
bu çocuk elbet iş hayatına girecek, sonuna bey ve/veya hanım ifadelerini ekleyerek isim düşünmekte bence gerçekten fayda var.
0
Phoebe
(10.08.20)
isimin kendisinin çok kötü olmasından ziyade, soyadı ile birleşince komik de oluyor, kusura bakmasın eşiniz :)
0
kenarortay
(10.08.20)
Bir önerim çocuğa eşinizin değil kendi soyadınızı verebilirsiniz. Belki öyle uyumlu olur.
0
kaset
(10.08.20)
@semanful, abi feza nasıl ümitsizlik demek ya :) uzay demek değil mi feza?
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(10.08.20)
@proletarier aller lander vereinigt euch, "Feza" isminin anlamı diye aratınca ilk çıkan sonuç şu oldu: "Arapça kökenli bir Kız-Erkek ismi olan Feza "Ümitsizlik. Ucu, bucağı olmayan boşluk." anlamına gelir." Buna istinaden hızlı yorum yaptım ama sanırım uzay ve gök gibi anlamları da varmış :))
0
🌸semanful
(10.08.20)
güzelmiş ama ben koymam'ı işaretledim. ancak şimdi fikrimi değiştirdim, koyabilirim sanırım.

toprak, rüzgar, ekin, eylül, ateş, su, asya, akasya, evren, deniz... tüm bu isimler koyuluyor, çoğunlukla seviliyor. bunlar kabulken dünya neden kabul değil?

öte yandan, "dünya kısa" pek güzel bir ikili değil.

edit: feza'nın ümitsizlik anlamı da olduğunu sizden duydum. gökyüzü, uzayla ilgili olarak bilirim bunun anlamını.
0
biseysorcaktim
(10.08.20)
3. sınıftayken bu isimli bir çocuk vardı bizde herkes dalga geçiyordu. 2. donem çocuğu almak zorunda kalmıştı ailesi. Yapmayın.
0
iwasbornonamountainside
(10.08.20)
Güzel isim, koyarım. Dünya diye bir arkadaşım var. Aklıma hep Michael Jackson'ın Earth Song'u geliyor.

Ahmet, Mehmet, Ayşe gibi memur isimleri, Berat, Kevser gibi malum kesim isimleri, -han, -can vb. ile biten baş ağrısı yapan isimler yerine Dünya, Güneş ve Evrim gibi isimleri tercih ederim.

Hayat Kısa kötü (daha kötüsünü gördüm: Emre İtaatsizlik) ama Dünya Kısa'yı benim kafam Türkçede anlamlı bir ifade olarak parse etmiyor.
0
bruce mclaren
(11.08.20)
Bu sorunun biraz dedikodusunu yaptık da, o çocuk biraz tombul olduğu an yarım dünya diye dalga geçilecek, farkında mısınız?

Eşiniz iyi düşünmeli bence de, değişik olacağız diye çocuğu ziyan etmeyin arada.
0
kobuzchu kiz
(11.08.20)
(3)

Kpss gk/gy - Soru çözüm tekniği hakkında yardım :(

kostüm çok güzel prenses misiniz
Selamlar,Kpss gk-gy için deneme çözerken turlama tekniği kullanan var mı aranızda? Temel mantığı, yapamadığımız soruyu geçip en son tekrar bakmak ama daha ileri bir modeli varmış bunun. İlk 30-35 dk her bölümden en kolay soruları tarayıp çözüyorsun ve bu ilk tur oluyor. Bu turda sözel mantık ve zor
Selamlar,

Kpss gk-gy için deneme çözerken turlama tekniği kullanan var mı aranızda? Temel mantığı, yapamadığımız soruyu geçip en son tekrar bakmak ama daha ileri bir modeli varmış bunun.

İlk 30-35 dk her bölümden en kolay soruları tarayıp çözüyorsun ve bu ilk tur oluyor. Bu turda sözel mantık ve zor problemleri çözmüyorsun, önce çerez soruları yapıyorsun ve motivasyonun artıyor. Her alandan soru çözdüğün için de bunalmıyorsun. Sonra ikinci turda en başa dönüp devam ediyorsun falan. Süre sıkıntısına çok iyi geliyor demişler youtubeda baktığım kadarıyla.

Riskli midir bu yöntem bilemedim, ama memnun kalan da çok. Uygulayanınız varsa deneyimlerinize talibim. Ya da siz her derse kaç dk arıyorsunuz, yapamadıklarınıza nasıl dönüyorsunuz vs. bunları paylaşırsanız da çok işime yarar. Şimdiden teşekkür ederimm.
0
kostüm çok güzel prenses misiniz
(09.08.20)
Ben iki yıl önce girmiştim. 89 almıştım gk-gy’den.

Her soruya maksimum 1 dakika veriyordum. 40 soru bittiğinde 40. dakikayı aşmamam gerekiyordu. Sözel mantığı tek seferde çözememişsem en son bakmak üzere geçiyordum.

Matematikte ise çözemediğim soruyu yine sonra dönmek üzere hızlıca geçiyordum. Tarih beni biraz oyalıyordu. Çünkü üzerine düşünüp hatırlamam gereken şeyler oluyordu genelde. Oralarda yavaşlıyordum sadece.

60 70 dakika dolunca en baştan boşlarıma bakarak ilerliyordum. Yine çözemezsem ikinci kez boş bırakıp soruları eriterek ilerliyordum. Burada en zor şey soruyu boş bırakarak geçmek sanırım. Bir kere alıştıktan sonra takır takır soruları geçip en son temiz kafayla okuduğunuzda çözebiliyorsunuz.
0
ruhen hastayim ben
(09.08.20)
1. bölüme 1 saat veriyorum. 1 saat dolmaya yaklaştığında matematikteki duruma bakıyorum. İyi gidiyorsam 5 dakika ek süre verip çözmeye devam ediyorum. Sonra 2. bölüme geçiyorum. 2. bölüm daha kısa sürede bitiyor. Onun da süresi 1 saat. Sonra başa dönüyorum. Kalan sürede tüm boşlara bakıyorum. Hiç bakmadığım sorulara öncelik veriyorum. Sonra boşlara bakıyorum. Kısa notlar almak işe yarıyor. İkinci turda genelde problemleri çözüyorum.

Bahsettiğiniz sistemi ben uygulamam. Kafa çorba olur. Sonuçta o soruları çözmeniz gerekiyor. Bir dersi çözmeye başlamışken bir kez odaklanıp, çözmek daha temiz. Çünkü o dersi çözerken bilgiler akla gelmeye başlıyor. Isınmış oluyorsun o derse.
0
dissendium
(09.08.20)
Tam olarak @ruhen hastayım gibi çözüyorum sınavları. Her soru için 1dk Max. 1 dkyi geçerse soruyu geçer sonra tekrar bakarım.
0
westblack
(09.08.20)
(24)

Çocuk yapmayacaksanız büyük ev almayın diyen kayınvalide, ve diğer sorunlar

fleur du mal
Merhaba. Nişanlım ve kayınvalidemle birlikte dün bir eve bakmaya gittik. Ev 5+1, epey geniş. Bazı odaları çalışma odası/atölye vs yapmak istediğimizden bize makul gelmişti. Büyüklüğüne göre epey uygun fiyatlı, aynı fiyata 3+1 evler de var. Bu yüzden değerlendirmek istedik. Kayınvalidem de evi beğend
Merhaba. Nişanlım ve kayınvalidemle birlikte dün bir eve bakmaya gittik. Ev 5+1, epey geniş. Bazı odaları çalışma odası/atölye vs yapmak istediğimizden bize makul gelmişti. Büyüklüğüne göre epey uygun fiyatlı, aynı fiyata 3+1 evler de var. Bu yüzden değerlendirmek istedik. Kayınvalidem de evi beğendi gibi, ama daha sonra ev hakkında konuşurken "çocuk olunca ben her gün gelirim" gibi bir şey söyledi, ben de "biz türkiye'de kaldığımız sürede çocuk yapmayız muhtemelen diye düşünmüştük ama" dedim.

Yurtdışına gitmeyi planladığımızdan birkaç senelik oturmak için ev almayı planlıyoruz. sonra kayınvalidem "ben o konu kapandı sanmıştım, yine mi kanada meselesi" dedi. kendisi biraz milliyetçi bir insan, ülkeyi terk etmek istememizi doğru bulmuyor. ordan tartışma çıktı, "ne zaman kanada'ya gideceğiniz belli değil, o zamana kadar çok geç olur çocuk için" dedi. yaş ilerledikçe riskli bir iş olduğundan, gençken yapmak gerektiğinden filan bahsetti. Şu anda 25 yaşındayım ve 30 yaşından önce çocuk yapmayı düşünmüyordum zaten. sonra "çocuk yapmayacaksanız o kadar büyük ev almanızın ne anlamı var?" dedi. paranın bir kısmını o vereceği için konuyu orda kapattık ama şimdi tekrar aklıma takıldı benim, emin olamıyorum. Türkiye'de çocuk yapmak, gereğinden fazla büyük ev almak vs, bütün bu konularda ne düşünüyorsunuz?
0
fleur du mal
(08.08.20)
Yurtdışına gidecekseniz ve ev borçla falan alınacaksa ev almayın. Tr şartlarında adana ya da antepte oturmuyorsanız 5 odalı ev almayın tabi. İstanbul için 3 oda bir salon gayet yeterlidir. Evlerin çok büyük çoğunluğu da 3 odadır.

Ha ben oturmak için alıyorum çok da süper olur diyorsanız sizin keyfiniz tabi.

Ev neden almayın diyorum: Kiracıyla uğraşmak zor. Bunu yurtdışından yapmak daha da zor.

25 yaş daha çok genç. Çocuk konusunu erkenden halletmek güzel ama kanada vs diyorsanız sizin düşünmeniz lazım.
0
ozdek
(08.08.20)
Kaynana haklı. 2+1 bile yeterli.
0
luluki
(08.08.20)
Bence çocuk konusunu eşin hariç hiç kimse ile konuşmamalısın. Ebeveyn kim olacak? Siz! Kim bakacak? Yine siz. O sebeple bu husus eşin dışında kimseyi ilgilendirmez. Ev için de imkanınız varsa alın, içinize sinen ve en uygun olan kullanışlı olanı tercih edin derim. Ama tekrarlıyorum; kaynananızın değil siz ve eşinizin içine sineni.
0
oligomer
(08.08.20)
Kayınvalide cocuk işine karismakta haksız ama ev için paranın bir kısmını o verecekse maddi konuda laf söyleme hakkı düşüyor kadına.
0
elorelia
(08.08.20)
Kimse kimsenin çocuk yapıp yapamayacağına ya da hangi ülkede yaşayıp yaşamayacağına karışamaz da 2 kişi için 5 oda ev de gereksiz geldi. Kayınvalide ödeyecekse söylenmekte haksız sayılmaz da, hayır bir de iki kişi için o evi ısıtması temizlemesi çok gereksiz şeyler.
0
denizgonen
(08.08.20)
Bir kaç sene kirada otur, kaynanandan o parayı alma. Daha çok karışma hakkı hisseder kendisinde. Kiracılık çok da kötü bişey değil. Kendi yağınızda kavrulun.
0
antihero
(08.08.20)
Kaynanaya hak vermediğim hiçbir konu yok. Kadın her açıdan haklı. "çocuk olunca her gün gelirim" i biraz özel hayata müdahale gibi almışsın ama 7/24 tek işin olacak konuda peşinen yardım edeceğini söylemesi büyük nimet. Henüz farkında değilsin. Ve hatta "biz çocuk yapmayacağız" biraz tokat gibi olmuş. Ayıp olmuş. Evde payı olacaksa eğer yorum yapmak için de hakkı var. Yarın bir gün gittiğiniz zaman kiracı bulmak da zor olur ona. 3+1 evin üçüncü odasını atölye yapmaktan alıkoyacak bişey yok mesela. Çocuk konusunda da haklı. Benim bildiğim biyolojik olarak 25-27 yaş çocuk için en ideal yaş.

Bence kaynanaya kulak verin.
0
IncredibleMau
(08.08.20)
antihero +1
para veriyorsa böyle karışma ve konuşma hakkı oluyor.
kimseden para almayın, kimseye açıklama da yapmayın.
0
pati
(08.08.20)
antihero+1

"yeterli" olma meselesi değil bu.
isterseniz tek başınıza tripleks, 10+1 evde oturursunuz.
odalardan birinde de at koşturursunuz.
bu "şu kadarı yeterli, buna gerek yok" kafasını da hiç anlamam.
sanki hayatta her şey gerektiği için yapılıyormuş ya da yapılmalıymış gibi.
imkânın varsa istediğini yaparsın.

buradaki sorun kayınvalide parasıyla ev almak.
almayın.
gerekirse kirada oturun.
isterseniz 40 yaşında doğurun, isterseniz alaska'ya yerleşin.

söyledikleri dünyanın en doğru şeyleri de olsa, bu doğru bir diyalog şekli değil.
bunlara evleneceğiniz insanla siz karar vereceksiniz.

önemli olan kayınvalidenin söylediklerinde haklılık payı olması değil.
önemli olan, üslubundan kontrolü elinde tutmayı sevdiği belli olan kayınvalidenin para vererek evliliğe bir noktada dahil olma çabası.

para almak, hükmetmesine izin vermek demektir.
ona göre hareket edin.
0
blatta hiberna
(08.08.20)
En kısa zamanda nişanlınızın annesi ile aranıza mesafe koymanız lazım. Henüz nişanlıyken böyleyse evlendiğinizde çocuk olsun olmasın hep size karışacak. Her şeyinize şimdiden karışmaya, hayatınıza müdahale etmeye başlamış. Bence eşiniz ile oturup konuşun, annesine artık büyüdüğünü, yetişkin olduğunu, yeni bir aile kuracağını fark ettirsin.

"çocuk olunca ben her gün gelirim"

Siz evlenince yeni bir aile, yeni bir ev düzeni kuracaksınız. Her gün, her gün sizin evinize bir akrabanın gelmesi doğru değil. Daha ortada çocuk yok. Hem belki kayınvalidenizle çocuk bakımıyla ilgili anlaşamayacaksınız, belki sizin anneniz gelirse daha rahat edeceksiniz. Daha evlenmeden bu şekilde kendini sağlama alması doğru değil.

Çocuk yapmakla ilgili yaş sıkıntısını düşünecek yaşta değilsiniz ki neden kafanıza takıyorsunuz. 25-30 yaş için erken diyebiliriz. Son 20 yılda anne-baba olma yaşı oldukça ileriki yaşlara kaldı. Hatta 40 yaşının üstü evlenip, anne baba olan çiftler var.

Ev konusunda da birkaç yıl oturmak için 5+1 gereksiz büyük, satın alması ise mantıksız. Kirada oturabilirsiniz 3+1 evde. Zaten iki kişisiniz.
0
GoodMorningTeacher
(08.08.20)
antihero +1
Bu konuya takılacaksanız para almayın.

Ayrıca kadın çocuk konusunda size yardım edebileceğini söylemiş, düşüncenizi daha uygun bir dille anlatmak yerine bam bam bam cevap vermişsiniz.
0
ofkeyle kalkanin yerine oturan yazar
(08.08.20)
Gitmeyi kafaya koyduysanız eşyalı evde kiraya çıkın. Şu aşamada ev almak çok gereksiz duruyor.
0
archmage mahmut
(08.08.20)
Iki ay sonra buraya kayinvalidem hayatimiza cok karisiyor, bunu neden yapiyor hic anlamiyorum diye duyuru acacaksiniz. Ama kadini hayatiniza kendiniz sokuyorsunuz. Artik Kanada'ya yaniniza gelir.
0
howfaristhesky
(08.08.20)
Ben de Türkiye’de ya da yurt dışında çocuk düşünmüyorum hiçbir şekilde. Erkek arkadaşımın 5+1 evi var aynı şekilde ama oraya taşınmayı istemiyorum. Çünkü temizliğinin zorluğunu ve o kadar odanın bize gereksiz olacağını düşünüyorum. Siz çalışma odası ve atölye yapacağını söylemişsiniz yani kullanacaksınız belli ki o odaları. Paranın tamamını kendiniz karşılayacak olsanız istediğiniz gibi alın derdim bu durumda ama ondan da para alacaksanız zaten birkaç senelik ev için laf söyletmeyin bence kendinize.
0
ms brownstone
(08.08.20)
Imkaniniz varsa tabi ki cocuk olayini yurtdisina tasindiktan sonraya birakin.
Hem zaten yasin cok genc cocuk icin.
Burda kayinvaliden yanlis dusunuyor ama o da yasindan dolayi farkli bi zihniyette oldugundandir. Yoksa bunun artik genci yaslisi yok. 40 yasinda gayet rahat hamile kalan oldugu gibi 25 yasinda tup bebek denemesi yapan da var.
Diger konularda hakli buldum kvalideyi.

Ev konusunda parayi kismen de olsa verdigi icin karisma hakki var.
Cocuk olunca yardim da edecekmis iste. Bunda da kotu bi sey gormedim ben. Mudahale gibi algilamadim.

5 odali eve gelince yuzde yuz kendi paraniz olsa gidin 25 odali tutun kimseye laf dusmez. Sizin tercihiniz. Ama su an 3 odaliyla fiyat ayni bile olsa fikir beyan edecektir kvalide parayi verdigi icin
0
Kittie
(08.08.20)
Konudan bağımsız olarak, paranın bir kısmını o verecekse evin her türlü olayına karışabilir ve karışacağını da belli etmiş zaten. Gelin kaynana tantanasına uğraşır durursunuz o evde yaşadığınız sürece. Para alan emir alır.
0
roket adam
(08.08.20)
Ben kendinde böyle özel hayata karışma cesareti bulan kayinvalideden maddi yardım kabul etmem açıkçası. Param neye yetiyorsa onu alır ağzını kapatırım.

Mesafe candır.
0
old possum
(08.08.20)
@blatta hiberna +1000
0
ruhen hastayim ben
(08.08.20)
para verdigi icin ev seciminde soz hakki var evet ve bunun gaziyla her seye karisma hakkini bulacak zamanla gibi gorunuyor. ben olsam (zaten en fazla birkac yil daha yasanacakmis) kiraya cikar hic kimseden de para istemem.
0
in vino veritas
(08.08.20)
Evi kesinlikle almalısın ister git ister kal her sekilde fiyatı uygunsa o evi al
Çocuğu da eğer yapacaksan burda birazcık büyütmen kolaylık olur bence
Ama şunu düşün derim 5 odalı ev olursa ve çocuk olursa kayınvalide sizde yaşar gibime geliyor
3 odalı al bence sizde kalamasın
0
photo85
(08.08.20)
Türkiye'de herkes neden yurt dışı deyince ille de Kanada der anlamam. Yakında ABD'den bile daha zor insan kabul edecekler. Orada iş bağlantımın olduğu insanlar bile bu göçmen akınından şikayetçi.
0
Avoiding The Puddle
(08.08.20)
kaynana sıkıntı +1
çocuk işi hakkında kimse ile konuşmayın +1
5+1 fazla geniş +1
0
basond
(09.08.20)
evin büyüklüğü tamamen keyfinize kalmış. belki at koşturacaksınız kayınvalidenize ne oluyor onu anlamadım. böyle dangalak insanlara yolun başında mesafenizi koymazsanız yarın iç çamaşırınızın rengine de fikir beyan eder.
0
brakgn
(10.08.20)
Çocuk konusu sizden baska kimseyi ilgilendirmez

Ev konusu da parayı siz veriyorsanız kimseyi ilgilendirmez. Buradaki x oda yeterli yorumlarina da şaşırdım. Pasa keyfiniz bilir yani
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(11.08.20)
(7)

Sağlık çalışanları afra/tafrası

Topalordek
Selamlar. Bugün hastaneye gittim bir prof hocadan tedavi alıyoruz. Bu adamın iki sekreteri var geleni gideni azar, afra tafra kibir vs. Bu ikinci gidişim ve delirtecek hale geldiler. Ailemden biri doktor ve doktorlarda göremediğim özgüven ve kibir bunlarda var. Bunlar hakkında başka şeylerde yazarım
Selamlar. Bugün hastaneye gittim bir prof hocadan tedavi alıyoruz. Bu adamın iki sekreteri var geleni gideni azar, afra tafra kibir vs. Bu ikinci gidişim ve delirtecek hale geldiler. Ailemden biri doktor ve doktorlarda göremediğim özgüven ve kibir bunlarda var. Bunlar hakkında başka şeylerde yazarım ama duyuru yayından kalkar. Bunlarla karşılaşınca ne yapıyorsunuz? Kamuda ben böylelerini gördükçe gayet farklı şekillerde bazen makam sahiplerini kullanarak yerin dibine sokuyorum evet pis insanlara karşı yapacak baska birşey bulamıyorum maalesef. Şimdi sorum siz böyle yaramaz kibirli tiplerle denk gelince ne yapıyorsunuz? ben burdada eski alışkanlıkları kullanacam ama bu sefer randevularda sıkıntı yapacaklar ondan alttan alıyorum ki ilerde acısıni çıkaracam bunun.
0
Topalordek
(07.08.20)
Ben daha kibirli davraniyorum. Dinsizin hakkindan imansiz geliyor.
0
nax
(07.08.20)
doktora rahatsızlığınızı belirtin. yakından tanıdığım bir doktorun sekreteri hastalara çok kaba ve kibirli davranıyordu, hastalar doktora rahatsızlığını belirttikçe ve çok fazla şikayet olunca işten çıkarttı. kimsenin kaba saba davranmaya hakkı yok. randevularda sıkıntı çıkartacak türden bir özgüven geliştirdilerse zaten doktorla iletişime geçmek daha sağlıklı. inanın çoğu doktorun haberi bile olmuyor.
0
deartheodosia
(07.08.20)
Ben birine abla askerliği aynı koğusta mı yaptık demiştim de "Nasıl yani" dedi :D :D Vallahi yıl olmuş 2020 her şeyin alternatifi var, o doktor olmazsa başkası o hastane olmazsa başkası, aklıma geleni demekten çekinmem.
0
koskoca kirpi
(08.08.20)
Hastanelerin ağası bu sekreter tayfa oluyor genelde. Gerçekten öyle sekreterler var ki koca üniversite hastanesindeki en yüce hocalar bile bi şey diyemiyor. Yeni mezun bir tıbbiyeli olarak katılıyorum sekreterlerdeki gereksiz kibirli havanın itici olmasına. Bence de hocaya şikayet edin, en iyisi bu.
0
nundu
(08.08.20)
Dinsizin hakkından imansız gelir +1
0
ruhen hastayim ben
(08.08.20)
ben daha böyle davranmayan sağlık çalışanına denk gelmedim. önceden nasıl böyle der diye diklenirdim ama şimdi düşünüyorum da hepsi aynı bkun laciverti o zaman gerilmenin anlamı ne ya.. işimi gördürene kadar dayı diyorum sonra kendi yoluma bakıyorum. hayat her şeyi kafaya takmak için çok kısa.
0
superfluid
(08.08.20)
sorun sadece sağlık çalışanı değil aslında. türkiye'de memurlar böyle. bir şekilde hayatta elde edebildikleri en büyük şey bu olduğu için bunu çok değerli görüyorlar. türkiye'nin %80'i için memur olmak piyango çıkması gibi bir şey. o yüzden triplerden geçilmiyor.

geçenlerde açılan bir başlık (bkz: icra memurları tarafından darp edilmek)

sağlık memuru da olsa, adliye çalışanı da olsa, öğrenci işleri de olsa aynı. karakter sorunu var bu ülkede.
0
black mamba
(08.08.20)
(7)

Elektrik faturam neden 0 TL?

zannedersem tek eksiginiz bendim
Başkalarının gayet normal gelmiş benim faturam böyle mobil bankacılıktan da giriyorum borç gözükmüyor ne yapabilirim?
Başkalarının gayet normal gelmiş benim faturam böyle mobil bankacılıktan da giriyorum borç gözükmüyor ne yapabilirim?
0
zannedersem tek eksiginiz bendim
(07.08.20)
cengiz-limak-kolin'e teşekkür maili atabilirsiniz
0
isveperver
(07.08.20)
kullanım da görünüyor aslında. önümüzdeki aya yansır büyük ihtimalle. bi dahaki ay tekrar böyle olursa sonradan faizli filan bir anda karşına çıkmaması için aranıp sorulabilir belki.
0
tepedeki psychedelic adam
(07.08.20)
Ahshshjjsjsjs ya.

Teşekkürler cevaplar için.
0
🌸zannedersem tek eksiginiz bendim
(07.08.20)
Benim de başıma gelmişti geçen yıl. Üzerinde durmadım hiç. Sonraki ay ödettirmişlerdir muhtemelen.
0
ruhen hastayim ben
(07.08.20)
Geçen ay fazla kitlemislerdir belki. Ya da sonraki ay kitlerler. İlla ödersin merak etme.
0
westblack
(07.08.20)
hani pandemi nedeniyle okuma yapmadan ortalama fatura kesilecek sonraki aylar artı-eksi durumlarına göre faturaya yansıyacak demişlerdi. elektrik için miydi o? ne içindi?
0
late viper
(07.08.20)
Bir önceki ay gelip okumadan fatura kesilmiştir, bu ayki kullanımla o fatura tutarı aşılmmaıştır hala.
0
John Bloor
(08.08.20)
(12)

Arabada kayınvalide mi önde oturmalı yoksa gelin mi?

fleur du mal
Arabayı damat sürüyor. Onun annesi mi önde oturmalı sizce, yoksa eşi/nişanlısı/sevgilisi mi?Geleneksel insanlar değiliz, nişanlım öne otur diyor ama ben öne oturunca kendimi saygısızlık yapmış gibi hissediyorum. Sizce ne olmalı?
Arabayı damat sürüyor. Onun annesi mi önde oturmalı sizce, yoksa eşi/nişanlısı/sevgilisi mi?

Geleneksel insanlar değiliz, nişanlım öne otur diyor ama ben öne oturunca kendimi saygısızlık yapmış gibi hissediyorum. Sizce ne olmalı?
0
fleur du mal
(07.08.20)
Bir keresinde beraber yaşadığım erkek arkadaşımın annesini bir yere bırakmamız gerekmişti. “İsterseniz öne geçin daha rahat” demiştim, kabul etmemişti. Arkası da aynı demişti. Dönüşte yine teklif etmiştim, yine kabul etmemişti. Bence olması gereken bu.
0
ruhen hastayim ben
(07.08.20)
arabayı anneme ya da hatuna veririm kendim arkaya geçerim.

not: erkekspor
0
hadsafhada
(07.08.20)
Görmemiş kişilerin bozulacağı bir olay bu. İnanılmaz saçma

Bence @ruhen in dediği doğru.
0
westblack
(07.08.20)
Gelin oturmalı tabii ki.
0
roket adam
(07.08.20)
ben ilk zamanlarda geriden gidiyordum bilerek ki kendisi gecsin nereye gecmek istiyorsa diye, hep arkaya gecti benimki oyle olunca ben de ozellikle gel buraya otur demedim, boyle sacma bi konuda trip yapacak biri degil zaten neyse ki. makul mantikli insanlar da bozulmaz buna ama yine de temkinli olmakta fayda var iyice taniyip huyunu ogrenene kadar, durup dururken araba koltugu yuzunden ara bozmaya degmez :)
0
in vino veritas
(07.08.20)
Eşimin ailesi hep arkada oturuyor. Daha nişanlı bile değilken de böyleydi yani beni sonradan aldiklari durumda dahi arkaya oturup geliyolarlardi. Şimdi de oyle. Ama bazen beraber ciktiysak teklif ederim.

Benimle ön koltuk kavgası eden kayınvalidem olsa düşüklüğe düşüklük ile cevap verir ben de ön koltuk kavgası yapardım sanırım :D

Ama kim çift ise o öne oturmalı. Örneğin eşimin kardeşi, sevgilisi ve ben olsak ben arkaya geçerim.
0
elorelia
(07.08.20)
saygısızlık yapmış gibi hissediyorsan gelenekselsin demek ki, daha nasil olsun. teknik olarak araba damat+senin malin. tercih ettigin yere oturabilmelisin geleneklerin boyundugundan siyrilip.
0
hot potato
(07.08.20)
bu durumun saygıyla da alakası yok, saygısızlıkla da. bizde hep kayınvalidem oturdu, zaten zor inip bindiği için rahat etsin derim. kendi annem babam olsa da öne oturmalarını isterim daha rahat edecekleri için. eğer öne oturmandan problem çıkartacak bir insansa zaten gözünün üstünde kaşın var diyerek yine problem çıkartır.
0
deartheodosia
(07.08.20)
Ben de öyle oluyordum. ama bu senin vicdanınla insanlığınla alakalı, saygısızlıkla ya da gelenekçi olmanla alakalı değil. Bence burda makul olan teklif etmek, belki 1-2 ısrar, kişi arkaya geçiyorsa aynı kafadasınız ve saygısızlık olarak görme bunu. Ama illa içine sinecekse arada ben bugün arkada gideceğim anne, siz önde anne oğul oturun diyebilirsin.
0
mobydick
(10.08.20)
Araba kimin?

Erkek arkadaşınsa önde oturulabilir ancak oğlanın babasının ve oğlan kullanıyorsa kesinlikle arkada oturulmalı. Bana, önde çok rahat değilim sen geç gibi bir şey denmedikçe önde oturmam.

Gene aynı şekilde, eğer araba babanınsa ver kardeşlerle beraber gidiliyorsa, kardeşlerden biri oturabilir ama bana derlerse ki sen geç, üstelemem otururum.

Ben böyle yapıyorum, doğrusu bu gibi geliyor bana.

Kimin malıysa araba ona göre.
0
tessera
(10.08.20)
vay arkadaş bizde de tam tersi oluyor, arka için kavga çıkıyor. arka hem daha az stressli hem de rahat geliyor. kafalar pırıl pırıl.

ama sanırım çiftler öne otursun anlayışı yüksek, eğer bu bir statü olayıysa eğer bence kayınvalide öne oturmalı. çiftlerin hem uzunda uzun seneleri var, hem de anneye saygı çok kıymetli.
0
mete kudur
(10.08.20)
Anne.

Gelin tarafıyım.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(11.08.20)
(16)

Fiziksel olarak normalde beğenmeyeceğiniz biriyle

aramızda kalsın
sırf onu sevdiğiniz için ilişki yaşadığınız oldu mu hiç? Başta sevmeme ama tanıdıkça hoşlanmaya başlama gibi. Erkekler için fiziği çok da iyi olmayan bir kadınla ya da kadınlar için çok kilolu bir erkekle gibi gibi.
sırf onu sevdiğiniz için ilişki yaşadığınız oldu mu hiç? Başta sevmeme ama tanıdıkça hoşlanmaya başlama gibi. Erkekler için fiziği çok da iyi olmayan bir kadınla ya da kadınlar için çok kilolu bir erkekle gibi gibi.
0
aramızda kalsın
(06.08.20)
Ee? Soruya cevabın ne yani? @üğpoıuy
0
🌸aramızda kalsın
(06.08.20)
Kadınım.
Oldu.
Ama erkeklerin malesef hepsi bu durumu kaldıramıyor. “Ooo bununla olduysam daha iyisini de bulurum, bu kız benden iyisini bulamıyor demek ki en iyisi tepesine bineyim” vb. düşüncelerle ilişkinin içine edebiliyorlar 2 kere tecrübe edildi.
0
megalomaniac
(06.08.20)
Oldu. Kadınım.
0
ruhen hastayim ben
(06.08.20)
Benim de oldu, kadınım. Başta sohbeti bile çekici gelmemişti ama sonra noldu ben de anlamadım.
0
epistemic_regress
(06.08.20)
Erkeğim. Oldu. Öyle yüzüne bakılmayacak biri değildi tabii.
Çok beğenmiyordum sadece illk gördüğümde. ama tanııdıkça sevmiştim. İnsanlığını huyunu karakterini vs.
0
mahone
(06.08.20)
fiziksel olarak beğenmediysem zaten devamı gelmez. hoşlanma noktasına gelemiyorum.
0
scudman1
(07.08.20)
Olmadı kadınım.
0
jazzabel
(07.08.20)
Olmadi. İlk görüş değil ama ilk datete aşka çok inanıyorum.
0
sonsuz
(07.08.20)
olmadı erkeğim.
0
a darkness coming
(07.08.20)
Erkegim. Oldu.
0
cleric
(07.08.20)
oldu. kadınım.
0
blatta hiberna
(07.08.20)
fiziksel olarak iyi fakat cekilmeyen birisindense vasat ve vasatalti olup kendisi iyi olan insan her zamam daha iyidir.
ne demisler mutluluk 3 kriterde yatar
1 gozu disarida olmayacak
2 yalan konusmayacak
3 seni sevecek
gerisi senin yeteneklerine kalmis. goz gordukce gonul alisiyor zaten.
0
turbo sadık
(07.08.20)
irkegim. tipsizim.

nöö...fizik onemli yaa. kadinlarin ise 30'u gectikten sonra fizige pek baktiklarin dusunmuyorum.
0
cooperr
(07.08.20)
megalomaniac doğru söylemiş. çekici olmayan erkek güzel, "yeterli" bir kadınla birlikte olduktan sonra o kadını aşağılamaya başlıyor.

oldu.
0
deartheodosia
(07.08.20)
Olmadı. Kadınım.
0
turkce konusan uzayli
(07.08.20)
hayır, tipini beğenmediğim biriyle flörtleşemem bile. o yüzden çok kısıtlı ilişkilerim oldu. yaş 30 hala öyle gidiyorum.
0
kestane gürgen palamut
(07.08.20)
(12)

hayatinizdaki herhangi bir 24 saati

lata
tekrar yaşayacaksiniz. bu hangi gün olurdu? tikler gelecek.
tekrar yaşayacaksiniz. bu hangi gün olurdu? tikler gelecek.
0
lata
(05.08.20)
Geçen hafta yaşadığım herhangi bir gün.
0
ruhen hastayim ben
(05.08.20)
Hedeflerime ulaştığım gün. Geçen aya tekabül ediyor.
0
meraklitursucu
(05.08.20)
23 eylül 2018 öğleninden itibaren 24 saat
Veya 4 nisan 2019 saat 19:00'dan itibaren 24 saat

Ufak bir değişiklik yapabileceksem bu ikisinden biri.
Edit: düşündüm de, değişiklik yapamayacaksam da bunlardan biri.
0
pati
(05.08.20)
5 ağustos 2015 - işe başlayacağım gün,
22 Mayıs 2012 - üniversiteden koptuğum gün.

Bu ikisinden birisini isterdim.
0
derleme
(05.08.20)
düşündüm düşündüm bulamadım, demek ki beni inanılmaz mutlu eden bir 24 saat yaşamadım herhalde...
0
rose parks
(06.08.20)
Ağustos 2014, tam tarihi hatırlayamıyorum. Amasya merkezde hoslandigim çocuğa ırmak kenarında kur yaptığım bir akşam vardı. Karşıda kral mezarlıkları, sonra bütün arkadaş grubuyla bir restauranta gidip sabaha kadar geyik yapmıştık. %100 keyifli ve özgür hissettiğim nadir gunlerdendi.
0
epistemic_regress
(06.08.20)
Ya düşündüm, hep birine bağlı günler aklıma geliyor, bu da tatsız. Kendi kendimle alakalı süper bir günüm olmadı mı diye darlandım durdum.

Neyse üniversiteden mezun olduğum gün olabilir. Fizik 2 dersini 13. kez alıp 9 yıllık üniversite hayatıma nokta koyduğum gün güzeldi epey. Gerçi o finale girip o stresi tekrar yaşamak istemem ama sınavdan çıkıp "çözdüm lan hepsini, hehey" hissi iyiydi.
0
plutongezegendegilmi
(06.08.20)
Ben bunu istemezdim de kötü bi şey olacağını anladığım an bi 24 saat atlamak güzel olabilirdi.
0
antihero
(06.08.20)
günün çoğunda mutsuzdum ve ağlıyordum. ancak akşam eminem konserindeydim ve bu harikaydı.

o sebeple 12 temmuz 2018 diyorum.
0
batlegolas
(06.08.20)
10/11/2009 gece ve 11/11 sabah

Bilkent Universitesi Rol Yapma Oyunlari Conventionundan topluca trenle donuyoruz. Ekibin geri kalani trenin baska yerlerinde cesitli dramalar, gec ergenlikler ve hayvanliklarla mesgul.

Ekibin yasca daha buyuk iki uyesi olarak milletin ergenliklerini kafamiz kaldirmadigi icin bos bir vagonda basbasa sohbetteyiz. Konu konuyu aciyor, siyaset, felsefe, edebiyat da var sacma sapan bos goygoy da. Gecmisimizi ve gelecek planlarimizi, ailelerimizi, master tezlerimizi ve yillar icerisindeki kisisel donusumumuzu anlatiyoruz.

Laf arasinda aslinda fiilen bitmis ama son konusmayi yapamadigi bir iliskisi oldugunu anlatiyor. Alttan alta, o iliskiyi bitir oyle baslariz mesajini veriyorum.

Cok iyi hissediyorum, fazla iyi. Bostancida inmek yerine biraz daha vakit gecirmeye Haydarpasada iniyorum. Annem okuz gibi kahvalti hazirladigi halde kadikoyde boktan bir yerde onla kahvalti yapiyorum ve donuste annemden bir araba laf yiyorum. Umrumda degil.

Iyi hissediyorum.
0
cleric
(06.08.20)
17/08/2007
0
intihar etsem de kendime gelsem
(18.11.20)
3 kasım 2020
0
eazy
(18.11.20)
(8)

eski sevgilinin evlenmesi hakkındaki görüşleriniz

baldan kaymak
sb.
sb.
0
baldan kaymak
(04.08.20)
Sevgili olduğumuz süre içerisinde benden başka biriyle evlenmiyosa evlenebilir gayet normal.
0
lcha
(04.08.20)
allah mutlu etsin derim.

iki sene önce evlilik arefesinde bitmiş olan ilişkimizde karşı taraf için artık tamamen nötr'üm. belki evlilik haberinini duyunca garip hissederim. eski duygular aklıma gelebilir ama uzun sürmez bu.
0
biseysorcaktim
(04.08.20)
senle ilişkisine göre değişir. seni "ben evliliğe karşıyım, evliliğe hazır değilim" diye yarıyolda bıraktıysa ama başkasıyla koşa koşa evleniyorsa tabiki kötü hissetmen normal.
yine eski sevgilin zengin ya da ünlü biriyse aynı şekilde sevmesen bile kötü hissedebilirsin çünkü kaçırılmış bir fırsattır.
0
semitika
(04.08.20)
Ne görüşü olcak hocam allah aşkına.
0
fezagezgini_4
(04.08.20)
eski sevgiliyle ilgili hala bir gorusum olsaydi eskimezdi kendisi. niye gorusum olsun ki hicbir gorusum yok, evleniyorsa mutlu olsun der gecerim.
0
in vino veritas
(04.08.20)
ne kadar eski ? ne kadar ciktiniz, neler yasandi vb.

alisirsiniz, gecer
0
sweetoffice
(04.08.20)
bana ne. sevinmem de yani.
0
not dark yet
(04.08.20)
Muhtemelen haberim olmazdı. Eski sevgililerden bağımsız olarak evlenen insanlara acıyorum elimde olmadan.
0
ruhen hastayim ben
(04.08.20)
(4)

Dövme ücreti

Unde bach canim
Şöyle bir dövme modada ki mekanlarda kaça çizilir?https://pbs.twimg.com/media/EdTc-iSXsAEcuec?format=jpg&name=medium
Şöyle bir dövme modada ki mekanlarda kaça çizilir?
pbs.twimg.com
0
Unde bach canim
(25.07.20)
300 lira verirdim ben.
0
karlmarx
(25.07.20)
açılış ücreti +50/100 tl'yi geçmemeli bence :/

ama covid 19 durumları falan piyasa nasıldır bilemiyorum tabi.
0
jugador
(25.07.20)
150 liradan fazla vermemek gerek. bunu 10 dakikada yapar herhalde.
0
baldur2
(25.07.20)
Buna boyut ve basitlik olarak benzer bir dövmeyi 5 6 yıl önce Bakırköy’de 250 tl’ye yaptırmıştım.
0
ruhen hastayim ben
(25.07.20)
(34)

Hayatınız boyunca kaç kere aşık oldunuz?

osssy
Ve yaşınız kaç?
Ve yaşınız kaç?
0
osssy
(22.07.20)
4, 28.
0
kedili bisiler
(22.07.20)
2, 29
0
ruby elixir
(22.07.20)
0, 22
0
cauldronwizard
(22.07.20)
1, 23
0
ruhen hastayim ben
(22.07.20)
3, 31
0
buff
(22.07.20)
1, 35
0
levpontryagin
(22.07.20)
0
0
Bruce
(22.07.20)
4, 29
0
prole
(22.07.20)
1, 29
0
hayirsiz
(22.07.20)
0, 33
0
epistemic_regress
(22.07.20)
34, farkı göremiyorum. ya hepsine aşık oldum ya hiçbirine aşık olmadım.

"abi onu hissediyorsun anlarsın ya" diyenlerden nasıl anlaşıldığını açıklamalarını rica edebilirim.
0
celeron 300a
(22.07.20)
2, 24

Aşık olduğumu sanmama ise hiç girmeyelim. 4-5 vardır çok rahat.
0
aguen
(22.07.20)
3, 29.
0
ma ya
(22.07.20)
2, 27
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(22.07.20)
“Ve yaşınız kaç” kısmını görmediğim için herkes küsüratlı cevap vermiş sandım ahahah

4 - 29
0
megalomaniac
(22.07.20)
1, 27
0
sabenburak
(23.07.20)
4 28
0
zimbirik
(23.07.20)
2, 35

bir kere de olur gibi oldum ama olamadım gibi de oldu.
0
blatta hiberna
(23.07.20)
askin, asik olunacak kisiyi istemek, hep onu dusunmek ve arzulamak olmadigini biliyorum. ask, hissetmek de degildir. bu seyler hep ask olarak kabul gormus seylerdir. filmler, kitaplar bunun uzerine yazildi. ancak ask, bu degil.
bu sebeple, yerlesik ask tanimina gore ben hic asik olmadim. "asik olmak" terimine de suphe ile yaklasiyorum.

yasim 24
0
Leonardo~Da~Vinci
(23.07.20)
3, 38
0
euteamo
(23.07.20)
0, 24

Bir kere aşık oldum sandım, değilmiş meğer sonradan anladım. Ama insan sürecin içindeyken anlamıyor:)
0
kostüm çok güzel prenses misiniz
(23.07.20)
1, 23
0
tabirimekruh
(23.07.20)
2/31

30'dan sonra da artmaz diye düşünüyorum.
0
the coon
(23.07.20)
4 kere (hepsi 14 22 yas arasi). 31 yasindayim.
0
hot potato
(23.07.20)
0-30
0
baldur2
(23.07.20)
1, 30
0
elektr10
(23.07.20)
2, 45
0
synax
(23.07.20)
çocukluk aşkları da sayılacak mı?

liseden itibaren sayıyorum.

lisede 1, üniversitede 1 ve üniversite sonrasında 1 olmak üzere

3 ile noktaladım aşk hayatımı. 32 yaşındayım ayrıca.
0
reanarchy
(23.07.20)
2,30
0
takunyali kokos
(23.07.20)
Sıfırcıların anneleri katı ya da soğuk mu hep? Bir ilişkisi vardır belki.
0
🌸osssy
(23.07.20)
1.02
0
zencipanda
(24.07.20)
3 kere. 24 yaşındayım.

2 kere de aşık olduğumu sandım ama 2-3 hafta sonra unutunca anladım ki değilmişim :d
0
batlegolas
(24.07.20)
1, 27
0
landho
(24.07.20)
3, 32.
0
nickini degistiren yazar
(24.07.20)
(10)

erotik bir çağrışım var mı?

tantunisultansuleyman
elimde büyük kurabiyelerden yerken (subway'de satılanları düşünün) karşı cins arkadaşım ben de istiyorum dedi. peki dedim ve kurabiyeyi ısırmadığım yeri çevirerek ilettim. kırıp alacağını düşünürken elimi çevirdi ve tam ısırdığım yerden ısırdı.en başta pek anlamadım ancak sonra düşününce aklıma takı
elimde büyük kurabiyelerden yerken (subway'de satılanları düşünün) karşı cins arkadaşım ben de istiyorum dedi. peki dedim ve kurabiyeyi ısırmadığım yeri çevirerek ilettim. kırıp alacağını düşünürken elimi çevirdi ve tam ısırdığım yerden ısırdı.

en başta pek anlamadım ancak sonra düşününce aklıma takıldı. ne dersiniz?
0
tantunisultansuleyman
(21.07.20)
var bence.
0
orient blue
(21.07.20)
"seni yirim" dimeh istiyeah
0
cooperr
(21.07.20)
var. seni istiririm demek istemis. yumul.
0
baldur2
(21.07.20)
Abi hepiniz yalnız ve ayı olmuş öptüm e odaklanmışsınız gibi ama haydi bakalım.
0
Giovanni Pipitto
(21.07.20)
Ooo hem de nasıl ^^
0
pati
(21.07.20)
romantik aktivite ayarla derim
0
hasmetizm 2046
(21.07.20)
Opusmussunuz siz.
0
brkylmz
(21.07.20)
daha ne bekliyorsun yiğidim demiş.
0
anais
(21.07.20)
Öpüşmüşsünüz kaçırma
0
ruhen hastayim ben
(21.07.20)
ben çok naifim demekki, var diyenlere kulak vermeyi tercih ederim, tecrübe konuşuyor.
0
selam
(21.07.20)
(10)

Ne Kadar Normaleştiniz?

put it in your appropriate place
Sosyal medyadan takip ettiğim kadarıyla çevremden epey tatile giden var. Akın akın Ege ve Akdeniz'e gidiyorlar. Gitsinler tabii, beni bağlamaz.Benim merak ettiğim ne kadar normaleştik? Cuma günü uzun zaman sonra Kadıköy'e gittim. Dünde sahildeydik.Bugün, Kadıköy'e gidecektim vazgeçtim. Dedim abartma
Sosyal medyadan takip ettiğim kadarıyla çevremden epey tatile giden var. Akın akın Ege ve Akdeniz'e gidiyorlar. Gitsinler tabii, beni bağlamaz.

Benim merak ettiğim ne kadar normaleştik? Cuma günü uzun zaman sonra Kadıköy'e gittim. Dünde sahildeydik.

Bugün, Kadıköy'e gidecektim vazgeçtim. Dedim abartmayım. Şahsen açık olsalar bile sinema ve tiyatroya zor giderim sanırım.

Bende durumlar böyle. Sizde nasıl durumlar?
0
put it in your appropriate place
(21.07.20)
Egede sahil şeridinde yaşıyorum yaz kış. Denize gitmedim bile. %30 normalleştik herhalde çalıştığımız için oldu belli de. Sınırlı temas maks. İki aile ile düzenli görüşme, zorunlu haller harici çok çıkmama.
0
kullanıcıadımbuolsun
(21.07.20)
İlk günden beri hiç umurumda değil. Aynen normal hayatıma devam ediyorum.
0
allah yazdiysa bozsun
(21.07.20)
AVM'nin açık alanında oturdum. Zaten kalabalık bir avm değil, masaların arası çok açıktı on masadan üçü falan doluydu. Toplu taşıma kullanmaya da başladım artık. Maske, kolonya, dezenfektan, el yıkama devam.
0
black holes in the sky
(21.07.20)
Normallesmedim. Eski isimden ayrildim yeni işime Eylül'de baslayabilirim. Ancak haftada bir maskeyle evden cikiyorum. Kapalı alan olarak sadece markete gidiyorum.
0
howfaristhesky
(21.07.20)
Avmlere gitmiyorum, ihtiyaçlarımı online alıyorum. Market, dükkan vb yerlere maskeyle giriyorum ve uzun süre kalmıyorum. Arabamda kolonya taşıyorum. Açık havada kalabalığa girmemeye çalışıyorum ama çok kasmıyorum. Bulunduğum yazlık ilçede maske takan kimse yok diyebilirim.
0
the coon
(21.07.20)
İnsanlarla görüşüyorum artık ama evde. Onun dışında ürünleri birkaç saat bekletmeyi bıraktım. Direkt açıp ellerimi sabunlu suyla yıkıyorum.
0
ruhen hastayim ben
(21.07.20)
insanlara zaten normalde de yakın olmayı sevmiyordum, hala yakın değilim. o yüzden karantina günlerinde evde olmak dışında zaten anormal bir yaşam sürmüyordum pandemi süresince.

geçen haftasonu akdeniz tarafına gidip iki günlük kaçamak yapmak dışında hala dışarı çıkarken maske takıyorum (yasak mı değil mi bundan bağımsız olarak), insanlara yakın olmuyorum, pazar gibi kalabalık yerlere ya da içinde müşterisi olan ufak dükkanlara girmiyorum vs. dediğim gibi bunları önceden de yapan biriydim ama o zamanlar garip bulunuyordu bu tarz davranışlar.

ihtiyaç olmadıkça toplu taşımaya binmiyorum. en son bindiğimde kalabalık durumu iyiydi.

market alışverişi yapmak, arada bir dışarıda yemek yemek ya da tek başıma bir çay bahçesinde oturmak dışında topluluk içine çıkmamı gerektiren bir şey yok.
0
biseysorcaktim
(21.07.20)
bence sokağa çıkıp gezmekle tatil yapmak arasında fark yok. hatta tatile özel araçla gidiliyorsa risk sokakta gezmekten daha az bence. maske takıp sosyal mesafeye uyulduğu sürece, eller sık sık yıkanıp yıkanamadığı durumlarda dezenfekte ediliyorsa yapacak başka bir şey yok zaten. hepimiz bu virüsü kapacağız ve hayatımızı bir şekilde normalleştirmek zorundayız.
ben şimdiye kadar 2 kısa hafta sonu tatili yaptım, 3. kısa tatili bu hafta sonu, büyük tatilimi de ağustos sonunda yapacağım. her zaman yaptığım gibi temizliğe önem veriyorum ve maskemi takıyorum, bunun harici ekstra bir şey yapmıyorum.
0
golgi aygıtı
(21.07.20)
Normalde çok titizimdir. Virüsten önce dezenfektan taşırdım. Tamamen saldım normalden daha da normalim.
0
owaki
(21.07.20)
normalden aşırıya doğru gidiyorum ben, kıstaslarım var, açık hava olmalı, belirli bir mesafede olunmalı, tensel temas olmamalı, toplu taşıma kullanılmamalı, vs. vs. vs. geri kalanında çok sallamıyorum.
0
selam
(21.07.20)
(4)

Taşınmak

Lusid*
Öğrencilik zamanımda hep tek yaşadım ve eşyalı apartlarda kaldım. Bilgisayar üzerinden çalışıyorum bir süredir ve artık bulunduğum şehirden gitmek İstiyorum. Ankara ve İzmir’den evlere bakıyorum sahibinden’de ama eşyalı olarak hiç düzgün bir yere denk gelmedim ya da hep eski şeyler. Sıfırdan eşyasız
Öğrencilik zamanımda hep tek yaşadım ve eşyalı apartlarda kaldım. Bilgisayar üzerinden çalışıyorum bir süredir ve artık bulunduğum şehirden gitmek İstiyorum. Ankara ve İzmir’den evlere bakıyorum sahibinden’de ama eşyalı olarak hiç düzgün bir yere denk gelmedim ya da hep eski şeyler.

Sıfırdan eşyasız bir yere kiraya çıkmak zor mudur? Ev dizmek baştan? Biraz galiba gaza ihtiyacım var :( Bütçem 4.5k bununla Ankara veya İzmir’de düzgün bir yere çıkabilir miyim?
0
Lusid*
(19.07.20)
Dediğin şehirlerde bulunur. Eşyaları zamanla toplarsın.

yatak, masa,dolap bir tane de tekli koltuk al. diğerlerini zamanla topla. masa ve koltuğu 2. el 400-500 e bulursun. geri kalan bütçe sıfır yatak ve giysi dolabı bulunur
0
horowitz
(19.07.20)
Ankara ve İzmirde kiralar nasıl bilmiyorum ama emlakçı, depozito ve o ayın kirasını aynı anda ödemen gerekecek. Üzerine faturaları alıp açtırman gerekecek. Buna göre yeter mi yetmez mi sen hesapla.
0
ruhen hastayim ben
(19.07.20)
Kervan yolda düzülür. En acil ihtitaçlarını alıp (düzgün bir şey denk getirirsen ikinci el de olur) evde yaşamaya başlarsın, eline para geçtikçe eksikleri alırsın.

Evi sahibinden bulup depozitoyu ikiye bölme konusunda anlaşırsan (ikisi de şans işi) eşyalara daha çok paran kalmış olur.
0
pati
(19.07.20)
Banyo mutfak varsa gerisi teferruhat eskimiş çirkin kocaman mobilyalar kullanacağına kendi istediğin gibi ihtiyaçlarına uygun döşersin yavaş yavaş
0
mirafiori
(19.07.20)
(5)

Önümüzdeki bir yılda ne yapacağım hakkında fikre ihtiyacım var

epistemic_regress
Bir buçuk ay sonra kpss var ama yıl boyu çok programlı çalışmadığım ve artık son düzlükte de ittire ittire calisabildigim için patlama ihtimali yüksek. Kafamda bir sürü şey var, yapmak ya da yapmamak istediğim. Böyle durumlarda isleriy düzene sokup kendime bir yol haritası çıkarmakta zorlanıyorum, o
Bir buçuk ay sonra kpss var ama yıl boyu çok programlı çalışmadığım ve artık son düzlükte de ittire ittire calisabildigim için patlama ihtimali yüksek. Kafamda bir sürü şey var, yapmak ya da yapmamak istediğim. Böyle durumlarda isleriy düzene sokup kendime bir yol haritası çıkarmakta zorlanıyorum, o yüzden size sorayım dedim. Burada benden daha taze ve dinç dimaglar olduğuna inanıyorum.

Şimdi yapmak istediklerimi ve istemediklerimi yazayım teker teker.

Artık ailemle yaşamak istemiyorum. Dünden beri şehir disindalar ve ben 24 saatte daha sakin, iyi hissetmeye başladım. Detaya girmiycem ama ev içindeki curcuna beni iyice kitliyor, paralize ediyor, içimden hiçbir şey yapmamak gelmiyor. Yalnızca o anı atlatmaya yönelik çalışıyor zihnim ve o irrite edici anlar bitmiyor. Rahat, huzurlu olduğum bir zaman yok gün içinde. İstanbul'da yaşıyorum, bir işe girsem alacağım maaş maksimum üç bin lira. Bu maaşla İstanbul'da yaşamak çok zor olacak ama illa ki bir alternatifi vardır. Şehir değiştirmeyi bile düşündüm ama ne kadar mantıklı bir fikir olduğunu bilmiyorum şu an. O maaşla nerede yaşanır mesela?

Eğer ailemle kalmaya devam edeceksem özel okullarda ve dershanelerde çalışmak istemiyorum. Kpss ye hazirlanacagim gelecek sene de. İkisi bir arada yürümez, yine ücretli öğretmenlik yapmam gerekecek. Çok fazla boş zamanım olur böylece, sınava konsantre olabilirim. Peki sizce önümüzdeki dönem devlet eskisi kadar ücretli öğretmen alır mi? Malum eğitimin ne şekilde devam edeceğini tam bilemiyoruz, uzaktan eğitime bir süre daha devam edilebilir. Bu durumda da kadrolu öğretmenler dışında öğretmen calistirmalarina gerek kalmayabilir. Aranızda mebde çalışan ya da deneyimli, öngörüsü yüksek meslektaşlarım varsa beni bu konuda aydınlatabilir mi?

Eger kpss yi bu sene kazanamazsam, ailemle yaşamaya devam etmek zorunda kalırsam ve ücretli öğretmenlik de yapamazsam mecburen nefret ettiğim özel okul ve dershanelere döneceğim. Yıllardır aynı çıkmaza giriyorum aslında. Ama bu sefer hayatıma yeni bir açılım katmak adına bu en kötü senaryo gerçekleşirse yüksek lisansa kaydolayim diyorum. Hayatımda üstünkörü, elimin tersiyle yaptığım onca şey var ve lisans eğitimi de bunlardan biri. Kendimi alanimda yeterli bulmuyorum, geliştirmek istiyorum. Bu sene için dilediğim hiçbir şey gerceklesmezse Matematik alanında yüksek lisansa başlayacağım. İstanbul'da ya da.sehir dışında, onerebileceginiz bir üniversite var mı?

Valla aşağı yukarı böyle, yazarken biraz sıraya dizebildim bu düşünceleri en azından. Her türlü fikir ve tavsiyenize açığım. Buraya kadar okuduysaniz teşekkür ederim.
0
epistemic_regress
(19.07.20)
Kendini sıkıp sınavı kazanacaksın. Sihirli bir değnek yok maalesef.
0
ruhen hastayim ben
(19.07.20)
Kazanamazsam ne olur u da düşünmem lazım. Soylediklerimin hangisinde sihirli degnekten bahsetmisim, akıl danışmak istedim sadece.
0
🌸epistemic_regress
(19.07.20)
Yüksek lisansı iyi şekilde yapmak için İngilizcenizi geliştirmeniz ve bol bol makale okuyup araştırma yapmanız gerekecek. Bunlar sizi KPSS'den uzaklaştırır. Ayrıca yüksek lisans bitene kadar okul için para harcayacaksınız. Çalışmıyorsanız bu durum sorun yaratabilir. Bilgiler tazeyken sınavdan kopmamak daha mantıklı. Sonra aynı şeyleri baştan çalışmak daha zor olur. Özel okulda çalışıp kalan zamanı KPSS'ye ayırmak daha mantıklı. Atanınca zaten büyük ihtimalle başka şehre gidileceği için aileden ayrı yaşama düşüncesi de kendiliğinden gerçekleşecek.
0
dissendium
(19.07.20)
Hocam, önceki duyurulardan anladığım kadarıyla yaşınız 30+. Bu sene de kpss'nin olmama ihtimalini görüyorsunuz. Daha önce kolej,dershane,devlet okullarında ücretli öğretmenlik gibi deneyimlerinizin olduğunu tahmin ediyorum. Kadınsınız sanırım. Ailenizin yanından ayrılmak istiyorsunuz, peki. Branşınız aranan bir branş, deneyiminiz var, cinsiyetiniz daha çok tercih edilen cinsiyet. İstanbul dışında nispeten küçük bir ilde, daha kurumsal özel okullara başvursanız. Yahut ilk kertede kapağı bir küçük ile atıp orada herhangi bir özel okulla başlayıp daha sonra kurumsalı zorlasanız. Mesela bahsettiğiniz 3 bin tl maaşla Eskişehir'de tek başınıza 1+1 minik bir eve çıkıp geçinebilirsiniz. Eskişehir ve Çanakkale gibi iller size rahatlık bakımından İstanbul'dan da iyi gelir emin olun.
0
herseysermayeicin
(19.07.20)
Eylüle kadar hiçbir şey yapmazsam (sınav Eylül'de) sınav iyi geçmezse sonrasında is bulmam çok zor olur. Sınav şu an iyi de geçebilir, patlabilirim de ama genel motivasyonumu göz önüne alınca burun farkıyla patlayacak gibi duruyor. Bu durum beni kahretmiyor ya da eskisinden daha az calismamama neden olmuyor. Çalışıyorum yine ama kpss için çok da yeterli olmadığını biliyorum. Sınav bittiginde "şimdi ne olacak, napicam?" diye ortada kalmak, aylarca bunun depresyonunu yaşamak istemiyorum açıkçası.
0
🌸epistemic_regress
(19.07.20)
(15)

Etinizi nereden alıyorsunuz?

kislar gecmez beresiz
Merhabalar. Beyaz et konusunda pek alternatif yok da kırmızı eti nereden aldığınızı merak ediyorum. Marketler, kasaplar, online satıcılar, et ve süt kurumu gibi seçenekler var. Ancak her yere de güven olmuyor. Lezzet, tazelik, güvenirlik konularını göz önünde bulundurursak nereyi tercih edebiliriz?
Merhabalar. Beyaz et konusunda pek alternatif yok da kırmızı eti nereden aldığınızı merak ediyorum. Marketler, kasaplar, online satıcılar, et ve süt kurumu gibi seçenekler var. Ancak her yere de güven olmuyor. Lezzet, tazelik, güvenirlik konularını göz önünde bulundurursak nereyi tercih edebiliriz?
0
kislar gecmez beresiz
(18.07.20)
carrefour güzeldir.
0
sutlu nescafe
(18.07.20)
Kırmızı et diye bir şey vardı değil mi :D

Arada alabildiğimde macrocenter'ı tercih ediyordum ben, pahalı oluyor ama bence kaliteli, daha ucuza daha kalitelisi de alınabilir bir yerlerden tabi bulabilirseniz. Migros bonfilet ürünlerini satmaya başladı, istegelsin'de de vardı, hamburger köftesi baya iyi bence.
Etiniyisi'ne de bakabilirsiniz bence istanbuldaysanız.
0
atom karincanin torunu
(18.07.20)
Bizim mahallenin kasabından ve tavukçusundan alıyorum. Karı-koca ikisi zaten.
0
pati
(18.07.20)
Marketin içindeki kasaptan alıyorum ben.
0
ruhen hastayim ben
(18.07.20)
duvee.com diye bir şey keşfettim. henğz tecrübe etmedim ama aracısız ticaret yaptıklarını, kendi ürünlerini sattıklarını söylüyorlar. ve fiyatlara şöyle bir baktığımda migrostan pahalı olmadığını gördüm. bakılabilir bence...
0
jeanluc
(18.07.20)
coşkun sucuk firmasının fabrika satış mağazası var bazen oradan alıyorum bazen de aile dostu yılların kasabından. Aile kasabının eti daha iyi tabi.
0
catch the arrow
(18.07.20)
metro
organik sertifikalı tavuk eti
0
aslindasorunumpsikolojik
(18.07.20)
@Jeanluc -- duvenin restoran kısmı da çok başarılı. Mehmet Aslantuğ girişimi bu arada düve, bilginiz olsun.
0
oligomer
(18.07.20)
Et ve süt kurumundan alıyorum, denetlenmesi daha düzgündür diye düşündüğümden.
0
antihero
(19.07.20)
Babası veteriner olan bir arkadaşım, ziraat mühendisi olan başka bir arkadaşım ve hayvan yemleri ile ilgili bir şirkette çalışan bir arkadaşım ayrı ayrı migros'un etlerinin iyi ve güvenilir olduğunu söyledikleri için genelde ordan alıyorum.

Kasaplara vs pek güvenemiyorum açıkçası.
0
fraise
(19.07.20)
migros
0
ateistanbul
(19.07.20)
nebyan. kalitedir ama biraz pahalıdır.
0
kakam gelmis olamaz mi
(19.07.20)
Kasap. Markette satılan bir eti yiyemem.
0
wynter
(19.07.20)
marketin kasap reyonundan. peyniri de oradan alıyorum.
etler afyon'da bir çiftlikten geliyormuş. bir kaç senedir alışveriş yaptığımdan itimat ve tanışıklık oldu, her yerden almaya güvenmiyorum ancak burası güvenilir geliyor.

evime yakın olsaydı carrefour ya da migros'tan da alırdım.
0
biseysorcaktim
(19.07.20)
ben de duvee.com.tr demeye geldim.
öncesinde tazedirekt idi.
duvee açık ara muhteşem.
0
latchet
(19.07.20)
(10)

mantık ve kalp arasında kaldığınız zaman nasıl karar verirsiniz?

bez çanta
duygularınız ve düşünceleriniz arasında kaldığınız ve karar vermeniz gereken bir durumda nasıl hareket edersiniz?edit: kelime kullanım hatası.
duygularınız ve düşünceleriniz arasında kaldığınız ve karar vermeniz gereken bir durumda nasıl hareket edersiniz?

edit: kelime kullanım hatası.
0
bez çanta
(18.07.20)
garantici bir insansanız -->mantık

risk alan biriyseniz-->kalp

kendinizi tanıyın.
0
AlsterWasser
(18.07.20)
Bazen duygu kurtarir, bazen mantık. Celiskisine göre değişir.
0
epistemic_regress
(18.07.20)
Mantık!!!
Kalp seçtiğim durumlarda hep çok pişman oldum. Kafamı şeyetselerdi de mantıklı olanı seçseydim. Ama aşık olunca gözü kararttım işte .
Duygular değişir, mantık hep aynıdır.
Aynı değilse mantık değildir o duygudur.
0
pati
(18.07.20)
Bir kere kalbimi dinlemiştim tünelin ucu bombok bir yere çıkmıştı. Akıldan şaşmamak gerek.
0
ruhen hastayim ben
(18.07.20)
genelde mantıklı davrandım böyle durumlarda.
mantıklı davranmak çoğu kez risk almamak ve aptalca bir şey yapmamak oluyor.

hayatını yeni yeni yoluna sokmakta olan bekar bir birey olarak artık risk alıyor ve mantıksız olan davranışları da benimsiyor, hatta hayatıma renk katması için mantıklı olmadığını bildiğim halde kalbimin istediğini yaptığım oluyor.
0
biseysorcaktim
(18.07.20)
Pati +1
Zaten biraz mantıklı, tutulacak yeri olan bir şey olsaydı bu soruyu sormazdın. Ya o ya bu olmazdı durum yani.
0
Giovanni Pipitto
(18.07.20)
Karar vermek için birkaç dakikam dahi olsa düşündüğümde mantığımla hareket etmeye çalıştım.

Anlık kararlarda kalbimi dinlediğim, ben bunu nasıl yaptım diye sorduğum oldu.
0
black holes in the sky
(18.07.20)
duygu ve his ayni sey degil mi? bende ayni. duygu ve mantigi soruyorsun sanirim. duygu ve dusunce arasinda bir secim yapmam gerekiyor.

duygu, dusuncenin sonucunda cikan bir sey. dolayisiyla duygu dusuncenin bir parcasi, hatta sonucu. o an hissedilen duygu yerlesik eski dusuncenin urunu olabilir. ve o an kafadan gecen baska bir dusunce- nami diger mantik- baska seyler ortaya atar.

duygu ve mantik ayni sey. ikisi arasi secim yapilmasi bir seyi degistirmez.
0
Leonardo~Da~Vinci
(18.07.20)
Lifetime mantik i sectim.

Ugruna feda ettiklerimden ordu kurarsin.

Ugruna sahip ciktigim yarim bir akla sahibim, baska da birseyimiz yok be bez canta.
0
baldan kaymak
(19.07.20)
ortaya karışık. olduğu kadar.
0
matrix
(19.07.20)
(17)

Uzun süreli ilişkiler hakkında ne düşünüyorsunuz?

wmeh
Mesela üniversitede tanışıp 6-7 yıl sevgili olduktan sonra evlenenler hakkında veya evlenmeden devam edenler. Ya da başka türlü tanışılmış 10-15 yıllık ilişkiler vs. Birbirlerini aldatmadıklarını varsayıyoruz. Bu kişilerin hayatı kaçırdığını düşünüyor musunuz? Bu insanları enayi bulanlar da var malu
Mesela üniversitede tanışıp 6-7 yıl sevgili olduktan sonra evlenenler hakkında veya evlenmeden devam edenler. Ya da başka türlü tanışılmış 10-15 yıllık ilişkiler vs. Birbirlerini aldatmadıklarını varsayıyoruz. Bu kişilerin hayatı kaçırdığını düşünüyor musunuz? Bu insanları enayi bulanlar da var malum. Böyle bir ilişkiniz olsun ister miydiniz?
0
wmeh
(16.07.20)
böyle bir ilişkim olmasını isterdim. fakat günümüz şartlarında bahsettiğiniz uzunlukta, sağlıklı bir diyaloğa sahip, "kaliteli" diyebileceğimiz bir ilişki yaşamak bana ütopik geliyor.
0
a darkness coming
(16.07.20)
Sacma sacma insanlarla bircok iliski yasamaktansa tek dogru insanla uzun sureli iliski yasamayi tercih ederdim. Gerci sonradan karsina cikan duzgun insanin degerini anlamak icin de once sacma insanlarla takilmis olmak gerekiyor olabilir.
0
instant crush
(16.07.20)
Üniversiteyi bitirdim, işe başladım, bir yıl sonra tanıştık. Şimdi yanımda :) ondan önce çok sevgilim olmuştu. Doğru insan oymuş.
0
howfaristhesky
(16.07.20)
İstemem. Tanıştığın her insandan yeni ve bambaşka şeyler öğrenmenin hazzı bambaşka.
0
ruhen hastayim ben
(16.07.20)
instant crush +1
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(16.07.20)
İsterdim tabi, benim evliliklerim bile o kadar sürmedi :)
0
antihero
(16.07.20)
Soruya cevap degil ama 10-15 yillik iliskide kesin ara verilmistir ve en azindan bir taraf digerini aldatmistir. Sadece instagram'da, facebook'ta iliski güzellemesi yapmak icin sürenin uzunlugundan bahsediyorlar gibi geliyor.
0
chitosan
(16.07.20)
Gayet de var böyle insanlar. Bence çok da güzel, kıskanmıyor değilim.

Siz bir ilişkiye başlarken "aman bir iki seneye biter nasılsa" diye mi yaklaşıyorsunuz anlamıyorum hehe. Eğer mutlularsa, doğru insanı erkenden bulmuşlardır demek. Ne güzel.
0
aguen
(16.07.20)
İlişkinin iç yüzünü bilmiyorum ama tanıdığım bir çift gayet iyilerdi. İmreniyorum açıkçası.
0
ekşi duyuru sever
(16.07.20)
Benim de bu şekilde tanıdığım bir çift var. Çok mutlu ve huzurlular, güvenli bağlanmanın keyfini çıkarıyolar.
Abuk sabuk psikolojik eziyete dönen ilişkilerdense güvenebileceğim biriyle uzın süreli ilişkiyi tercih ederim.
0
elma
(16.07.20)
Uzun ilişki insanıyım diyeceğim ama komik olacak(Neyse) Ben öyle olmayı çok isterdim(isterim)
0
bitchesaintshit
(16.07.20)
acik iliski olursa olabilir.

soyle bir cift taniyorum falan uzerinden genellemelere varmayin zira insanlarin hayatlarinin disariya yansittiklari kismi instagram kadar gercek.
0
hot potato
(16.07.20)
öncesinde başka sevgilileri olmuşsa olabilir. bu partner bulma, değiştirme olayları büyük enerji isteyen şeyler. en azından bazı şeylerden hevesini almış olup buna daha fazla enerji harcamamak insanın enerjisini flörtleşmek, kur yapmak gibi şeylerden alıp daha faydalı yerlere yöneltmesine yardımcı oluyor.
onun da heyecanı farklı tabii ama bir yandan kaybedilen büyük bir zaman ve enerji var.
0
bohr atom modeli
(16.07.20)
instant crush +1
0
anais
(16.07.20)
Eger kendilerini, dunayi ve baska insanlari tanimadan iliskiye daldilarsa yillar sonra cok sikintili, kavgali ve aldatmali ayrilabilirler veya hapis olduklari bir evlilikte mutsuz devam edebilirler.

Benim gozlemim iyi bir uzun iliski icin sevgiliden daha cok kanka olmak lazimdir. Saglam iletisiminiz varsa cinsel cekim bitse bile bir cozum uretirsiniz.
0
cleric
(17.07.20)
3-4 seneden uzun, evlenilmeyen ilişkilerde, genelde evlenilmez
ayrıldıktan sonra ilk bulduğunla da 1-2 sene içinde evlenirsin klasiktir.

çok uzun ilişki, çok uzun evlilik gibi bir kıstasım yok ama
lisede tanışmış, üniversitede tanışmış ve hala beraber (yaşım 39) olan insanlara üzülüyorum.
Kadınlarla böyle bir sohbetim olmadı, o tarafı bilemem ama
erkeklerde hep bir "ah be yaşayamadık" derdi var.

O konu da biraz komşunun tavugu hikayesi, "ah be yaşayamadık" diyen adam hayatı american pie zannediyor, aslında yaşayamadığı şeyler
- Yılbaşı akşamı 5 erkek evde boş boş yılbaşı kutlamak
- Feci turist götürücez diye, 4 erkek bir pansiyon odasında kalıp, gece birbirine yoğurt sürmek
gibi gibi, boş hayal kurup, sap sap takıldığın akşamlar

ama ona sorarsan, Dan Bilzerian hayatı yaşayacağını sanıyor.
0
Corc
(17.07.20)
ben o insanlardan biriydim 18-28 yaş aralığında dediğiniz gibi açık ilişki olmadan, aldatma olmadan, ara verme olmadan geçirdik. ancak 18 yaş ile 28 yaş arasında çok büyük fark var, insanın tam kendini tanıdığı, büyüdüğü yaşlar.. aynı yolda büyüyürek ilerlemek her zaman mümkün olmuyor, açıkcası çok erken yaşlarda başlayan ilişkilerin böyle uzun sürmesini ve evlilikle sonlanmasını doğru bulmuyorum artık. bırakın doğruyu- yanlışı algılamayı, kendinizi tanımanız bile çok zorlaşıyor, açıkcası pişman değilim ama daha tecrübeli olmak fena olmazdı...18 yaşında sevdiğin şeyle 10 yıl sonra hala aynı şeyi sevmeyebiliyorsun ve bu yüzden kendini kötü hissedebiliyorsun vs. zor bi süreç...

ayrıca kanka olmak cinsel çekimin bitmesi de çok koyuyor insana, daha 30 yaşına gelmemişsin cinsel çekim bitmiş, sabaha kadar muhabbet edebilirsin her derdine koşarsın ama cinsel çekim yok, e yaşın daha çok genç hayat böyle mi geçicek diyosun ama bi yandan yaşanmış yıllar var vs.. zor zor bulaşmayın hiç :D
0
takunyali kokos
(17.07.20)
(26)

Bugün bir erkek çocuğunuz olsa, ona hangi geleneksel ismi vermek isterdiniz

The Student
Dizelim ki oğlunuza geleneksel isim vermek zorundasınız. Bundan kastım, berkecan gibi modern isimleri koyamayacaksınız. Tercihiniz hangi eski isimlerden yana olurdu?
Dizelim ki oğlunuza geleneksel isim vermek zorundasınız. Bundan kastım, berkecan gibi modern isimleri koyamayacaksınız. Tercihiniz hangi eski isimlerden yana olurdu?
0
The Student
(12.07.20)
Tekin
0
ron dennis
(12.07.20)
Ömer. nedense bana hep çok oturaklı, çok adaletli ve çok becerikli bir kişinin ismi gibi geliyor hep.
0
etna
(12.07.20)
Selim
0
encokbenisevinnolur
(12.07.20)
Sinan olur mu?

En olmadi mehmet koyardim
0
exlibris
(12.07.20)
Yurtdisinda kullanisli bir geleneksel isim koyardim :D

Berke geleneksel falan degil, Mevcut berkelerin %99'u 50 yasinin altindadir.
0
hot potato
(12.07.20)
ebubekir sıddık
0
bohr atom modeli
(12.07.20)
kemal'i hep çok sempatik ve güzel bulmuşumdur. geleneksel, ağırbaşlı havası var. sanatçıya da gider, matematikçiye de. öte yandan zamanın koşullarına uyum sağlayabilecek kadar modern. kemal ismiyle clubber da olursun mesela, kimseye tuhaf gelmez.

belki başka isimler de vardır böyle benim aklıma gelmeyen ama kemal benim için bunun zirvesi komple ve kapsayıcı bir isim olması yönüyle.
0
alevli deniz sortu
(12.07.20)
Kubilay yada batu

Yaşasın turan, yaşasın ülkücü hareket!! :))
0
silah taciri
(12.07.20)
Ebubekir Sıddık +1
Veya Toprak, Deniz, Güneş, Rüzgar gibi doğaya dair isimler koymak isterdim.
Aslan da güzel isim.
Aslan beyyy!
0
megalomaniac
(12.07.20)
Mustafa
0
potsdamer
(12.07.20)
Cihan
0
bruges
(12.07.20)
Mustafa +1
Hem dini yonden, hem Mustafa Kemal'den
0
neverletyougodown
(12.07.20)
oğlum olursa adını demir koyarım.
ama o da yeterince geleneksel olmazsa, mustafa kemal'in kemal'i olurdu sanırım.

ebubekir sıddık'ın yeri ayrı +1
0
blatta hiberna
(12.07.20)
erdem
0
MtKrt
(12.07.20)
Barış her zaman koymak istediğim isim; geleneksel de bence, barış manço örneğini verirsek.

Daha da geleneksel derseniz Kemal ya da Cem olabilir. Cem'e geleneksel değil de denmez sanırım Cem Sultan tarihimizde mevcutken.
0
fraise
(12.07.20)
Çoğu isim Arapça ya da Farsça kökenli, benim ismim dahil, ben Türkçe kökenli isim koyarım. berk, hakan, kağan, altan, anıl gibi gibi
0
fezagezgini_4
(12.07.20)
Ugan.
0
obaa
(12.07.20)
Türkçe isim koyardım. Devin ismini seviyorum. Türkçede bir anlamı var. İngilizcede de aynı isim var ayrıca, yurt dışında da rahat olurdu.
0
howfaristhesky
(12.07.20)
aklımda isim yok ama geleneksel isimlerden ahmet mehmet gibi her üç kişiden birinin ismini koymazdım.
0
anais
(12.07.20)
tuna veya selim
0
xrated
(12.07.20)
cuci
0
ateistanbul
(12.07.20)
Nejat Necdet ve son favorim Selim :)
0
coca cola
(12.07.20)
Talha
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(12.07.20)
Hakan
0
amateur
(12.07.20)
Erdem veya kemal.
0
kibritsuyu
(13.07.20)
Ali
0
ruhen hastayim ben
(13.07.20)
(6)

Dershane parası/özellikle avukat abiler ablalar

fatedtoloveyou
Şimdi durum şöyle ben murat eğitime gidiyordum kpss için senet imzaladım bu kurumla ve mart ayından beri gitmiyorum. Pandemi sürecinde mücbir sebeplerden dolayı hepimiz biliyoruzki senet ödemek falanda mümkün değil. Beni aradılar parayı istediler. Dedim ki fiziksel bir ders üzerinden sınıf ortamı iç
Şimdi durum şöyle ben murat eğitime gidiyordum kpss için senet imzaladım bu kurumla ve mart ayından beri gitmiyorum. Pandemi sürecinde mücbir sebeplerden dolayı hepimiz biliyoruzki senet ödemek falanda mümkün değil. Beni aradılar parayı istediler. Dedim ki fiziksel bir ders üzerinden sınıf ortamı için imzaladım o sözleşmeyi. Bana dedikerki dersleri uzattık alcaksınız. Bende istemedigimi dile getirdim. Bide bana etütleri ypk sayıyoruz ödemenizde zaten diyor. Etütler eğitim süresini uzattıgı için yüksek ihtimal bu kozu kullanıyorlar. Ben derslerimi de tam almadım. Ayrıca deneme kitapcılarımı ve vercekleri ek dergileri de o ay içinde almadım. Şimdi ben bu parayı ödemek zorunda mıyım?
0
fatedtoloveyou
(09.07.20)
uzaktan ders yaptılar mı ?
0
fezagezgini_4
(09.07.20)
Yaptılar ama ben uzaktan ders diye anlasmadım
0
🌸fatedtoloveyou
(09.07.20)
hakkını vererek yaptılarsa bence ödenmesi lazım.

alamadığınız kitaplar dergiler ayrı tabi
0
fezagezgini_4
(09.07.20)
adamlar eksik hizmet verse alırsın paranı ama adamların böyle bir talebi yok. eğitimi vereceğiz diyorlar. o dönemde senin yada dersanenin isteği üzerine ders alamamazlık olmadı, idari kararla oldu.

haksızsın kardeş.
0
trajikomix
(09.07.20)
Uzaktan eğitim yapmışlar. Haklılar +1
0
ruhen hastayim ben
(09.07.20)
dershanenen olduğunu ve tüm öğrencilerinin bu tarz bi şikayetle size para ödemek istemediklerini hayal et. taraflı anlatımında bile dershanenin çabası ortada :)
0
kapti
(09.07.20)
(17)

Kredi kartinizin hesap ozeti borcunu mu oduyorsunuz yoksa tum borcunu mu?

ala09
Paraniz var diyelim, hesap ozeti x birim olarak kesilmis ama siz sonrasinda alisveris yapmissiniz borc olmus 2x. Boyle bir durumda tum borcu kapatmak mantikli mi?
Paraniz var diyelim, hesap ozeti x birim olarak kesilmis ama siz sonrasinda alisveris yapmissiniz borc olmus 2x. Boyle bir durumda tum borcu kapatmak mantikli mi?
0
ala09
(09.07.20)
hesap özetini öderim.
0
sutlu nescafe
(09.07.20)
param varsa hepsini oderim
0
interview with the vampire
(09.07.20)
ayda bir kart limitinden ne kadar kalmış hesaplayıp tüm borcu kapatıyorum.
0
soulforge d
(09.07.20)
kredi kartını az kullanan bir insan olduğum için genelde ne kadar borç varsa maaş yatınca öderim hepsini.
0
nahtoderfahrung
(09.07.20)
Hesap kesildikten sonra yaptığınız her harcama bir sonraki hesap özetine işlenir ve hesap kesildiği günden sonra bir diğer hesap kesimine kadar üstüne yatırdığınız tüm meblağ ekstra para olarak kartınıza yatıyor ve borç Ödemiş sayılmıyorsunuz. Sadece o miktar kadar kartınızın limitini arttırmış oluyorsunuz. Hesap kesiminden önce pata yatırıp borcu kapatmak diye bir şey yok.

Diye biliyorum ben.
0
not sure if serious
(09.07.20)
@not sure if serious

öyle bir şey yok. Nakit parayı götürüp kredi kartının tüm borcunu kapatabilirsin. 10 aylık taksitin birincisinde bile olsan..

ben hesap özeti ne geliyorsa onu ödüyorum. Zaten hesap kesim tarihine göre kullanıyorum. öncesi ve sonrası zaten birbirinden ayrılıyor.
0
foolrules
(09.07.20)
hesap özetini beklemeden ne harcama yaptıysam ödüyorum. hatta genelde hesap özetim 0 tl olarak gelir.
0
jelly bear
(09.07.20)
tüm borcu
0
Corc
(09.07.20)
Kredi kartıyla alışveriş yapılınca o ay yaptıkların hesap özetine yansır ve hesap özetini ödersin.

taksitler diğer aylara aittir ve günü geldikçe ilgili ayın hesap özetine yansır. yukarda tüm borcu ödüyorum diyenler o gelmemiş taksitleri de mi ödüyorlar. ne gerek var.

hesap özetinin tamamını ödüyorum
0
efruz
(09.07.20)
Neredeyse bütün alışverişlerimi kredi kartıyla yapıyorum ve hep tamamını öderim.
0
iwasbornonamountainside
(09.07.20)
henuz ekstreye yansimamis borcu odedikten sonra kredi kartiyla odemeyi ileri atmanin ne manasi kaldi ki? tabi ki hesap ozetinde ne varsa onu oderim. beklesin banka 1 ay isi ne.
0
bay b
(09.07.20)
yani 1 ay sonra ödemek varken neden erkenden yatırayım? erkenden yatırmakla hesap kesilince yatırmak arasında "limit artışı" dışında bir fark yok. Evet şimdi yatırsan ekstre kesilince o parayı düşüp ekstre oluşturacak, ama madem öyle neden peşin cash parayla veya banka kartıyla tek çekim almadım?

kafam rahat olsun diyorsan tümünü kapatabilirsin tabii.
0
nhk ni youkosu
(09.07.20)
asgari ödeme 500 se 750 öderim. daha doğrusu şöyle kredi kartım için aylık ayırdığım maksimum ödeme miktarı 800. asgari ödeme 805 olsa, 805 öderim.
0
matilda
(09.07.20)
neden herkes borcunun tümünü ödüyor?

ben ekstre'ye göre ödüyorum.
kredi kartım ile maaş hesabım farklı bankalar olduğu için genelde düz ödüyorum. 778 lira ise 800 gibi. bazen daha fazla yuvarladığım da oluyor. erken ödemenin faydası var mı (zaten ödenecek bu borç, param varken ödeyeyim borçlu kalmayım demek dışında)
0
biseysorcaktim
(09.07.20)
Hepsini ödüyorum. Sonuçta bugün olmasa yarın yine ödeyeceğim.
0
ruhen hastayim ben
(09.07.20)
hepsini. yoksa gerçekten mecbur değilsem kullanmam.
0
ya ben lan neyse
(09.07.20)
Fakirim anca asgarisini ödüyorum. Paran varsa hepsini öde geç.
0
photo85
(09.07.20)
(6)

Kiracıdan kirayı elden alsak sorun yaşar mıyız?

goodyes
Merhaba arkadaşlar, yatırımlık evimiz var yeni kiracı girdi, ilk kirasını alacağız. Kira kontratı var elimde, maaşı bankadan değil de elden alsak yarın kiracıyla ilgili bir sorun yaşadığımızda o kontrat geçerli sayılır mı devletin gözünde? Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden
Merhaba arkadaşlar, yatırımlık evimiz var yeni kiracı girdi, ilk kirasını alacağız. Kira kontratı var elimde, maaşı bankadan değil de elden alsak yarın kiracıyla ilgili bir sorun yaşadığımızda o kontrat geçerli sayılır mı devletin gözünde?
Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden
0
goodyes
(07.07.20)
sorun yaşanma ihtimali varsa da kiracı için yaşanır eğer parayı verdiğine dair bir belge almıyorsa. babamlar da elden alıyor kirayı. bir sorun yaşamadılar şimdiye kadar ama olması gereken tam olarak nedir bilmiyorum.
0
bohr atom modeli
(07.07.20)
Vergi kacirmis olursunuz bir de.
0
bana nicki gerek nicki
(07.07.20)
Benim ev sahibim de elden vermemi istemişti. Doğru olmadığını söyleyince bankadan yollamama tamam dedi. Ay ay tüm ödemeler belgeleniyor bu şekilde. Bir de işin vergi boyutu var. Temiz olanı bankadan işlemleri yapmak.
0
ruhen hastayim ben
(07.07.20)
Size değil kiracıya problem, size ne olsun ki; hem vergi vermeyeceksiniz, hem kiranızı alacaksınız hem de bir şey olunca bu bana kiramı vermedi deyip mahkemeye verip aynı kirayı ikinci kez alma şansınız var.

Bu devirde elden kira vermeye razı olan kiracı hangi akıl mantıkla davranıyor anlamak mümkün değil.
0
koskoca kirpi
(07.07.20)
kiracıyla aranız bozuşursa vergi kaçırdığınızı ihbar edebilir.
0
gucune giden kaplumbaga
(07.07.20)
ilk dikkat edeceğiniz şey tahliye taahhütnamesi.
önce bunu imzalatın, diğer tüm konular bunun yanında ufak detaylar.
kirayı elden alıp vergisini ödememe niyetiniz varsa kiracı şikayet edebilir.
kiracıyla sorun yaşamışsanız son 2 kirayı resmi olarak bankaya ödemedi deyip çıkartabilirsiniz (haklıysanız bunu yapın tabi)
0
aslindasorunumpsikolojik
(07.07.20)
(11)

Naber? Nasıl bi pazar sabahı günü ?

Premium Hesap
Bekliyor sizi
Bekliyor sizi
0
Premium Hesap
(05.07.20)
Kahveyi yaptim, elektrikler kesildi. Ince memed okuyorum. Henuz cocuklar uyanip sokaga inip ciglik atmaya baslamadigi icin sessiz, guzel. Rüzgar da esiyor.
0
a perfect lie
(05.07.20)
Yarın pazartesi be abi, pazar gününün en kralı olsa ne olur, evdeyim ful yatış
0
paramolacak
(05.07.20)
6 da uyandim, ise geldim, hava cok sicak

aksam 5 gibi eve giderim, yemek yap falan aksam olur...

standart bir pazar iste, ama umut hep var
0
cairo
(05.07.20)
Önce aileyle kahvaltı daha sonra akşam suyuna arkadaşlarla balık tutmaya gideceğiz.
0
mekaniker
(05.07.20)
bi hata yaptım 3 gün sonra kargo firmasından mesaj geldi özel kurye ile dosya teslimatı var diye

aha dedim ihtarname yi çektiler boku yedik, 2 gün napcam netcem diye döndüm durdum

kargo geldi. dergiymiş. adamların haberi bile yokmuş.

rahatladım mal gibi yatıyorum.
0
duyurukullanıcısı
(05.07.20)
Gross markete gittm. Bir pazar sabahı saat 8:30 için aşırı kalabalıktı.
0
2027
(05.07.20)
Evdeyim.
0
black holes in the sky
(05.07.20)
sabahın köründe elektrik süpürgesi sesiyle uyandım. yıldım artık. keşke insanların medeniyet kodları olsa ve gerekli durumlarda bunlar kullanılabilse. örneğin bu apartmanda a grubu medeniyet koduna sahip olmayanlar oturamaz vs. gibi. hayat bir tık daha kolay olurdu gibi hissediyorum. kiralık ev bakıyorum.
0
sele zeytini
(05.07.20)
hiç bişey beklemiyor anasını satayım. dışarı çıkmıyorum. millet denize gidiyor kafelere gidiyor hastalık yokmuşcasına. ya ben çok abartıyorum ya da insanlar umursamaz.
0
false pretension
(05.07.20)
hizliresim.com

Kızımla birlikte iğneada'da böyle bi sabah yaşadık.
0
antihero
(05.07.20)
Güne harika uyandım. Çok güzel şeyler oluyor.
0
ruhen hastayim ben
(05.07.20)
(4)

Yatak Seçimi Hakkında Bilgi

janavarorion
Mevcut yatağımız yaklaşık 6. yılını doldurmakla beraber kısmi çökmeler oldu. Her sabah dayak yemiş gibi uyanmaktan artık yatak alma kararına vardık. Öncelikle iş sebebiyle (bilgisayar başı), ileri derecede boyun düzleşmesi, çocuğu kucakta taşımaktan da (muhtemelen fıtık başlangıcı) ciddi sırt ağrıla
Mevcut yatağımız yaklaşık 6. yılını doldurmakla beraber kısmi çökmeler oldu. Her sabah dayak yemiş gibi uyanmaktan artık yatak alma kararına vardık.

Öncelikle iş sebebiyle (bilgisayar başı), ileri derecede boyun düzleşmesi, çocuğu kucakta taşımaktan da (muhtemelen fıtık başlangıcı) ciddi sırt ağrıları çeken biri olarak yatak seçimi yapmam gerekiyor.

Genel olarak yüzüstü yatan biriyim (çok yanlış), ama ilerleyen saatlerde kendimi yan dönmüş veya sırt üstü yatarken buluyorum. sabahları ise 5 dk sırt ağrımın hafiflemesini bekleyerek yatakta geçiriyorum.

Sert olmasa bile orta-sert bir yatak tercih etmem gerektiğinin farkında olarak firmaların yataklarına bakıyorum. yurt dışında belki 1 saat yatakta uyuma şansınız olabilir. Ama türkiye şartlarında bu pek mümkün olmuyor :)

Şikayetvar a girip yataklar ile ilgili yorumları okuduğumda marka farketmeksizin herkes şikayetçi. ağrılarım arttı diyen var, yatak 3 ayda çöktü diyen var.

ben nasıl yatak seçeceğim :)

NOT: bütçe 2500 tl (150cm x 200cm)
0
janavarorion
(02.07.20)
Biz pandemiden once idastan aldik. 2 kere gittik magazaya, ikisinde de baya bir yattik yatakta. Hatta gorevli siz yatin istediginiz kadar diyip gitti., herhalde bir yarim saat yatmisimdir yatakta. Gorevlinin yonlendirmeleri de cok iyiydi. Brandium idas magazasindan aldik, yakinsaniz tavsiye ederim.
0
65 derece
(02.07.20)
Ben yataştan geçen ay şunu aldım: www.yatasbedding.com.tr

Skolyozum vardı ve bu yatak efsane rahatlattı. Düşünebilirsiniz.
0
ruhen hastayim ben
(02.07.20)
ben bundan aldım: www.yatasbedding.com.tr

acayip memnunum. çok yüksek yatakları sevmiyorum o yüzden bunu tercih ettim. 120 gün deneme süresi de var. memnun kalmazsan iade edebiliyorsun.
0
elektr10
(02.07.20)
Bu aralar bende yatak bakiyorum, senelerce idas miracoil kullandik ama gidip deneyince biraz kaliteden odun vermisler.
Oncelikli olarak gidip denemek 1. Oncelik
2.yay sissemi cift kisilikse paket sistemli olan oneriliyor
Cok paran varsa Tempur
Kesinlikle pamuklu olmasi gerekmis, arastirmalarim bu kadar ;)
0
eja
(02.07.20)
(8)

Lazer epilasyon fiyatları

anarsika
Kaç seansı ne kadara yaptırdınız? Herkes yazsın lütfen. İnternette fiyat bilgisi bulmak çok zor.
Kaç seansı ne kadara yaptırdınız? Herkes yazsın lütfen. İnternette fiyat bilgisi bulmak çok zor.
0
anarsika
(23.06.20)
herkesin kil tuy yogunlugu farkliyken sabit bir fiyat beklemek sacma.
0
ateistanbul
(23.06.20)
tum vucut, 12 seans toplam 2500 odemistim, istanbul sislide
0
cossecant
(23.06.20)
6 yıl önce istanbul şişlide tüm vücut sınırsız seans 2bin nakit ödemiştim. Hala eserse kafama göre gidiyorum.
0
ruhen hastayim ben
(23.06.20)
Alexandrite yaptırın gerisi traş
Tüm vücut; ya da gerekli bölgeler için 4-6 seansı 1000 liradan aşağı bulamazsınız. Sınırız fiyatı vermez alexandrite yapanlar yani diğer bi deyişle işe yarayacak lazer yapanlar.
0
rewlack
(23.06.20)
internette fiyat yazmıyorlar ama merkezlerin formlarını doldurunca maille fiyat bilgisi sunuyordu hepsi. çok yıllar geçtiği için yazamıyorum ben ama kadıköy ve ümraniyede yaptırmıştım. ümraniyedeki fiyat 3te biri filandı ve gayet de işe yaramıştı.
0
red g
(23.06.20)
sakal üstü-göz altı arası 250TL 12 seans.
0
piotr
(23.06.20)
Rewlack +1500

Ben alexandrite ile 5 seans 5 kontrol tüm vücut 1000 tlye gidiyorum.
Beşiktaşta bi mekan. Ben memnunum istiyosan ismini paylaşırım.
0
zimbirik
(23.06.20)
12 seans kol hariç tüm vücut 800tl
0
no ne na hayır
(23.06.20)
(15)

sizce bir erkek için "fazla uzun" boy hangi noktada başlıyor?

Stoneface
sb
sb
0
Stoneface
(21.06.20)
86 falan. sonrası bu topraklar için uzun
0
avatar is back
(21.06.20)
195
0
eyeinthesky
(21.06.20)
86 ortalamanın biraz üstünde boy. 92 üstü gereksiz uzun.
0
Transa
(21.06.20)
190
0
an engineer
(21.06.20)
1.95’ten sonrası “fazla” uzundur benim için ve tercih etmem. Böyle bir adamla görüştüğümde kendimi çocuk gibi hissediyorum.
0
ruhen hastayim ben
(21.06.20)
190 ve üzeri.
0
Fiyu
(21.06.20)
erkeğim, 180 boyum var, erkek yada kadın olarak "fazla uzun/kısa" olmak kıyafet/hizmet vb. alanlarda zorluk yaşamaya başladığı yerde başlıyor. geri kalanı kişisel estetik kaygılar, toplum gözündeki statü vs. ile ilgili şeyler.
0
selam
(21.06.20)
Yakın dostlarımdan bir tanesi 2.02, onunla tanıştıktan sonra anladım ki hiçbir boy benim için fazla değil. Belki de ondan uzununu görmediğim için böyle diyorum, bilemedim.
0
irene
(21.06.20)
190 uzeri.
0
anais
(21.06.20)
86 ortalamanın biraz üstünde diyen arkadaş karantinada sokağa çıkmaya çıkmaya türk erkeklerinin boylarını unutmuş sanırım.
0
knight of cydonia
(21.06.20)
1.95 ve yukarısı.
0
rose parks
(21.06.20)
188im, 188 üstü fazla uzun, kesin bilgi.
0
masseter
(21.06.20)
Valla ne kadar uzunsa o kadar iyi. Fazla uzun diye bir şey yok erkek için.
0
nikator81
(21.06.20)
kafası duşbaşliğının duvarda asılı halini hayli hayli geçip dik durarak eline başlığı alıp kendini yıkayamadiğı vakit. Bir de yemek yaparken aspiratöre sarılmak zorunda kaldığı vakit.
0
velvetmorning
(22.06.20)
2 metre'nin üstüdür. Kendimi baz almıyorum. Kısa boylu bir kadınım. Bahsettiğim arkadaşlar fiziki ve ergonomik problemler yaşıyorlar. 2 metre'yi bu sebeple ölçü olarak verdim.
0
SiyamkedisiZorro
(22.06.20)
(4)

Öğretmenlik Ek Ders

melonsucker
Selam. Öğretmenlikte ders saatinin 15 saat olduğunu duydum. Baya da bir ek ders vs alınabiliyormuş. Benim asıl sorum şu: eğer bu paraya ihtiyacım olmadığını düşünüyorsam ek derssiz çalışabilir miyim? Bu dersleri 3 güne sığdırabilir miyim?
Selam. Öğretmenlikte ders saatinin 15 saat olduğunu duydum. Baya da bir ek ders vs alınabiliyormuş. Benim asıl sorum şu: eğer bu paraya ihtiyacım olmadığını düşünüyorsam ek derssiz çalışabilir miyim? Bu dersleri 3 güne sığdırabilir miyim?
0
melonsucker
(21.06.20)
Branş öğretmeniyseniz okulda da alanınızda yeterli öğretmen bulunuyorsa 3 güne sığdırabilirsiniz. Tabii biraz da müdürünüzün tutumuna bağlı. Kıl biriyse 3 günlük dersi 5 güne yayabilir.
0
ruhen hastayim ben
(21.06.20)
Branş öğretmenliğinde maaş karşılığı haftalık en az 15, sınıf öğretmenliğinde en az 18 saat derse girmek zorundasınız.

Şunu asla unutmayın. Eğer devlette görev yapıyorsanız ve memursanız "ben ders istemem, paraya ihtiyacım yok" gibi şımarık goygoylar yapamazsınız. Müdür isterse her güne ders verir. Her okulun özel ihtiyaçları vardır. Size ihtiyaç duyulursa paşa paşa dersinize girmek durumundasınız.

Sizin haftalık ders saatiniz 15 olacak ve 3 gün çalışacaksınız diye iş arkadaşlarınızın programları daha sıkışık olacaktır. Eğer yüksek lisans, hamilelik vs. bir durum yoksa ben müdür olsam hiçbir öğretmenimin haftalık ders gününü 3 yapmazdım. Sizin keyfiniz için diğer öğretmenler çok zora girer. Bu tür ibnelikler yüzünden çok kavga çıkardım zamanında. kusura bakmayın ama durum bu.
0
beni arayan olursa banyoda de
(21.06.20)
Kafasına göre sallayanlara bakmayın. Ek ders istemiyorsan almazsın bu kadar. Kimse de veremez. Orası kimsenin çiftliği değil. Çok çok ihtiyacı varsa kanunen az birşey verebiliyor o kadar. Zaten okulun müdürü kıl birşeyse öğretmenler tayin ister gider, bu da sağdan soldan öğretmen dilenir. Sonra milli eğitim de buna fırçayı kayar. Yani devlette kimse kimsenin ağız kokusunu çekmez.
0
x571
(21.06.20)
O branşta yeterli sayıda öğretmen varsa ve herkes ben istemiyorum bana ek ders yazmayıncı değilse, diğer öğretmenlerde itiraz etmiyorsa makul bir şekilde çözülüyor. Yani en ideal huzurlu çözüm bu

Yönetmeliğe göre bakarsak da haftada 15 saat zorunlu+ 6 ek ders e kadar istesen de istemesen de ders verilebilir.

Pratikte ise böyle bir niyet varsa ilgili branşta öğretmen sayısının biraz fazla ve yaş ortalaması daha genç olan bir okulda gerçekleştirmek daha kolay bence.

Ekseriyetle belli yaşın üstündeki, paraya pula doymuş, mesleki sorumluluklardan sıkılmış öğretmenlerde ek ders istememe eğilimi daha fazla.

Müdür gıcıksa da ek ders vermeyip, saçma sapan bir program çıkarabilir. Var böyle bir tanıdığım, maddi olarak epeyce iyi, ortalama bir öğretmenle kıyaslandığında bariz zengin kategorisinde. Yaşı da var. Hem emekli olmayayım hem de yorulmayayım diye ek derssiz çalışmak istiyor. Okul müdürü ek ders vermiyor ama aşırı saçma bir programı var, mesela bir günde toplam 2 saat dersi varsa, biri sabahın körü diğeri günün son saatine koyulmuş.

Mobbing mi? Tabii ki, ama uygulanıyor mu, uygulanıyor.

Başka bir örnekte de, benzer bir program verilip bu Mobbing tir diye itiraz eden öğretmene daha absürd bir program verildiğini, tekrar itiraz ettiğinde daha saçmasını verildiğini de biliyorum.

Yani mevzuatta haftada 21 saate kadar zorla ders verilebilir. Ancak çevresel etkenler daha belirleyici huzur açısından. Okulun öğretmen sayısı, okuldaki diğer öğretmenlerin tutumu, ilçe milli eğitimin olaya bakışı vs vs.
0
wilhelmwasmuss
(21.06.20)
(26)

"oğlu" ile biten soyadlar hakkında ne düşünüyorsunuz?

fleur du mal
"oğlu" ile biten bir soyadım var ve patriyarkal (ataerkil) olduğunu düşündüğümden dolayı, bir kadın olarak kullanmak istemiyorum. sizce saçmalıyor muyum yoksa düşüncem makul mü?
"oğlu" ile biten bir soyadım var ve patriyarkal (ataerkil) olduğunu düşündüğümden dolayı, bir kadın olarak kullanmak istemiyorum. sizce saçmalıyor muyum yoksa düşüncem makul mü?
0
fleur du mal
(20.06.20)
saçmalıyorsun.
0
sutlu nescafe
(20.06.20)
Kayseri de çok sevilir. Herkes kızını, soyadı "oglu" ile biten birine vermek ister.
Bence hiç bir sıkıntı yok. Her şeye bu kadar anlam yüklemek de ne bileyim ...
0
etna
(20.06.20)
Elbette tercih senin ama bence de saçmalıyorsun.
0
sylr
(20.06.20)
Saçmalıyorsun +1
0
kisa
(20.06.20)
Bunlara fazla takılmamak lazım bence.
0
hayirsiz
(20.06.20)
saçmalamıyorsun, sorun burada soyun şimdiye kadar erkek üzerinden tanımlanması ve sürmesi, bunun da toplum düşünce yapısında bir izdüşümü var haliyle, boşuna değil, önceden böyle gelmiş fakat düşünceler değiştikçe bu da değişebilir, insanlar dilediği soyadını almak isteyebilir, memnun olmadıkları soyadlarını değiştirebilir

birileri bir şeylerden rahatsız oluyor tartışmaya açıyor zaman alsa da değişim böyle gerçekleşiyor
0
freebird5406_2
(20.06.20)
Tolkien +1
0
black holes in the sky
(20.06.20)
Oglu ile biten soyadları genellikle Karadenizliler'de goruluyor sanırım. Bir tur soy övünmesi var. Hiç hoslanmadigim bir sey.
0
pass
(20.06.20)
Birçoğu mafya
0
kickboxer
(20.06.20)
düşünceniz makul değil.
--

oğlu ile biten soyadılarının genelde kalabalık ve varlıklı aileler olduğunu düşünüyorum. bende öyle bir izlenim oluşturuyor.
0
biseysorcaktim
(20.06.20)
Mafyatik takılmaları ve zengin olmaları da Karadenizlilikten ve müteahhitlikten geliyor.

Vaktiyle Istanbul'a hazine arazisine gecekonduyu dikip gün gelince müteahhit oluyorsunuz.

Aileniz, köyünüzdeki komşunuz, akrabalarınız vs. devlette geniş şekilde kadrolaşınca otomatikman elinizdeki çekiçle her gördüğünüzü çivi sanıyorsunuz.
0
pass
(20.06.20)
The cat in the hat +1 demeye geldim. Turkiye'deki kadınların sorunlarına bakınca bu soylediginiz gerçekten aşırı ufak bir şey; sorun bile değil.
0
fraise
(20.06.20)
soyadı olayını saçma bulmuyorum. patrilineal olması saçma. bence matrilineal aile seçeneği olmalı. bir noktada kendime bir soyadı seçip bunu çocuklarıma kendim aktarabilmeliyim. iki insan evlendiğinde isteyen diğerinin soyadını alır ya da hiç almaz, tercihe bağlı. eşcinsel evlilikler konusu da var üstelik ülkemizde geçerli olmasa da. biraz karmaşık bir mevzu.

dedem karadenizli evet. daha çok orada görüldüğünü bilmiyordum. dedem ailesiyle ilişkisini kesmiş bir insan, ben de hiç karadeniz'e gitmedim. varlıklı değiller bildiğim kadarıyla.

* elbette ufak bir sorun bu. ufak olduğu için duyuru'da başlık açtım. en büyük derdim bu değil, merak etmeyin. ama tamamen çöpe atılacak bir mevzu olduğunu da düşünmüyorum.
0
🌸fleur du mal
(20.06.20)
Bi erkek olarak ben de cinsiyetçi buluyor ve pek hoşlanmıyorum.

Zaten cumhuriyet ilk kurulduğunda bildiğim kadarıyla xoğlu diye soyad almak yasaktı. Bu tarz ünvanlar toplumda adaletsizlik yaratır diye. Hatta bizim soyadımız karadenizde meşhur bir sülale, ama mesela bi kısmı oğlu ile bitmeyen ve kısaltılmiş haliyken, yasa değiştikten sonra tekrar eski halini alıp o şekilde kullanan bi kısım insan da var. Ben oğlu ile olmadığı için mutluyum mesela.

Soyad mantığı hadi bi şekilde lazım ama bunun da cinsiyetçi olmayan bi orta yolunun bulunması taraftarıyım. Kadınların evlenince zorunlu olarak erkeğin soyadını alması ve çocugun soyadını babasından alması da mantıksız geliyor.

Şahsen ben -oğlu ile biten soyadları ciniyetçilikten bağımsız da sevmiyorum. Gereksiz bir uzatma geliyor. Fonetik olarak da kötü

Ayrıca soruyu soran arkadaşın hayattaki tek derdi bu değildir muhtemelen ama başka dertleri var diye bunu kafaya takmamalı diye bi durum yok :)
0
nundu
(20.06.20)
benimkide oğlu diye bitiyor ama ben çok seviyorum
canım soyadım :)
0
en_birinci
(20.06.20)
Sacmaliyorsun.
0
exlibris
(20.06.20)
Saçma olan ne var bu kadar. İnsanlar kendi isimlerini değiştirebilir aynı dinimiz kısmında islam yazması gibi. Ben takmıyorum zaman geçtikçe umursamadım bunları ama hoş olmadığı bir gerçek.
0
anarsika
(20.06.20)
Ermeniler mi acaba diye düşünürüm.

Kömürciyan
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(20.06.20)
bu türkiye'ye özgü bir olay değil. diğer dillerde de var. mesela isveç'te ....son diye biter soyisimler.
rahatsız olup değiştirilecek bir durum yok bence. oğul, evlat, soy demek.
0
yetkili birine benzeyen abi
(20.06.20)
Sorununu dogru tespet edememissin bence. Baba tarafi gibi anne tarafin da -oglu ile biten bir soyadina sahip olsaydi ayni cozum onerisini sunacagindan supheliyim. Ya da -oglu ile bitmeyen fakat yine de kendini ait hissetmedigin bir soyadin olabilirdi. Demek ki sorun ataerkillik degil soyadini degistirememenmis. Ama aslinda degistirebilirsin. Fakat resmen degistiremiyorsun.
0
dunal
(20.06.20)
Ya mafyalar falan konu nerelere gitmiş.dünyanın her yerinde olan bir durum bu,bizdeki oluşumları genelde lakaplardan geliyor.bilmemne köyünden bilmemne oğulları gibi.soyadı kanununda gezen memurlar önce buna müsade etmemişler ama bizimki gibi örneklerde 3 büyükdede 3 farklı soyadı almış,bunların ikisi sonra bambaşka bir soyadında buluşmuş ,bir tanesi alın atınızı diyerek aile lakabını oğlu ekleyerek tescil ettirmiş.
Bunun olmadığı bir yöre yok,işin ilginci kadınlar bu soyadlarını daha fazla önemsiyorlar.bir tanıdığım hem kendi oğullu soyadını hemde aslında akrabaları olan başka oğullu soyadını kocasında dolayı ben hem oyum hem buyum şeklinde kullanıyor.kadınlarda güce tapma durumu sanki daha fazla gibi.zamanında her gün yüzlerce telefon aboneliği açmış birisi olarak genel izlenimim bu.birde çok komik örnekleri var rastladığım.haşlamaoğlu vardı çok gülmüştüm birde kıpkırmızı bir adamdı.
Balkanlarda,ruslarda falan aynı durum ov,ev şeklinde kadınlarda bu eke a ekleniyor ova,eva gibi.kuzeye çıktıkça son’lar gelmeye başlıyor,düşüncenize en yatkını izlanda da mevcut x in kızı şeklinde orada,ahmetdottir gibi,yine baba adı ama en azından babasının kızı şeklinde,Ben buna ilk kez rastladiğimda çok şaşırmıştım.
0
duptıs
(20.06.20)
sizi rahatlatacaksa eğer eski türkçede oğul, cinsiyet fark etmeksizin evlat demek.
bu tarz soyadlarının bende bıraktığı etki ise köklü,eski ve bazıları söyleniş olarak çok havalı geliyor kulağa. etrafta binlerce saçma sapan soyadı varken bence şükredin.
0
gadjodilo
(20.06.20)
Igrenc buluyorum. Allaha esimin soyadi boyle olmasin diye cok dua etmistim ve malesef basima geldi. Köyluluk alert :/
0
kenarortay
(20.06.20)
gerçekten şu insanların ne dertleri var.

İskoç dilinde de "Mc" oğlu anlamına geliyor ama hiçbir iskoç kadın "ay bu patriarşiyi çağrıştırıyor" diye bu son ismi kullanmamazlık etmiyor.
0
Avoiding The Puddle
(21.06.20)
-oğlu ile biten soyadları hep beğensem de hiç bu açıdan bakmamıştım ve sana hak verdim. Ayrıca @r evolution da ben de farklı bir bakış açısı oluşturdu. Teşekkür ediyorum öncelikle.

Çoğunluğun saçma bulması ise şaşırtmadı. Toplumsal cinsiyet algıları dillerimize de yansımış pek tabii. Doğru olmayan bir şeyin yaygın olması ve bize artık normal geliyor olması o şeyi masum yapmıyor bence. Belki -oğlu ile biten soyadların kimseye bir zararı dokunmayacaktır ama bazı şeyleri değiştirmek için de temelden başlamak şart.
0
ruhen hastayim ben
(21.06.20)
Saçma +1
0
basond
(21.06.20)
(9)

ekmek tüketmeyince baş ağrısı sizde de oluyor mu?

glore
selamlar,çok ekmek tüketen biri değilim sadece sabahları ve bazen öğlen yiyorum.bir haftadır dikkat ettiğim nokta sabahları ekmeksiz kahvaltı yaparsam başım ağrıyor. bu durum sizde de oluyor mu?
selamlar,

çok ekmek tüketen biri değilim sadece sabahları ve bazen öğlen yiyorum.
bir haftadır dikkat ettiğim nokta sabahları ekmeksiz kahvaltı yaparsam başım ağrıyor.

bu durum sizde de oluyor mu?
0
glore
(19.06.20)
olmuyor da. hatta keyfi yiyorum ekmeği. bende su içmeyince baş ağrısı oluyor. yine baş ağrın olunca su içmeyi deneyebilir misin? Sonucu da yazabilir misin?
0
hitsumo
(19.06.20)
hiç olmadı.
0
sutlu nescafe
(19.06.20)
yooo
0
sizofren06
(19.06.20)
@hitsumo masada şişe var düzenli su içiyorum hocam
0
🌸glore
(19.06.20)
Eve ekmek almıyorum. Hiç olmuyor.
0
ruhen hastayim ben
(19.06.20)
Nein
0
Kittie
(19.06.20)
oluyor!

ben bunu çok net tecrübe ettim. bir ara diyetteyken sıfır ekmek tüketiyordum, bir hafta sonra başım dönmeye, halsiz hissetmeye başladım. neyi yanlış yapıyorum derken eski beslenme şeklime geçince baş dönmesi de geçti ve sonra doktora gittiğimde doktor bana "ekmek yemediğin için oluyor, biz size hiç ekmek yemeyin demiyoruz, sabahları 1-2 dilim yiyin" dedi, ben de o gün bugündür sabahları (öğünün önemi yok da) iki dilim yiyorum ve sıkıntı olmuyor. bir sürü b vitamini var ekmekte. yukarıdaki arkadaşlarımızın olayı ya genetik ya da bu vitaminleri başka yerlerden alıyorlar ama başka yerlerden almak da zordu benim bildiğim (et vs.).

aynı sorunu bir arkadaşımdan da duymuştum.

özet olarak, günde iki dilim tam buğday ekmeği tüketebilirsiniz, kilo açısından sıkıntı olmaz.
0
ahm1
(19.06.20)
yeterli kalori almıyorsun demek ki.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(19.06.20)
Ben ne kadar pilav, makarna yersem yiyeyim ekmek gibi olmuyor ve evet ekmek yememişsem başım ağrıyor.
0
Kediyi üzdün
(19.06.20)
(9)

zorunlu olmadan yapilan iyiligin miktari

in vino veritas
https://twitter.com/tolgaakpinar/status/1273528995062198272?s=19twitter'da, sozlukte linc etmisler kadini 10 euro da para mi hic birakmasaymis vs vs. diye. kadinin icinden gelmis oyle bir sey yapmis, yapmayabilirdi de kim ne diyebilirdi? bu durumda bile kadinin biraktigi para yuzunden linc edilmesin
twitter.com

twitter'da, sozlukte linc etmisler kadini 10 euro da para mi hic birakmasaymis vs vs. diye. kadinin icinden gelmis oyle bir sey yapmis, yapmayabilirdi de kim ne diyebilirdi? bu durumda bile kadinin biraktigi para yuzunden linc edilmesine anlam veremiyorum insanlar neden boyle? sizin fikriniz nedir? ozellikle lincci tayfanin gorus ve mantikli aciklamasini merak ediyorum.
0
in vino veritas
(18.06.20)
onların nefreti almancılara karşı olduğu için bir yerden vurmaya çalışıyorlar. malatyalı bir teyze 10 tl koysaydı kimse cimri demezdi. almancıları ben de sevmiyorum orası ayrı.
0
bohr atom modeli
(18.06.20)
Gönülden geçendir. Muhtemelen durumu çok da iyi değil. Ergen veya ergen zihinli kişilerin yorumları bence onlar.
0
Fusha
(18.06.20)
Linç kültürünün korkunç bir yere gittiğine güzel bir örnek. İnsanlar ne yapsa yaranamıyor artık kimseye. İsterse 5 euro bırakır isterse hiç bırakmaz. Her şeyi eleştiren tayfa bir rahat bıraksın artık insanları..
0
kostüm çok güzel prenses misiniz
(18.06.20)
Bunu linç edenler muhtemelen isyankar ergen tayfa. Hiçbir şeyi beğenmemeye yemin etmişler.
0
ruhen hastayim ben
(18.06.20)
En hastasi oldugum da bari 100 euro biraksaymis diyenler. 100 euroyu hayatlarinda gorduklerini sanmiyorum. 100 euroyla burada ekmek falan aliyoruz sanıyorlar heralde. Millet 1.5-2 haftalik mutfak alisverisi yapar tek kisi 100 euroya.
0
logisticsmanager
(18.06.20)
sözlükte de kimse dememiş, kadının durumu kötü olabilir ama muhtemelen kendi parasını bile kazanmıyor başkasının eline bakmak zorunda. para bırakmayıp sadece o notu bile bırakması çok anlamlı. kaldı ki bir öğrenci için 10 euro hiç de az değil, şu anki kurla 76 tl. paraya az demek ayıp bence. 10 lira bıraksaydı da az denmez. herkesin imkanı farklı.
0
curious mind
(18.06.20)
benim takıldığım 10 euro değil de almanya'da yaşayan bir türk'ün yazı yazmayı bilemiyor olması. hem cümle kuramıyor, hem de yazısı çirkin. bu insanlar en gelişmiş ülkelerden birinde refah içinde yüzerken biz burada o 10 euro için adam bıçaklayacak tiplerle birlikte yaşıyoruz.
0
attirmayin makedonun kafasini
(18.06.20)
Makedon hocam, takılmamak lazım. Almanya'ys gidip Almanca öğrenmeyen insan çok var. Ülkemizde de okuma yazma bilmeyen çok fazla insan var. Komşum emekli öğretmen ama karısı okuma yazma bilmiyor. Çok garip ama alışmak lazım artık. Maalesef.
0
Fusha
(18.06.20)
Saçma tabi ki. Bu ona devletin sağladığı bir imkan. Nitekim o kaldığı oda da, yatak da o öğrencinin şahsi malı değil, devletin sağladığı bir imkan yine. Öyle bir not bırakmak zorunda değilken bile harçlık bırakması gayet şık, içimizi ısıtan bir hareket. Ayrıca curious mind +1
0
black holes in the sky
(18.06.20)
(9)

Sevgilinizi ailenizle nasıl tanıştırdınız?

love my way
25 yaşındayım, kadınım. Sevgilim 26 yaşında, erkek. Bu yüzden mümkünse kadınlar cevaplarsa sevinirim aile içinde kız çocuğunuz anne babayla ilişkisi farklı olduğu için ama erkeklerden de tavsiyelere/görüşlere açığım.Durumum şöyle, çok utangaç ve içe kapanık bir insanım çocukluğumdan beri. Ailemle ro
25 yaşındayım, kadınım. Sevgilim 26 yaşında, erkek. Bu yüzden mümkünse kadınlar cevaplarsa sevinirim aile içinde kız çocuğunuz anne babayla ilişkisi farklı olduğu için ama erkeklerden de tavsiyelere/görüşlere açığım.
Durumum şöyle, çok utangaç ve içe kapanık bir insanım çocukluğumdan beri. Ailemle romantik ilişkilerimi değil arkadaşlarımla ilişkilerimi bile konuşmam öyle söyleyeyim. Hiçbir sevgilimi de tanıştırmadım şimdiye kadar, ki onlar da muhtemelen öyle gereksiz yüz göz olmak istemezlerdi her sevgilimle. Ama şimdi durum değişti çünkü seneye yazın evlenmeye karar verdik sevgilimle. Annem birkaç ay önce tanıştı, ki o buluşma da kendi adıma çok gergin ama genel olarak güzel geçmişti. İlk onaydan geçti yani. Şimdi hem babamla da tanışmasının zamanının geldiğini, hem de artık evlenmeyi düşündüğümüzü nasıl söyleyeyim nasıl açayım? Her türlü öneri ve deneyiminizi bekliyorum, isteyen özelden de yazabilir. Panik atak geçiriyorum lütfen yanıtsız bırakmayın asdghasda.
0
love my way
(16.06.20)
merhaba,
ben bu işlerden çok anlamam ama sanki önce tanıştırıp peşinden biraz zaman geçince evlenmeyi düşündüğünüzü söyleseniz daha iyi olur gibi geldi.
0
reavelyn
(16.06.20)
babanla da annen konuşsun bir zahmet.

bu arada ben özel olarak tanışmadım da tanıştırılmadım da. eşim ailesi ile birlikte bize geldi. öyle tanıştık cümbür cemaat. öyle tek tek tanışmak vs daha saçma bence.
0
elorelia
(16.06.20)
Ben sadece bir erkek arkadaşımı ailemle tanıştırdım. Ailem öncesinde biliyordu ilişkimizi. Bir akşam yemeğe gelsin mi diye sordum tamam dediler. Yemek yendi, muhabbet edildi, bitti. Aynısını kız kardeşim de yaptı geçen. Gergin bir ortam olmadı hiç. Gerçi evlilik düşünüyorsanız belki ailen daha ince eleyip sık dokuyabilir, bilemedim.
0
ruhen hastayim ben
(16.06.20)
Biz çok rahatız sanırım ya. Son iki sevgilimi de annemle lap diye tanıştırdım. Annemle araları benden iyi oldu. İşler ciddiye binse idi babamı arayıp baba benim bir erkek arkadaşım var ciddi düşünebileceğim biri, senle tanıştırmak istiyorum, öncesinde onayını almak istiyorum derdim. Tabiki eksteem bir durum olmadığı sürece onay verecek de fikirlerine değer veriyormuş manasında. Bu arada sevgilinin anne ile dedikodusunu yapmak efsane güzel birşey. Bu arada hepsi annemi benden daha iyi buluyor daha güzel daha neşeli daha konuşkan daha vs vs..
0
mobydick
(16.06.20)
Erkek kardeşimin de kız arkadaşı gelip 4 gün biz de kalmıştı, böylece tanıştık kaynaştık. Babam yoktu tabi o esnada. Bır de kot beyaz kısacık şort giymişti her yere onla gitmiştik. Akıllı kız vesselam. Beni istediğim gibi kabul edin dedi sessizce. Gerçi biz de öyleyiz de yine de başka bir aile olsa takılabilirdi. Ama biz dedikodusunu bile yapmadık bu durumun. Sadece hep içimden düşünmüşümdür bu durumu, buraya yazmak kısmetmiş. Şimdi giymez öyle mesela. Öyle yani. Çok kasmayın ya hepimiz insanız nihayetinde..
0
mobydick
(16.06.20)
Herşey mükemmel olur adamdan olmaz, hiçbirşey istediğiniz gibi olmaz ama adamla olur. Garip işler bunlar.

Bu arada 29 K
0
mobydick
(16.06.20)
evden ayrıldığımdan beri annemle tanıştırma konusunda oldukça gebeşim, önüme geleni laps diye getirip tanıştırdım. ama hepsini arkadaşım sıfatıyla tanıştırdım, annem saf olmadığı için anlıyordu tabi "arkadaş"ı. sadece son sevgilimi sevgilim sıfatıyla tanıştırdım. ama annem onu daha tanımadan o kadar sevmedi ki uzun süre tanışmayı reddetti. (eski) sevgili de ısrar ediyordu annemle tanışmak için. farklı şehirlerde olduğumuz için idare edebildim, sonunda 1.senemizde annem ve ananemle tanıştırdım (baba yok). annemlerin yaşadığı şehre gitmiştik birlikte, ananemin evine geldi öğlen yemeğe. annem hoşlanmadığını belli etti (en azından ben anladım), eski sevgililerimden fln bahsetti. ananem iki dk yalnız kaldıklarında klasik anane soruları sordu. (eski) sevgili çok rahattı, hiç gerilmedi, rahatlığını, kibarlığını korudu. evet anneme rağmen. annem hiçbir zaman sevmedi onu, hala da sevmez. ananem çok severdi ama. neyse umarım seninki de rahattır, rahat olun rahat olmanız önemli. sen de gerilme. çok gerilirsen öncesinde iki kadeh bişey iç bak ciddiyim.
0
pati
(16.06.20)
Çok teşekkürler öncelikle hepinize. Benim en büyük sorunum kendi çekingenliğim ve böyle konularda ailemle nasıl iletişim kuracağımı bilememem. Yoksa ailem geri kafalı insanlar değiller, elbette kızacaklarından falan korkmuyorum ama bir sene öncesine kadar evlilik düşünmeyen insandım, bir anda böyle nasıl davranacağımı bilemedim her şey çok garip geliyor aghsdas. Sanırım en rahatı anneme söylemek olacak elorelia'nın dediği gibi, o konuşsun babamla. Artık nasıl çocuk, ciddi mi düşünüyorsunuz falan gibi yüzleşirlerse de iman gücüyle tek seferde yanıtlar öyle bayılırım utançtan asghasda. Allahtan erkek arkadaşım çok mülayim bir insan, yemekte o idare eder durumu. Bir-iki kadeh bir şey içip rahatlama önerisini de değerlendireceğim pati asgdasdd.
0
🌸love my way
(16.06.20)
Bence işler iyice ciddiye binmeden tanıştırma. Kafanızdaki plan mesela “kasımda istemeye gelsinler” ise, eylülde tanıştır. Bu süreçte de annen hafiften hafiften çıtlatsın babana. Tanışmadır istemedir nişandır bu tarz işleri ne kadar kısa zaman içerisinde halledebilirseniz, işler o kadar problemsiz yürür. Tecrübeyle sabit.
0
physcos physcos
(17.06.20)
(8)

şahsiyet vs. masum

semaforo de medianoche
türk dizilerine ön yargılıydım epeydir ama sağda solda duydukça merak ettim, bunlar kaliteli yapımlar mı sizce? ve de hangisi size göre daha iyi? bunlardan birine başlayabilirim yakında. 7yüz ve yeni çıkan çıplak'ı da merak ediyorum bunların yanında, onlar hakkında da yorumlarınızı merak ediyorum.bi
türk dizilerine ön yargılıydım epeydir ama sağda solda duydukça merak ettim, bunlar kaliteli yapımlar mı sizce? ve de hangisi size göre daha iyi? bunlardan birine başlayabilirim yakında. 7yüz ve yeni çıkan çıplak'ı da merak ediyorum bunların yanında, onlar hakkında da yorumlarınızı merak ediyorum.

bir de bir dizinin ağır olması onu otamatik olarak kaliteli yapmaz, türkiye'de böyle bir algı var gibi geliyor bana. ooo ağır dizi iyi oyuncular var iyi diyeyim buna şeklinde düşünceler. özellikle masum bana bu algı sayesinde iyi olduğu düşünülmüş bir iş gibi geldi ama sadece ön yargılar bunlar tabi.
0
semaforo de medianoche
(14.06.20)
şahsiyet daha kaliteli.

7yüz'ü beğenmiştim. her bölüm farklı konular işliyor. güzel.

daha önce bu tarz Türk yapımları göremedik. ekstra beğenilmesinde bu durumun da etkili olduğunu düşünüyorum.

Ama şahsiyet kesinlikle kalitetli. masum'u ve 7yüz'ü de izleyin onlar da kaliteli.
0
fezagezgini
(14.06.20)
Türk dizilerini sevmiyorum ama bu iki yapımı Haluk Bilginer var diye izlemiştim. Masum’u daha çok beğenmiştim ben. Okan Yalabık olduğu için sanırım. Bir diziden beklentine göre değişir. Ben kahvaltı yaparken izliyordum keyif alıyordum.
0
ruhen hastayim ben
(14.06.20)
masum'un yazarı orijinal bir adam olduğundan kelli, izlemek için şahsiyeti öne alın bence. gerçi onda da polisiye sevmeniz lazım azıcık.

ben bozkır'ı da beğenmiştim. masum ve şahsiyetten sonra bozkır, 7yüz'ün birkaç bölümü gelir. 7yüz'ün bazı bölümleri çok saçma gelmişti, hafif kalmıştı.
0
lovemyself
(14.06.20)
7yuz'de cem davran cok hosuma gitmisti. Ilk bolumdu galiba.

Sahsiyet vs masum derseniz de masum derim.
0
brkylmz
(14.06.20)
Ya yanlış anlama da ikiside böyle bir soruyu gerektiren diziler değil. Çok uzunda değil otur ikisinide izle. Tüh niye izledim demezsin hatta üstüne bozkır ıda izle. Ama diyorsan ki kardeş benim vaktim kıymetli, ikisinde izleme boşver
0
infernalcadre
(14.06.20)
şahsiyet güzel. masum sıradan bence. izlenir mi? izlenir ama öyle farklı değil. tülin için izlenir.
0
seyduna6687
(14.06.20)
ikisi de cok iyi. hatta uluslar arasi duzeyde de iyi. Sahsiyet belki bir tik iyi olabilir.
0
msb
(14.06.20)
İkisini izledim, ben masum u daha çok sevdim. İkisi de güzel dizi onda sorun yok ama şahsiyet biraz uzatılmış gibi geldi bana kısa dizi olmasına rağmen. Türk dizileri içinde kaliteli yapım ikiside.
0
Topalordek
(14.06.20)
(2)

ALDO shoes ayakkabıları dar kalıp mı?

damba
Bir yorum okudum ayakkabı kalıplarının dar olmasına dair de. Bütün ayakkabılarda mı böyle, yoksa ayakkabıya göre fark ediyor mudur? Bazı markalarda genel bi darlık oluyor ya, o bakımdan soruyorum.
Bir yorum okudum ayakkabı kalıplarının dar olmasına dair de. Bütün ayakkabılarda mı böyle, yoksa ayakkabıya göre fark ediyor mudur? Bazı markalarda genel bi darlık oluyor ya, o bakımdan soruyorum.
0
damba
(10.06.20)
Yarım numara dar bence.
Ben İnci, Kemal Tanca gibi markalarda topukluda 37 alıp önüne yarım tabanlık koyduruyorum. Aldo da 37 tam oluyor
0
cilekli pasta
(10.06.20)
Bence de yarım numara dar. Ama büyük numarasını denediğimde de bol oluyor.
0
ruhen hastayim ben
(10.06.20)
(9)

HIV hakkında endişelenmiyor musunuz?

Ranchoddas
herkese merhaba, ben kaç yıldır eğitimli bi insan olduuu düşünerek gezdim ama HIV hakkında olayın tüm ciddiyetini askerde öğrendim ve 6-7 aydır aklımda dönüyordu test yaptırdım ve negatif çıktı. Ama ömrümden ömür gitti, gerçekten ben iyi bir üniversitede mühendislik okumuş bir insan olarak böyle mal
herkese merhaba, ben kaç yıldır eğitimli bi insan olduuu düşünerek gezdim ama HIV hakkında olayın tüm ciddiyetini askerde öğrendim ve 6-7 aydır aklımda dönüyordu test yaptırdım ve negatif çıktı. Ama ömrümden ömür gitti, gerçekten ben iyi bir üniversitede mühendislik okumuş bir insan olarak böyle mallıklar (geçmişini bilmediğim insanlarla korunmasız sex) yapıyorsam birçok insan da yapabilir diye düşündüm. Türkiye'de 5-6 kat artmış son 5 yılda. Siz ne düşünüyosunuz bu konuda bilgilerinizi nereden edindiniz?
0
Ranchoddas
(06.06.20)
Bir tanıdığım üniversite hastanesinde doçent ve bu tarz hastalıklarla ilgileniyor. Doktorluğunun başında birkaç ayda bir aids hastası görünce seviniyorlarmış çünkü aids hastası çok az olduğu için ancak yeni hasta geldiği zaman hastalığın seyrini doğru düzgün görüp tecrübe kazanıyorlarmış ama artık günde 1-2 tane hiv-aids tanısı koyuyorlarmış malesef...

Sorunuzla alakalı kendi açımdan konuşacak olursam ben tıpçı olduğum için hep az çok bilgim vardı ve bulaşma yollarını bildiğimden pek kafaya takmadım ama kesinlikle kafaya takılması gereken bir konu, haklısınız.
0
sys coyg
(06.06.20)
HIV pozitifim, senin kadar umurumda değil :) tıbbi açıdan son derece basit ve zararsız bir hastalık çünkü. kanser olmaktan 100 kat daha fazla korkmalısın. çünkü HIV'nin bulaşma yolları çok net ve dolayısıyla o kadar da kolay değil. sevgilin veya eşin olmayan insanlarla seks yaparken her zaman korun ve makas, jilet gibi kişisel eşyalarını başka insanlarla paylaşma yeterli. bunun dışında alacağın hiçbir önlem yok zaten, HIV hiçbir sosyal ilişkiyle bulaşmayan bir virüs.
0
nathanieltroy
(06.06.20)
niye endişeleneyim tanımadığım kişilerle korunmadan seks yapmadığım sürece ki? oral seksle bile geçebilen bir şey değil. korunmadan seks yapıldığı takdirde dahi geçme ihtimali bayağı düşük ki geçse dahi tedavi yöntemleri eskisi gibi değil.

nathaniel +1
0
bohr atom modeli
(06.06.20)
evet aslında baya bi araştırdım hiv taşıyıcısı olmanın pek bir şey değiştirmediğini de görmüş oldum, olay zaten bulaşma yolundan ziyade konu hakkında çok bilgisiziz ve eminim birçok insana yayılıyor ve aids'e çevirmeden fark etmeyecek de bir sürü insan var. türkiye'nin bu halini biraz vahim görüyorum bilinçlilik konusunda. kimse test yaptırmıyor ve ben de yaptırmamıştım, aklımın ucundan bile geçmedi mesela. kimse de demedi ki gel yapalım, şöyledir böyledir. bana bu durum hiç normal görünmüyor.
0
🌸Ranchoddas
(06.06.20)
Genel eğitim düzeyinin bulaşıcı hastalıklara karşı önlem alınması konusunda hiçbir etkisi yok. Hastalıklara sahip insanlarla karşılaşmadan ya da o hastalıkların nedenleri ve sonuçları hakkında bilgilenmeden bir hassasiyet gelişebilmesi de çok mümkün değil.

Bunlar dışında bizim toplumumuz genelinde sağlığına dikkat eden insanlarla dalga geçilmesi günümüzde azalsa da hala bitmiş bir gelenek değil.

Bilinçlenme düzeyi artmamasına rağmen cinsel aktivitede de artış yaşandığı bir gerçek. Haliyle hiv'nin daha da çok yayılması kaçınılmaz.

Yapılacak şey zamanında ve doğru cinsel eğitim verilmesi. Ama biz gençlerin seviştiği gerçeğini yok sayıp cinsel eğitimi de ayıp görüyoruz. Bir okulda doğru düzgün bir cinsel eğitim verilse velilerin birçoğunun tepki vermesi senaryosu hiç de şaşırtıcı gelmiyor.

Kısaca insanların suçu yok. Ülke politikası sadece kişisel gelişimle kendini kurtarabileceğin bir seviyede. O açıdan hasbelkader kendini cinsel yolla bulaşan hastalıklar konusunda bilinçlendirmediysen "allaha emanetsin"

En büyük yanılgı da "ben güvenmediğim insanlarla birlikte olmuyorum" yanılgısı. Sen olmuyorsun, belki senin güvendiğin insan da böyle bir birliktelik kurmuyor; ama ya onun güvendiği kişinin böyle bir takıntısı olmadıysa? O zaman ne olacak? HIV hızla ortaya çıkan semptomlar göstermiyor. 10 yıla kadar pencere dönemi var. Güvendiğiniz kişinin gençlik zamanında savsaklamasının çilesini siz çekebilirsiniz.
0
mentuhotep
(06.06.20)
Seviştiğimiz her insanın kimle ne yaptığını bilebilmek mümkün değil. Tek gecelik bir ilişkiden de tanıdığımız bir kişiden de bu hastalığı alabiliriz. O yüzden her daim önlem alınmalı diye düşünüyorum.

Mesela geçen ay hpv aşısının ilk dozunu yaptırdım. Yaş ve cinsiyet itibariyle yüksek koruma sağlayacağını söyledi jinekolog. Ama bu aşıyı her birey ortaokulda yaptırsaydı, devlet bu aşıyı karşılasaydı bu hastalığın görülme olasılığı ciddi anlamda düşecekti. Bilinçsiz insanlar tarafından yetiştiriliyoruz ne yazık ki ve kendi önlemlerimizi kendimiz almalıyız.

Ayrıca hiv’i yine korunarak büyük oranda engelleyebilirsin. Hpv buna rağmen bulaşabilen bir hastalık. Onun için daha çok endişelenmen lazım.
0
ruhen hastayim ben
(06.06.20)
Hiç korunmasız seks yapmadım. Yılda iki kere düzenli olarak test yaptırıyorum.yetmedi aşısını oldum. Önümüzdeki ay 3.sü olacak. Bana bir şey olmasa bile kimsenin sağlığıyla oynamak istemem. Temel bilinç yetiyor bunu öngörebilmek için.
0
monseur thenardier
(06.06.20)
Hiç korunmazsiz seks yapmadım. Mümkün oldukça da seks'i penetration olmayan şekillerde yürütmeye çalışıyorum, sürtünme gibi. Oral bile pek tercih etmiyorum.
0
howfaristhesky
(06.06.20)
Şu an düzenli ilişkim var ancak öncesinde korunmasız seks kesinlikle yapmadım. Dolayısıyla beni HIV'den çok HPV daha çok endişelendiriyor. Partnerimi biraz ince eleyip sık dokuyup seçtiğim için şu ana kadar çok şükür HPV de kapmadım gibi görünüyor.
0
roket adam
(06.06.20)
(11)

Sadece eyeliner varsa makyaj olarak o şekilde uyur musunuz?

damladamla
Yoksa rahat edemem mutlaka silerim mi?
Yoksa rahat edemem mutlaka silerim mi?
0
damladamla
(05.06.20)
Yüzümde hiçbir şey yoksa bile sabah akşam temizliyorum.
0
danbrownie
(05.06.20)
Birkaç saat sonra gözüm kaşınıp yanmaya başladığı için silerim. Çok yorgun/sarhoşken silmeden uyuyabilirim.
0
kobuzchu kiz
(05.06.20)
dışarıdan gelmiş olmam ya da hiç çıkmasam da evin içinde sabahtan akşama kadar zaman geçmesi yüzümü temizleyip nemlendirmem için yeterli.
0
jimjim
(05.06.20)
eyelinersa silmeden uyumamaya calisirim ancak kobuzchu kiz'in dedigi gibi uykudan ölüyor veya sarhosluktan bayiliyor olursam silmeye usenirim. gozkalemi ise bu durumlar disinda da bazen usenip istisna yapabilirim. ama bunlar disinda cok yapmasam da ten makyaji, rimel, far filan varsa mutlaka silip oyle yatarim.
0
in vino veritas
(05.06.20)
yattığım yeri bulamayacak kadar alkollü falan değilsem yüzümü her türlü temizlerim.
0
sanguine mcqaer
(05.06.20)
Makyaj yoksa da temizlemeden uyumam +1
Eyeliner, göz kalemi falan ten makyajı kadar temizlemesi çok zor değil zaten o yüzden üşenmem.
0
aquarium
(05.06.20)
Hicbir sekilde yuzumde makyajla uyumam. Ama bi kere asiri sarhos olup sizmistim. Tek istisnam.
0
matilda
(06.06.20)
Silerim. Makyajla uyumam asla.
0
ruhen hastayim ben
(06.06.20)
1-2 kere çok sarhoş ve yorgundum, sabah dilediğim kadar uyuyabilecektim, öyle olunca silmeden uyumuştum. Uyanınca hemen silmiştim çünkü gözüm acıdan açılmıyordu.
Ama normalde asla yapamam. Gözlerim mahvolur zaten.
0
megalomaniac
(06.06.20)
Silerim. Sadece eyeliner de olsa makyaj makyajdır. Cildime acımasam yastık kılıfıma acırım; o kadar sürtünmeyle illa gözden çıkıp bulaşır. Uykusuzluktan ölüyorsam bile pamuğa iki damla makyaj temizleyici döküp silmek vakit almıyor.
0
wish i could find a way to disappear
(06.06.20)
makyaj yapmiyorum. kirk yilda bir eyeliner surerim. eve gelir gelmez de silerim.
0
batlegolas
(06.06.20)
(13)

Gunde kac öğün yemek yiyorsunuz ??

hindistan cevizi
Karantina benim butun beslenme duzenimi sarsti. Bazen tek öğün, bazen surekli yiyorum. Sizde durum ne? Kac ogun yiyosunuz, kalori hesabi yapiyo musunuz?? Teşekkürler.
Karantina benim butun beslenme duzenimi sarsti. Bazen tek öğün, bazen surekli yiyorum. Sizde durum ne? Kac ogun yiyosunuz, kalori hesabi yapiyo musunuz?? Teşekkürler.
0
hindistan cevizi
(03.06.20)
Geç uyandığım için 2 öğün. Kahvaltıyı 2de yapıyorum, akşam da 8 gibi yiyorum.
0
cemallamec
(03.06.20)
2 bazen 3
0
ya ben lan neyse
(03.06.20)
Gec uyanirsam kahvaltiyi atlamis oluyorum 2
Normalde 3
0
Kittie
(03.06.20)
If yapıyorum çok uzun süredir.
Kalori hesabı yapmıyorum.
1 ya da 2 öğün yiyorum
0
kisa
(03.06.20)
Normalde 3 öğündü. Öğlenleri çorba içerdim. Karantinada kahvaltı ve akşam yemeğine düşürdüm.
0
ruhen hastayim ben
(03.06.20)
3 öğün düzenli yerim sağlıklı beslenirim. Kalori hesabı yapmadım hiç.
0
Amaranta ursula
(03.06.20)
1 ya da 2 öğün. kalori hesabı yapmıyorum, zaten 44 kiloyum.
0
tabirimekruh
(03.06.20)
normalde 2 idi ama son 2.5 aydır evde olduğum sürece 1-1.5 diyebilirim. sabahları bazen tost yiyorum ufak 0.5 o. kalori hesabı yok.
0
tepedeki psychedelic adam
(03.06.20)
2 buçuk gibi. Intermittent fasting yapıyorum ben de: öğlene yakın kahvaltı ve akşamüstü de düz yemek, arada da meyve/kurabiye/cips evde ne varsa atıştırıyorum. Kalori saymıyorum çünkü daha önce o işlere girip kafayı yemiştim.
0
peki madem
(03.06.20)
Genelde iki öğün, kalori hesabı yapmıyorum ama sağlıklı beslenmeye dikkat ediyorum
0
euteamo
(04.06.20)
2 ogun. Sabah 9da da yapsam 12de de yapsam iki ogun yiyorum. Biraz saatleri degisebiliyor ama 8-9u da gecmiyorum pek. Karantina resmen yeme aliskanliklarimi degistirdi benim. Surekli disarlarda oldugum ve sabit duzenli yeme saatim olamadigindan boyle saa besleniyormusum.
0
red g
(04.06.20)
1 ya da 2
0
camussar
(04.06.20)
3 deaf yiyorum. Resmen asker nizamında. Işe de evden götürüyordum, karantina da hiçbir şey değismedi. Kalori hesabı yapıyorum. Ben yapmıyorum da yemekleri yapan yapıyor (*-*). 10 senedir cips yemedim galiba. Sporcu +1
0
velvetmorning
(04.06.20)
(17)

8 Yıllık Kiracının Alması Gereken Depozito

probiyotik
Merhaba,8 yıl önce 600*2=1200 TL 2 kira depozito vererek girdiğimiz evden çıkacağız. Güncel kira 1200 tl, bizim 2 kira üzerinden depozito mu almamız gerekiyor?8 yıl önceki 600 tl olan kira şu an 1200 TL olduğuna göre bizim 2 kira depozito olarak 1200 TL iade almamız saçma olur; ancak kanunlarda ev s
Merhaba,

8 yıl önce 600*2=1200 TL 2 kira depozito vererek girdiğimiz evden çıkacağız. Güncel kira 1200 tl, bizim 2 kira üzerinden depozito mu almamız gerekiyor?

8 yıl önceki 600 tl olan kira şu an 1200 TL olduğuna göre bizim 2 kira depozito olarak 1200 TL iade almamız saçma olur; ancak kanunlarda ev sahibini koruyacak saçma bir yasa var..

Kanunda ev sahibi bu parayı bir hesaba yatırmalı, eğer hesapta faizle değerlenmişse o şekilde, değerlenmemişse de o günkü para yatar demişler.

Not: Kontratta "depozito 2 kira bedeli olarak alınmış ve 2 kira bedeli olarak iade edilecektir" yazıyor. Ama tabii kontrat 1 yıllık.

Teşekkürler

Edit: Yeni ev tutulduğu için son aylara sayamayacağız. Sözleşmeyi ekledim. Emlakçı 22.maddeyi eklerken bir bildiği vardı sanırım..
0
probiyotik
(03.06.20)
En rahatı son iki kirayı ödememek. Ama güncel kira ile depotizo almanız gerekiyor diye düşünüyorum.
0
allah yazdiysa bozsun
(03.06.20)
8 yıl önce kaç tl ise şimdi de odur. Yani 1200 almanız lazım. Bence 8 yıl oturduğunuz evden çıkarken 1200 liranın çok hesabını da yapmayın.
0
mg3929
(03.06.20)
Depozitonun güncellendigini duymadım. Ne kadar verdiyseniz o kadar alırsınız.
0
elorelia
(03.06.20)
8 yıllık kiraci olarak gecen ay yaşadım ayni durumu. Bayağı arastirdim herkes baska bir şey söyledi. Anladigim kadarıyla ağzı laf yapan kazanıyor. 1 kira depozitomuz icerdeydi, son ay kira vermedim. Vicdanim gram sızlamadı ve pişman da olmadım. Depozitoyu döviz ya da kontrata 1 kira karsiligi yazdirmak en iyi çözüm.
0
pass
(03.06.20)
Düşününce mantıklı olan şu aslında. Eve girerken iki aylık bir bedel ödemişsiniz. Şimdi çıkarken de iki aylık bedel alınmalı. Enflasyonda kiralar 600 liradan 1200 lira olmuş.
0
ruhen hastayim ben
(03.06.20)
ben de duymadım öyle bir şey. genelde bu tarz sorunlarla karşılaşmamak için dolar ile depozito ödeyenler oluyor.

şöyle bir şey buldum ama kanun maddesi nedir bilmiyorum

Kira Depozito İadesi Güncel Kira İle Mi Olur, Yoksa İlk Kira Bedeli İle Mi? Bu konuda yaşanan sorunlardan biri de depozito enflasyon hesaplamasıdır. Depozitosunu Türk Lirası olarak veren ve uzun süredir kiracı olan kişilerin parası değer kaybına uğradığı için tartışma yaşanmaktadır. Yeni kanuna göre ev sahibi depozito tutarını bankaya yatırmakla zorunlu olup eğer bu paraya faiz işletmediyse yani vadesiz hesaba yatırdıysa ilk kira bedeli üzerinden ödeme yapar yani aldığı parayı iade eder. Ancak paraya faiz işletildiyse bu durumda söz konusu para faizi ile geri ödenmelidir.

Haberin Tamamı İçin: www.emlak365.com
0
burya
(03.06.20)
mantıken 2 aylık kirayı almanız gerekir tabii ki ama önemli olan kanunda ne yazdığı. o konuda fikrim yok. muhtemelen kanuna göre ne verdiysen onu alıyorsundur.
0
ahm1
(03.06.20)
Mantıken 2 aylık kira. Sonuçta yeni gelen kiracıdan da o 2 kira depozito alacak yine.
0
catch the arrow
(03.06.20)
kiracı çıkıp da "mantıken şöyle böyle olmalı" diyor. böyle bir olay yok. depozito ne kadar verildiyse o kadar geri alınır. dolar depozito olayı sırf bu değer kaybından kurtulmak için ortaya çıktı.

not: çok sayıda kontrat ile hem kira ödemiş ve hem kira kazanmış biri.
0
507
(03.06.20)
kontratta ne yazıyorsa o.
0
argent dawn
(03.06.20)
yazılan rakam neyse o.

ben ev sahibi olarak sözleşme yaparken ek madde yazıp "bir kira karşılığı depozitoyu peşinen aldım. sözleşme sonunda depozitodan düşülecek masraf olmadığı sürece son kirayı ödemeden çıkacaktır." yazıyorum. bundan önceki kiracı para vermiş altın karşılığı yazmıştık. 2 kira depozito vermişti son 3 kirayı ödemeden çıkmıştı. (altının aşırı değerlenmesi) ev sahibi olarak tavsiyem ya kira karşılığı diye not düşürün ya da kanunlar elbette izin veriyorsa altın yahut döviz olarak depozito verin. ev sahibiniz insansa zaten 2 kirayı ödemeden çıkın der değilse yapabileceğiniz ne yazık ki bir şey yok.
0
phonex
(03.06.20)
D. Kiracının güvence vermesi

MADDE 342-Konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşmeyle kiracıya güvence verme borcu getirilmişse, bu güvence üç aylık kira bedelini aşamaz.

Güvence olarak para veya kıymetli evrak verilmesi kararlaştırılmışsa kiracı, kiraya verenin onayı olmaksızın çekilmemek üzere, parayı vadeli bir tasarruf hesabına yatırır, kıymetli evrakı ise bir bankaya depo eder. Banka, güvenceleri ancak iki tarafın rızasıyla veya icra takibinin kesinleşmesiyle ya da kesinleşmiş mahkeme kararına dayanarak geri verebilir.

Kiraya veren, kira sözleşmesinin sona ermesini izleyen üç ay içinde kiracıya karşı kira sözleşmesiyle ilgili bir dava açtığını veya icra ya da iflas yoluyla takibe giriştiğini bankaya yazılı olarak bildirmemişse banka, kiracının istemi üzerine güvenceyi geri vermekle yükümlüdür.





www.erdemakcay.av.tr
guvence-iadesi/
0
corneillus
(03.06.20)
8 yıllık kiracı iseniz bu uzun bir süre önce ev sahibiyle konuşun çünkü evde deformasyon hasar elbette vardır.Önce düzgünce anlaşmaya çalışın direkt kirayı içeride bırakma durumuna getirmeden olayları.
0
shredd
(04.06.20)
Ev sahibin senin paranın bekçiliğini mi yapacak? Kaç para verdiysen o kadar alırsın, türk lirası olarak.
0
Kahir ekseriyet
(04.06.20)
kac para verdiysen o kadar geri alirsin.
0
baldur2
(04.06.20)
2 kira verdiysen 2 kira alırsın budur. ben de kiracılarıma o şekilde davranıyorum ama coğu ev sahibi bunu kabul etmiyor çakallıklarına. siz diretin diretebildiğiniz kadar. ha bir de sen 1200 verdin kardeşim zaten diyen adam depozitonu da ödememek için bin bir türlü takla atar çünkü "son aylara sayamayacağız" demişsin.
0
bisorumvargaliba
(04.06.20)
Burada birim kira olduğuna göre, an it itibariyle kira bedeli ne kadarsa odur.
0
Unde bach canim
(04.06.20)
(4)

karın kaslarım çok güçsüz

yuvarlanantencereninkapagi
en basit karın egzersizini yaparken bile ölüyorum. yapamıyorum açıkçası. napmaliyim? ne kadar zorlasa da yapmaya mi çalışayım?? youtube'dan beginner diye açtığım egzersize bile max 2 dk dayanabiliyorum. en basit şekilde nasıl güçlendirmeye başlayabilirim?
en basit karın egzersizini yaparken bile ölüyorum. yapamıyorum açıkçası. napmaliyim? ne kadar zorlasa da yapmaya mi çalışayım?? youtube'dan beginner diye açtığım egzersize bile max 2 dk dayanabiliyorum. en basit şekilde nasıl güçlendirmeye başlayabilirim?
0
yuvarlanantencereninkapagi
(03.06.20)
Sadece karnı değil genel olarak core bölgesini komple çalıştır, bunu yaparken de her bölge için olduğu gibi kademeli bir yükleme yap. Misal core çalıştıran en güzel hareketlerden biri deadbug çalışmasıdır, bunu günlük ya da haftalık yüklemelerle çalışabilirsin, güç öğrenilebilir bi yetenektir, bunu sinir sistemine doğru şekilde öğretmen gerekir, bunun tek yolu da en düşükten başlayıp yükleme yaparak ilerlemektir. Senin için en düşüğü günlük 1 dakikaysa 1 dakika yaparsın, bi sonraki hafta 2 dakika. Böyle böyle zamanla güçlenirsin.
0
angelus
(03.06.20)
Karin benim de en zorlandığım bolge. Üstüne gide gide oluyor. 3 tane mekik cektim diye kucumseme mesela 5 10 artiyor hepsi. Sabirli olmak gerek. Zorlayabildigin kadar zorla canin cok acirsa birak.
0
sanguine mcqaer
(03.06.20)
plank duruşu yapın bolcana :)
0
durme
(03.06.20)
Kaslar yıkıma uğradıkça gelişiyor.. O yüzden 2 dakika boyunca yaptığınız egzersiz de size fayda sağlayacak. Gittikçe dayanabilme zamanınız uzayacağı için burada önemli olan “bir saniye bile daha egzersiz yapamayacağım” kıvamına gelebilmek. Sonunda ölüp bittiğiniz 2 dakikalık egzersiz kaslarınızı güçlendirecek.
0
ruhen hastayim ben
(03.06.20)
(3)

eğitim bilimlerine nasıl çalışılır?

anarsika
sınava 3 ay var. kabaca 150 videoya yakın konu anlatamı var. alan sınavına girmeyeceğim. yetişir mi? video izlemek mantıklı mı? tecrübesi alan varsa paylaşsın lütfen.
sınava 3 ay var. kabaca 150 videoya yakın konu anlatamı var. alan sınavına girmeyeceğim. yetişir mi? video izlemek mantıklı mı? tecrübesi alan varsa paylaşsın lütfen.
0
anarsika
(03.06.20)
Mustafa top. Kuram yayınları. Gelmiş geçmiş en iyi anlatıcı. Tavsiye ederim.
0
ruhen hastayim ben
(03.06.20)
O kadar videoyu izleyemezsin. Hem de gereksiz. Pegem konu anlatımını al ve oku. Konu başlıklarından kavram haritası gibi özet not çıkar.
Sadece benim hocamdan ölçme derslerini video izlesen yeterli olur. Öğrenme psk. ve program gel. için belki zorlanırsan video izle ama o da gereksiz bence.
Şu kpss’ye ne olur okuldaki vize/finallere çalışır gibi çalışın. Hızlı ve ayrıntısız. Okuyup geçin.

Pegem’den başka kaynak kullanmayın. Yıllardır bu işi yapan ve Ösym’nin tarzına en uygun yayındır. Farklı kaynaklarla kafa karıştırmayın. Genel kültür için pegem dışı kullanabilirsiniz ama yine güvenilir yayınlar olsun lütfen.
Kpss’ye hazırlanan her tanıdığıma söylüyorum, dinlemiyorlar yine gidip sınavda ayrıntılı düşünüp hata yapıyorlar.
0
coca cola
(03.06.20)
bence de ölçme haricinde video izlemek ile zaman kaybetmemek lazım. altyapınız ne durumda bilmiyorum ama iki hafta konu çalışma, ondan sonra sürekli deneme çözümü. deneme zaten bir saat sürüyor, yarım saat de yaptığınız yanlışlar üzerine çalışın. 10-15 denemeyi geçtikten sonra neredeyse karşınıza çıkmamış soru tarzı ve seçenek kalmamış olacak. bu şekilde kendi gelişimini seyretmek haz verir ve motivasyonu artırır. yoksa sürekli çalış çalış insan perişan olur, dünyanın en sikko konuları.
0
bruges
(03.06.20)
(4)

10 sene sonra piyango vuracak deseler...

sacrilegious
40lı yaşlarınızda bugünün parasıyla 5-10 trilyon ikramiye kazanacağınızı bilseniz bugün yaşantınızda neyi değiştirirdiniz? Nasıl bir hayat sürerdiniz?
40lı yaşlarınızda bugünün parasıyla 5-10 trilyon ikramiye kazanacağınızı bilseniz bugün yaşantınızda neyi değiştirirdiniz? Nasıl bir hayat sürerdiniz?
0
sacrilegious
(01.06.20)
yine akademiye yoğunlasirim. doktora yaparim.
0
lycoxin
(01.06.20)
Aynı şekilde devam ederdim.
0
ruhen hastayim ben
(01.06.20)
İşi gücü bırakır gezer dolaşırım.
0
materyalist imam
(01.06.20)
sagligima biraz daha dikkat ederdim.
0
chezidek
(01.06.20)
(16)

Bu evlilik bitmeli mi?

el magico
Selamlar,Uzun açıklamalı bir soru olacak. Sabrınız için şimdiden teşekkürler. Soruma yanıt verirken cinsiyet ve seçtiğiniz şıkkı yazarsanız çok sevinirim. 4 yıllık evliyiz. 1,5 yaşında bir kızımız var. 5 aydır boşanma konusunu ciddi ciddi düşünüyoruz. 2 aydır terapi görüyoruz ama neredeyse hiçbir şe
Selamlar,

Uzun açıklamalı bir soru olacak. Sabrınız için şimdiden teşekkürler. Soruma yanıt verirken cinsiyet ve seçtiğiniz şıkkı yazarsanız çok sevinirim.

4 yıllık evliyiz. 1,5 yaşında bir kızımız var. 5 aydır boşanma konusunu ciddi ciddi düşünüyoruz. 2 aydır terapi görüyoruz ama neredeyse hiçbir şey değişmedi.

Eşimle kavga etmediğimiz zamanlarda güzel vakit geçiriyoruz ama bu zamanlar çok nadir. Çocuktan önce de böyleydi ama çocuktan sonra ikiye, üçe katlandı neredeyse. Kavgalarımızın sonunda artık sürekli boşanma davası açılıyor. İşin sıcaklığı geçince dava hemen kapanıyor.

Kavgalarımızın dört ana konusu var;

1- Eşimin benim kadar tertipli ve düzenli olmaması. Düzensiz demiyorum ama onun için öncelik keyif yapmak daha sonra ortalığı toplamak. Benim içinse tam tersi. Ortalık derli toplu olsun ki rahatça keyif yapabileyim. Bu zamanla biraz düzelse de hala onun dağınıklığını ben topluyorum. Ben de eskisi kadar şikayet etmiyorum artık. Bazı şeylere gözümü yumuyorum.
2- Çocuğumuz olmaya yakın kendi evimizi bırakıp eşimin annesinin yakınına, kiraya çıktık. Maksadımız doğum izni sonrası eşim çalışmaya başlayınca bakıcı tutmak yerine annesinin çocuğumuza bakmasıydı. Ama diğer torun yüzünden bu olmadı. Maddi durumumuz biraz daha iyileşince eşim ücretsiz izin aldı ve kızımıza kendimiz bakmaya devam ediyoruz. İzin bitince ne olacak belli değil. Şu an için çocuk bakmasını geçtim, eşime biraz daha fazla vakit ayırmasını istiyorum. Ama diğer kızı ve torun yüzünden o da olmuyor. Ben de taşınmamızın hiç bir mantığı kalmadığı için eleştirilerde bulunuyorum. Zaman zaman dozunu kaçırmış olabilirim. Ama bu kadar konuşmamın asıl sebebi eşim için üzülmem. Kendine daha fazla vakit ayırması için elimden geleni yapıyorum ve özellikle taşındığımız için annesinden de bunu bekliyorum. Üstüne bir de kiracıyla uğraşıyoruz.
3- Onun ve benim ailemdeki davranışlar. İkimizin de ailelerinde sevmediğimiz davranışlar var. Ben bunları eleştirip düzelmesini sağlamak istiyorum. Ama eleştirdiğim kişiyle de aramı bozmuyorum. Küsme huyum yok. Ama o benim ailemden birinin en ufak kusurunda hemen ipleri koparıyor. Bizimkilerde de suç yok demiyorum ama uzaktayız zaten. İdare edilebileceğini düşünüyorum. Eleştirsin ama küsmesin. Ben bizim taraftaki eleştirilen davranış ile ilgili konuşup düzeltmeye çalışıyorum. Ama eşimin ailesi hakkında en ufak eleştiri yüzünden kavga çıkıyor.
4- Arkadaşlar ve alkol. Bekarken daha sık dışarı çıkıp içkili ortamlara takılıyordum. Evlendikten sonra bunu azalttım. Çocuk olduktan sonra neredeyse ayda bire indi. Evlenmeden önce eşimle de çıkar, yer, içer, eğlenirdik. Arkadaşlarımla da hep beraber takılırdık. Evlendikten sonra çok istememeye başladı. Çocuk olduktan sonra ise gece hiç dışarı çıkmaz oldu. Kahvaltı ya da kısa ev oturması olursa tamam ama bar, meyhane filan yok. Hatta çocuğun düzeni bozulmasın diye evimize bile misafir kabul edemez olduk. Ben de sürekli çıkalım, edelim, evimize birileri gelsin demiyorum. Ama ayda bir de olsa çocuğun düzeni bir akşamlık bozuluversin. Gerekirse o akşam için çocuğu kayınvalideye bırakalım diyorum. Bu da bir ihtiyaç bence. Haa bunu söylerken çocuk bakmanın zorluğunu da bilerek söylüyorum. Yükün çoğunluğu eşimde olsa da çocuğu uyutmak, yemek yedirmek, altını değiştirmek vs. işleri elimden geldiğince ben de yapıyorum. Dışarı çıkma ya da eve arkadaş davet etmeyi konuşmaya başladığımızda konu alkole geliyor. Çakır keyif ya da sarhoş olduğumuzda rezil duruma düştüğümüzü, götümüzün başımızın oynadığını ve o yüzden çıkmak istemediğini söylüyor. Olan şey ise herhangi bir insanın sarhoş olduğunda yaptığı; Barda dans etmek, meyhanede şarkı söylemek, arkadaşına sarılıp halay çekmek, hoplayıp, zıplamak, gülmek, eğlenmek. Şimdiye kadar ara sıra kusma dışında kavga, dövüş vs. bir duruma düşmedik. Arkadaşlarımla erkek erkeğe çıkmama bir şey demiyor ama insan karı koca olarak da takılmak istiyor. Yılda bir kez bile olsa arkadaşlarımı eve davet etmek istediğimde, eğer içki varsa burası pavyon mu? Evli barklı adamsın diyor. Kendi arkadaşlarıyla takıldığımızda içilmesi o kadar sorun olmuyor. En son tartışmamızda dediği şu; "Ben istemediğim ortama girmek zorunda değilim. Benim sınırım bu." Bense insanın eşi için bazı şeylerde fedakarlık yapması gerektiğine inanıyorum. Ben de onun her arkadaşına/akrabasına bayılmıyorum. Ama bir yere gidilecekse ya da misafir gelecekse buyursunlar gelsinler diyorum. Arkadaşlarıyla planı varsa sorgusuz sualsiz katılıyorum. Ayrıca bu konuyu açtığımda ailemi alkol ve arkadaşa tercih ettiğimi söylüyor. Benimse öyle bir niyetim yok. Sadece eşimle arkadaşlarımı ortak bir paydada buluşturmaya çalışıyorum. Tabii ki öncelik her zaman eşim ve çocuğumda.

Buraya kadar okuduysanız teşekkür ederim. Hadi 1 ve 2. maddeleri siktir et ama 3 ve 4 için dayanamıyorum artık. Ailem ve arkadaşlarım hakkında sürekli olumsuz düşünmesi ve onlarla görüşmek istememesi beni üzüyor. Bu yüzden sorunumun çözümünü iki şıkka indirdim. Siz ne yapardınız? Lütfen cinsiyet bilgisi ile yanıt verin.

A) Boşan gitsin. Böyle hayat geçmez. Kızın bu gergin ortamda büyümemiş olur hem.
B) Ufacık kızın var. Onun günahı ne? Bırak arkadaşlarınla ailenle samimi olmasın, çok görüşmesin. Nasıl olsa erkek erkeğe çıkabiliyormuşsun, buna şükret. Aile ve arkadaş konusuna gözünü yum ve evliliğine devam et.
0
el magico
(01.06.20)
Eğer iki insan konuşabiliyorsa ve birbirini seviyorsa, bunlar hiç büyük aşılmayacak problemler değil. Sizi anlayabiliyorum. Ama bunun sonucu boşanmak bence kesinlikle olmamalı. Saygı ve de sevgi varsa. İnsanlar neler yaşıyor da birlikteliklerini boş ve gereksiz yere devam ettiriyorlar.
Konuşmaya çalışın, diliniz sevgiyle olsun. Empatiyle olsun. Ona verdiğiniz değerden, birlikte yapmaktan hoşlandığınız, özlediğiniz şeylerden bahsetmeyi deneyin.
0
Semi
(01.06.20)
Evlilik başlı başına sakat iş zaten. Bence birinci şık. En azından sağlıklı bir psikolojiniz olur. Kızınıza da daha iyi babalık edersiniz.

K
0
ruhen hastayim ben
(01.06.20)
evliliğe antipatik yaklaşan biri olarak ben de bunların aşılamayacak problemler olmadığını düşünüyorum. böyle çift kişiyi içeren durumlarda eşinin de ne diyeceği de önemli, bi de ondan dinlemek lazım belki de.

4'ü bu kadar büyük problem etmen tuhaf, sevdiğin insanla beraber olmak güzel ama o da istiyorsa. istemiyorsa istemiyordur. evlenirken her şeyin eskisi gibi olacağını sanıyordun muhtemelen ama evliliğin normali bu. hele bi de çocuk var, millet arkadaşlarıyla çıkmak için bile izin alamıyorken senin durumun şımarıklık oluyor.

3 de idare edilebilir bir problem. eleştirip düzeltemezsin karşı tarafın ailesini, hele ki eşinin böyle bir niyeti yoksa. yine evlilik böyle bir şey bizim toplumumuzda; ya komple bağ koparılacak -ki kayınvalideden çocuk bakmasını istiyorsan bunu isteyemezsin- ya da idare edilecek. bununla yaşamayı ve anlık sorunları çözmeye çalışman lazım.

2- "Ben de taşınmamızın hiç bir mantığı kalmadığı için eleştirilerde bulunuyorum"
bunun adı dırdır etmek, olmuş bitmiş, kayınvalidenden bunu isteyemezsin. öbür torun olmasa bakacakmış, şartlar değişmiş. eşin için üzülüyorsan bu konudan ötürü eşini üzmemeyi deneyebilirsin.

1- evlenmeden önce düşünmen lazımdı bunu, bir anda değişmedi muhtemelen. başka bir insanla beraber yaşamak -o kişi eş de olsa, çocuk da olsa, anne de olsa- bu tarz durumlarda ortak payda yakalamayı gerektiriyor. aşırı bir dağınıklığı varsa sen de toplamazsın tepki olarak, bir noktada toplayacaktır. hatta hiç söylemeden bir anda kesersin, ortalık çöp eve dönüp sana söylenmeye başlarsa fark etmiş olur belki. bu sorunlar arasında en konuşulup çözülecek olanı zaten.

biraz control freak'lik sezdim sende. bunu aşabileceğini kendi kendine, eşinden bağımsız düşünüyorsan ortak noktada buluşabilirsiniz. sen üzerine düşeni yapıyorsan ve ondan hamle gelmiyorsa o zaman düşünürsün ayrılma seçeneğini.
ama orta noktada buluşmaya niyetin yoksa, sen elinden geldiğini ve daha fazlasını yapmayacağını düşünüyorsan çocuğu bu ortamda büyütmek cidden sorun.
0
Bruce
(01.06.20)
hepsi düzeltilebilir problemler ama sen her konuda kendi istediğinin olması için baskı yapıyorsun, olmayınca da huzursuzluk çıkarıyorsun gibi duruyor yazdıklarına bakınca. daha ılımlı olmalısın, özellikle de evliysen. karşındaki insanın da istekleri ve kararları var, ortak bir noktada buluşmanız gerekiyor. ben de birinci şık diyorum, kadının ruh sağlığı açısından özellikle.
0
pearson
(01.06.20)
Siz sanırım henüz evliliğe adapte olamamışsınız.

"Ben de taşınmamızın hiç bir mantığı kalmadığı için eleştirilerde bulunuyorum. Zaman zaman dozunu kaçırmış olabilirim. Ama bu kadar konuşmamın asıl sebebi eşim için üzülmem. Kendine daha fazla vakit ayırması için elimden geleni yapıyorum ve özellikle taşındığımız için annesinden de bunu bekliyorum. Üstüne bir de kiracıyla uğraşıyoruz."

Eşiniz büyük ihtimal annesine yakında oturduğu için çocuk açısından kendisini rahat hissediyor. En azından bir şey olsa annem yakınımda gelir bakar diyebiliyordur. Siz bu ev mevzusunda zaten sürekli eleştiride bulunup, hatta eleştirinin şikayet etmenin dozunu kaçırdığınızı kabul etmişsiniz.

"O benim ailemden birinin en ufak kusurunda hemen ipleri koparıyor. Bizimkilerde de suç yok demiyorum ama uzaktayız zaten. İdare edilebileceğini düşünüyorum. Eleştirsin ama küsmesin. "

En ufak kusurdan kastınız sanırım ufak bir kusur değil. Yoksa bizimkilerde "suç yok demiyorum" yazmazdınız. Sizin ailenizi sizin idare etmeniz gerekir eşinizin değil. Uzaktayız zaten eşim ailemden gelen eleştirileri, sözleri kabul etsin, duymamazlıktan gelsin demeye çalışmışsınız.

"Dışarı çıkma ya da eve arkadaş davet etmeyi konuşmaya başladığımızda konu alkole geliyor. Çakır keyif ya da sarhoş olduğumuzda rezil duruma düştüğümüzü, götümüzün başımızın oynadığını ve o yüzden çıkmak istemediğini söylüyor."

Eşiniz önceden de sizin kadar gece dışarı çıkan biri değilmiş. Siz de belli ki içki içme konusunda ayarı olan biri değilsiniz. Bunun ayarını kaçırdığınız için eşiniz rahatsız oluyor. Arkadaşlarınızı eve toplayıp, içki keyfi yapmamanızı istemesi de gayet normal. Zaten erkek erkeğe çıkmanıza da tamam diyormuş.

Siz sanırım evinizi silip süpüren, sizin ailenizle güzelce geçinen, sizin dışarı çıkıp eğlenmenize ses çıkarmayan bir köle arıyorsunuz.

Ben eşiniz adına üzüldüm. Allah kolaylık versin kendisine. Siz evlilik ve çocuk olayına alışamamış kabul edememişsiniz. Boşanın rahat edin.
0
GoodMorningTeacher
(01.06.20)
bence esine cok baski yapiyorsun. hicbir evlilige bitsin diyemem kadin ya da erkek cok buyuk suclu degilse bu yuzden bosanma, isleri yoluna koymaya calis. esinin gonlunu al, uyum saglamaya calis diyorum. sen esine iyi davrandikca o da sana iyi davranmaya baslar.
0
anais
(01.06.20)
Gördüğüm kadarıyla genelde gömülen taraf siz olmuşsunuz. Ama bence o kadarını hak etmiyorsunuz. Sonuçta buraya bile gelip derdini anlatmaya çalışan objektif yazmaya çaba gösteren bir adam esasında "evliliği nasıl kurtarabilirim?" diye soruyordur. umut ve çözüm arayışı sizinki. o yüzden gömmek haksızlık olur.

bence ilişkinizde olumsuz taraflara değil olumlu taraflara odaklanmayı deneyin. gerçekten de evli ve küçük yaşta çocuklu bir erkeğin, erkek arkadaşlarıyla alkollü gecelere devam etmesi, her evlilikte bulunan bir şey değil. bu eşinizin hanesine artı olarak yazmanız gerek. ama kocaman bir artı. öyle karalama bir şey değil.

insanların eğlence anlayışı zaman içinde değişebilir. eskiden alkollü ortamlarda eşlik eden eşiniz şimdi artık sevmiyor olabilir. zorlamayın. ailenizi alkol ve arkadaşa değiştiğinizi söylüyorsa bunlar onların hisleri. niye böyle hissetmiş olabileceğini biraz düşünün. bunlar öyle bir çırpıda ulaşılabilecek hisler değil.

boşanmak işin en basit kısmı. burada öyle "boşa gitsin" yazanlara sormak lazım, çünkü bekara karı boşamak kolay diye bir laf var. acaba kaç tanesi ortada 1,5 yaşında çocuk varken eşlerinden ayrıldılar.

bence, eşinizin kendisine zaman ayırmasını istemek yerine siz biraz ona zaman ayırın. anlaşılan bebek doğduktan 1 yıl sonra başlamış bu gergin ortam. bence eşiniz ilgi istiyor, sevildiğini görmek ve gerçekten hissetmek istiyor. başbaşa olmak istiyor. ama sizin dayattığınız şekilde değil. kendi mutlu olabileceği bir başbaşa zaman ve ilgi istiyor. eskiden olduğu gibi, "alkolden ve arkadaşlarınızdan" daha değerli olduğunu hissetmek istiyor.
0
elestirman
(01.06.20)
Bu ilişkiye zehri salan sensin görünüyor.
0
osssy
(01.06.20)
genel olarak bruce+1

1. çok titiz bir erkeğin eşi küvetin giderinde saçlarını bırakan, temizliğe hiç dikkat etmeyen biriyse o evliliğin yürümeyeceğine inanırım.
yani birinci madde hafife alınacak bir madde olmaz benim için ama söylediğiniz konuda ben sizde biraz "bilmişlik" ve kontrolcülük sezdim açıkçası.

2. siz bir düşünceyle hareket etmişsiniz ama evdeki hesap çarşıya uymamış.
kaldı ki, eşinizin annesi sizin çocuğunuza bakmakla yükümlü değil.
yani onun garantisine güvenip çocuk yapmadığınıza göre, şu durumda konuşup durmanın anlamı yok.
eşiniz yoruluyor diye üzülüyorsanız konuşmak yerine bakıcı tutun.
tutamıyorsanız, huzur verin.
devamlı olmuş bitmiş bir konu hakkında yorum yapmak kadar saçma bir şey yok.
sonuçta yine de annesine yakınsınız ve elbette önemli bir şey olsa, "annem yakında" hissini eşiniz her şekilde hissediyordur.
yani bu neden tartışma konusu haline getirip olaya bu kadar saplandığınızı anlayamadım.

3. eleştirerek düzelme sağlayamazsınız.
zaten eşinizi de, ailesini de, başka birini de değiştiremezsiniz.
değiştirebilecek olsaydınız da yine bu konuşarak yapılamazdı.
bazen saygı gösterip susabilmek lazım.
dediğiniz gibi küsmemeniz elbette doğru bir davranış.

fakat sizin aileniz uzakta olduğu için iki tepkinin ölçüsünün aynı olduğuna inanmıyorum.
eşinizin ailesiyle daha çok yüz yüze bakıyorsunuz ve görüşüyorsunuz belli ki.
sosyal olarak zaten dediğiniz şey değiştirmeye çalışmak ve sürekli eleştirmek dışında normal.

benim anlamadığım, sizin aileniz uzaktan bile nasıl ilişkiyi kesmeye sebep olabilecek kadar bir müdahalede bulunuyor?
ki "bizimkilerde suç yok demiyorum" demişsiniz.
zaten az görüşüyorsunuz, uzaktasınız, bu yorumu da yaptığınıza göre ortada saçma şeyler var gibi geldi.
tavır koymak eşinizin hakkı, yapılacak şey durumu idare etmek.
eğer ortada gerçekten bir haddini aşma durumu varsa, eşinizden anlayış beklemek yerine, ailenizi dizginlemeniz lazım.

4. eşinizle dışarı çıkma keyfinin ayrı olmasını anlıyorum ama sanki eşiniz sizin eğlence tarzınızdan hoşlanmıyor gibi geldi.
yani bir akşam yemeğine çıkıp, iki kadeh şarap içip dönmek de mi kabul görmüyor?
o da kabul görmüyorsa bilemem, ama meyhane ve gece hayatına dahil olan şeylerden tepki aldığınıza göre, muhtemelen sizinle eğlenmiyor.
arkadaşlarınızla ortamınızdan, hatta arkadaşlarınızdan hoşlanmıyor da olabilir bu arada.
o da bir ihtimal.

çocuğun düzeni bence de bozuluversin, onda bir şey yok.
ama sanki o biraz mazeret ediliyor gibi geldi bana.

evlenmeden önce de böyleyse, o zaman yine "zaten öyleymiş, neden şikayet ediyorsunuz?" diyeceğim.
evlendikten sonra böyle olduysa, artık öyle şeylerden keyif almıyor olabilir.
yaşlar kaç bilmiyorum ama şimdi meyhaneye gitmek var, meyhaneye gitmek var.
ben de meyhaneye gidiyorum ama dediğiniz tarzda hoplamalı zıplamalı şeylerden ben de hoşlanmam.
o yüzden acaba eğlenme şeklinizden rahatsız oluyor olabilir mi diye düşündüm.

bu durumda kendinize özel bir aktivite yaratabilirsiniz belki.
yani arkadaşlarla eşi bir araya getirme konusunda ısrarı bırakın, karı koca bir yemek yiyip dönün mesela.
"seni akşam yemeğine çıkarayım" diye flört edin, çocuk işini de gerekirse kayınvalidenizle konuşup organize edin.
böyle bir teklifi de reddediyorsa, onu bilemem.

sizi evlilik içinde biraz kontrolcü, ısrarcı ve "fazla konuşan-dırdır yapan" kişi olarak gördüm açıkçası.
biraz rahat verin bence, çünkü sanki siz "sussanız" ortada pek bir sorun kalmayacak.
susmaktan kastım kendinizi şişirin anlamında değil elbette.
ama çözümü olmayan, iş işten geçmiş konularda ve düzeltemeyeceğiniz şeylerde fazla ısrarcı ve tutturan bir tavrınız var gibi.
halbu ki bu sorunlara alternatifler yaratabilirsiniz.
mesela gündelikçi ya da bakıcı tutun, evdeki dağınıklık ve anneyle ilgili sorunu çözmüş olursunuz.
yapamıyorsanız da destek olun.

gece dışarı çıkma konusunu önce karı koca aktiviteleriyle canlandırın, belki çocuk büyüdükçe o da biraz ayak uydurur, arkadaşlarınızın ortamına da girer.
bunlar seçenekleri olan konular.
niyetiniz iyi olsa da, karşıda sürekli söylenen ve konuşan birinin olması insanda gerginlik yaratır.
üstelik bütün gün çocukla ilgilenen biri zaten gergindir diye tahmin ediyorum, üstüne gitmeyin.
bunlar biraz çocukça serzenişler, yani ortada derin bir konu yok aslına bakarsanız.
0
blatta hiberna
(01.06.20)
öncelikle sorunlu bir evliliği çocukla taçlandırdığınız için sizi tebrik ederim.

neyse.

ben ortada boşanacak bir problem göremedim. hele ortada çocuk varken arkadaşlarım eve gelemiyor diye ağlanmak mantıksız geliyor.

1 ve 2 ise hayatımda duyduğum en saçma kavga sebepleri. dillendirebiliyor olmak bile komik. ilkini salla zaten çok düzen ve temizlik merakın var varsa kendin yap, temizlikçi tut. kayınvalidenin çocuk bakmaması konusunda ise bu duruma üzülüp kızmış olabilirsin ama dillendirip kavga çıkarmanın manası ne? daha neyini eleştiriyosun olmuş bitmiş, eşinin suçu ne?
0
elorelia
(01.06.20)
Hepsini okudum. Pardon ama sizin derdiniz ne? Bunlar problem mi? Bunun icin yuva yıkmayı cocugu bosanmis aile psikolojisi ile mahvetmeyi dusunuyorsaniz siz olgunlasmamissiniz bence. Rahat batmis gibi de. Boşanmış bi aile cocugu olarak gicik oldum sorunuza kusura bakmayin. ayrıca @blatta +1

edit: siz derken ikinizi de kastettim.

K
0
sanguine mcqaer
(01.06.20)
1- Sonuçta o ev bi şekilde düzenleniyor. Ha önce ha sonra, biraz esnemelisin.
2- Karın bu konudan şikayetçi değilse, senin yorum yapmana gerek yok.
3- Aileleri evin dışında bırakın. Kimse ana babasını seçemiyor, 60 yaşına gelmiş insanları değiştirmek sizin vazifeniz değil. Boşuna eleştiriyle siz kendinizi yormayın. İkiniz de ailelere saygıyla yaklaşıyorsanız yeterli, kimseyi sevmek zorunda değilsiniz.
4- Burada mevzu garip. Eve arkadaşla gelince "Burası pavyon mu?" çok kalitesiz bir söylem. Kaç yaşına gelmiş insanlar ağzınızla içemiyor hala sağa sola kusma moduna geliyorsanız o da garip. Ağzınızla içiyosanız bu laf gelmezdi sanki?

Özetle: Esnemen lazım hocam. Yoksa bu iş olmaz.

Ha bi de çocuktan önce de bu kadar olay vardıysa bu rağmen çocuk yaptıysanız "B" şıkkı sizin en başta düşünmeniz gereken şeydi. Kavga gürültü içinde bi eve çocuk getirme kararını verirken daha bencilce davranmışsınız ikiniz de. Şimdi boşansanız da devam da etseniz o çocuğa çok yazık.
0
lcha
(02.06.20)
şikayet ettiğiniz şeylerden 1-3-4 hepsi karı koca olarak aşmış olmanız gereken sorunlardı. bu konuda önerim yok sadece şunu soracağım. 5 yıllık evlisiniz, 1,5 yaşında çocuğunuz var. hadi 1 yıl diyelim hamilelik sürecini de çıkaralım. 2,5 yıllık evliyken çocuk yapmışsınız. geldiğiniz noktanın sebebinin karı-koca olmayı beceremeden anne baba olmak olduğunun farkında mısınız?
0
halanne
(02.06.20)
Öncelikle sebepler çok geçersiz. Yani bu tip sebepler bana boşanmak için çok eften püften geliyor, rahatlık batması gibi geliyor bu yüzden (b) şıkkı diyorum. Milletin ne sorunları var siz neyin derdindesiniz.

Erkeğim.

1- belki çok tertipli biri değilim diyedir ama yine de obsesif insanlara biraz kıl oluyorum. Evin düzenli tertemiz olması güzel şey eyvallah da eğlenmeye manilik bi tarafı yok.

2- kiracınızı çıkarıp geri taşının olsun bitsin. Bakıcı da tutmuşsunuz işte. Eşiniz hamile iken güven duygusunu annesine hissedip olmayacak bir şeye kalkışmış olsa da böyle olacağını bilse kendi de taşınmazdı, size eziyet olsun diye yapmış gibi anlatıyorsunuz, siz zaten gözden çıkartmışsınız gibi geldi.

3- çözümü şöyle bulabilirsiniz: eleştirme noktasında karşılıklı anlaşın, eleştirtmeyin, eleştirmeyin olsun bitsin. Dedikodu tarzı şeylerinden hoşlanmadığınızda da konuyu değiştirin ya da konuya ilgisiz davranın, dedikodudan hoşlanmadığınzı belirtin.

4-sadece bu konuda size hak verdiğim yan, eşinizle dışarıda yapmak istediğiniz olabilir ama bu da boşanmak için pek tutarlı değil. Milletin karısı sizin imtiyazlarınıza bile sahip olamıyor. Sizinde kendinize ait bir alanınız var demek ki ne güzel işte.
0
Unde bach canim
(03.06.20)
Umarım aranız düzelir. Evlilik ciddi bir şey, ortada çocuk da var. Sunduğunuz argümanlar evliliği sonlandırmak için bence çok basit. Bu olayların boşanmayı düşündürmesi asıl düşünülecek şey belki de. Gerçekten sadece bunlar mı?

28, E.
B şıkkı.

3 numaraya dair yorumum yok. can sıkıcı bir durum ama bu kadarsa boşanma için bir sebep olamaz.

Ben asıl 4'e çok şaşırdım. Sizin bir kerecik olsun eşiniz ve arkadaşınızla beraber olmak istemeniz kadar onun da arkadaşlarınızla beraber olmak istememe hakkı var. O kırılmasın diye istemediğiniz ortama girmeniz onun hatası değil. Belki bundan hoşnutsuz olduğunuzu bile göstermediniz ya da o kadar hoşnutsuz olduğunuzu bilmiyordu. Eşinizle beraber takılabiliyorsunuz, dışarı çıkabiliyorsunuz, arkadaşlarınızla çıkabiliyorsunuz, arkadaşlarınızla evde görüşebiliyorsunuz. ama eşiniz ve arkadaşlarınızla hep beraber alkollü bir buluşma yapamadığınız için çok bunalmış hissediyorsunuz.

bence sizin bu ısrarınız eşinizin size saygı duymasını azaltacak. hatta belki o alkollü eğlencelerde şarkı söylemek, dans etmek gibi sıradan sarhoş aktivitileri size olan saygısını azalttı bile. yazdıklarınızdan bu anlamı çıkarıyorum.
0
biseysorcaktim
(03.06.20)
Bence boşanırsanız boşanma sebebiniz bu konular değil bu konuları bile halledemiyor oluşunuz olabilir. Bu konular halledilebilir şeyler, demek ki taraflardan biri egosundan ödün vermiyor.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(05.06.20)
(18)

makarnaların farkı var mı ve nasıl tüketiyorsunuz?

tabudeviren
filiz, nuhun ankara, piyale, oba vb..bunların arasında lezzet olarak "ben şunu tercih ediyorum" dediğiniz bir marka var mı?bir de nasıl tüketiyorsunuz?ben sadece ton balığı ile yiyebiliyorum.
filiz, nuhun ankara, piyale, oba vb..

bunların arasında lezzet olarak "ben şunu tercih ediyorum" dediğiniz bir marka var mı?

bir de nasıl tüketiyorsunuz?
ben sadece ton balığı ile yiyebiliyorum.
0
tabudeviren
(01.06.20)
Sadece barilla yiyorum.

Ton balik, kiymali domatesli sos, sarimsakli yogurt + nane
0
Kittie
(01.06.20)
Ankara alıyoruz biz hep. Aliskanlik sanırım. Kremalı mantarlı vs özel yapacaksak barilla penne alıyoruz.

Değişik sos soruyosan
Krema Soslu Sebzeli Makarna www.nefisyemektarifleri.com
Bu ablanın anlattığı sos çok güzel oluyor.
0
elorelia
(01.06.20)
barilla yoksa pastavilla

bunlar pişirince diğer markalara göre daha diri kalıyorlar o yüzden
0
freebird5406_2
(01.06.20)
Makarna bekarın kara gün dostudur, her halini severim <3
Salçalı soslu, domatesli sos ve evdeki malzemeye göre türevleri, peynirli (evdeki peynirlere göre, varsa kavrulmuş yer fıstığı da ekliyorum), bolonez soslu+sarımsaklı yoğurtlu, pesto soslu... her hali güzel.
0
pati
(01.06.20)
barilla hala en iyisi.

diğerleri arasında nuhun ankara, geçen corbada kullandıgımız sehriyede bile farkettik farkını. ama maalesef rıfat hisarcıklıoglunun karısına aitmiş bu şirket.
0
art vandaley
(01.06.20)
Neden bilmiyorum sadece barilla alıyorum. Daha kaliteliymiş gibi geliyor.
0
ruhen hastayim ben
(01.06.20)
özenli yapacağım makarnalar için de cecco alıyorum, normalde barilla. ben fark olduğunu düşünüyorum de cecco, barilla ve türk markaları arasında. özellikle al dente pişen makarnada fark ediliyor farklar.

soslu yiyorum makarnayı bitek, peynir olur mantar olur pesto olur alfredo olur.
0
Bruce
(01.06.20)
Genelde sade, bol yoğurtla.

Pastalaya diye bir tarif keşfettim onu da yapıyorum arada güzel oluyor.

Bol domates sosuyla.
0
Sahikaa
(01.06.20)
italyanlar > nuhun ankara > diğerleri
0
cptxxx
(01.06.20)
barilla veya filiz. aynı fabrikanın ürünü zaten.
0
sutlu nescafe
(01.06.20)
Eskiden Arbella iyiydi ama tadını değiştirmişler.
0
bitchesaintshit
(01.06.20)
Mantarlı falan istiyorsam yaş makarna alıyorum migrostan. Onun dışında barilla veya Ankara.
0
kestane gürgen palamut
(01.06.20)
barilla alıyorum.
yoksa, bulamadıysam, nuhun ankara.

bizim evde makarna hiç sade yenmezdi, şimdi ben de en kötü ihtimalle domates soslu normal makarna yapıyorum.

onun dışında en sık yaptığım kıymalı.
ve bazen de fettucini alfredo.

arada bir değişik tarifler ya da malzemelerle doğaçlama da yapıyorum ama düzenli olarak yaptıklarım bunlar.
0
blatta hiberna
(01.06.20)
filiz veya ankara alırdım eskiden.

ayrı ayrı olmak üzere, ton balığı, hindi/tavuk göğsü, kasap sosisi, kıymalı domatesli sos, ketçap+mayonez, krema+sarımsak, soya soslu sarımsaklı pırasa sotesi (bunun omleti de süper oluyor. pırasaları nispeten ince ince doğrayıp tavada azıcık öldürüp üstüne yumurta kırınca kıyır kıyır yemesi çok keyifli oluyor.).

bir de makarnayı süzgece aldıktan tencerede tereyağı eritip hafiften nane ve sarımsak döndürüyorum, makarnayı buna ekleyip birazcık suyla açılmış süzme yoğurt ekliyorum. bu da efsane oluyor.
0
chezidek
(01.06.20)
Genelde yas makarna kullaniyorum ve kendim aciyorum, kismen zevk icin, kismen de tercih meselesi. Yas makarna ile yapabileceklerinizin siniri yok, ayrica 20 kusur lira gibi absurd rakamlara ulasan lazanyalari pogaca parasina yapmaniz mumkun. Tek dezavantaji al dente yapmak pek mumkun degil. Oyle bir tat ararsam da barilla kullaniyorum. Kalitesi diger makarnalar ile fark ediliyor.

Nasil tuketiyorsunuza cevaben de lazanya ile ya ispanakli ya da kiymali ragu yapiyorum. Bunun disinda firinda fume soslu veya kremali mantarli tavuklu gibi soslarla ve farkli icler hazirlayarak tortellini, ravioli ve cannelloni yemeyi cok seviyorum. Ama bir tanesini sec derseniz hakiki, kisik ateste 2-3 saat pismis ragu bolonezli lazanya derim.

İnternetten youtube’dan filan pek cok tarif bulabilirsiniz. Gennaro’yu oneririm youtube’dan, kitap olarak da marcello hazan’in kitabi italyan mutfaginin textbook’u gibi biseydir. Makarnanin bekar ve fakir yemegi olarak adinin cikmasi uzuyor beni :)
0
gibicibicis
(01.06.20)
Ek olarak ev yapimi pesto ve domates kereviz soslu makarnayi da epeyce tuketirim. Pesto tarifi her yerde var zaten, kerevizli olanin linkini de suraya birakayim

yemek.com

Bir de ravioli tarifi vereyim

yemek.com
0
gibicibicis
(01.06.20)
Olmaz mi farki!

Temporin´in klasik spagettisi harika. Her türlü sosla iyi gidiyor, ama asidetisi yüksek domates soslariyla cosuyor. De Cecco´nun spagettesi lastik gibi, hic sevmiyorum.

Antichi poderi´nin picisini bulursam, porcini mantarina bogarim. Ama iste, hep bulunmuyor. En sevdigim makarna üreticisi ve makarna türü bu.

Buitoni No.72, kremali soslara cok iyi gidiyor, sosla cok iyi birlesiyor. Mesela yesil kuskonmazli, beyaz sarapli soslarla.

Siradan makarna salatalari icin Barilla aliyorum. Memnunum.
0
buf-e kür
(01.06.20)
pesto + takip.
0
kumandanim
(01.06.20)
(17)

Favori yonetmeniniz kim?

encokbenisevinnolur
Ve neden o?Ne bileyim bir filmindrn bir sahne... ya da başka bir örnek verebilir misiniz?
Ve neden o?
Ne bileyim bir filmindrn bir sahne... ya da başka bir örnek verebilir misiniz?
0
encokbenisevinnolur
(01.06.20)
Özellikle biri yok.

Almodovor filmiyse kesin bakarım. Sürprizli hikaye anlatımlarını seviyorum.

David Fincherin ışık kullanımı, yarattığı atmosfer çekiyor. fight club ve benjamin button'dan epey bir kredisi var.

james cameron, christopher nolan, peter jackson ya da ridley scott yazıyorsa kesin sağlam filmdir. konusu önemli değil. hata payı 10da 1 filan olabilir.

yazarken fark ettim. hepsini unut. benim yönetmenim Tim Burton. Burton varsa masal var, sürrealizm var, komedi var, fantastik var, efekt var, aksiyon var, absürtlük var, sağlam mesajlar var, ince göndermeler var demektir.
0
elestirman
(01.06.20)
Of zor soru.

Türkiye sinemasından çoook var. Yönetmen sıralamaya üşendim ama en en en sevdiğim filmi paylaşayım
www.youtube.com

Sevdiğim sahnelerden birini de paylaşayım, 1 buçuk dakikalık kadar olan kısmına bakabilirsin
youtu.be

Yabancı olarak en sevdiğim Xavier Dolan
www.youtube.com
www.youtube.com
0
buff
(01.06.20)
Filmden çok anlamam ve istikrarlı bir film izleyicisi değilim. Şu ana kadar istisnasız tüm filmlerini beğendiğim iki yönetmen oldu; Haneke ve NBC. Sonuçta film dediğimiz şey yapay. Ama bu yönetmenlerin filmlerini izlerken hayatı izliyormuşum gibi geliyor. Her şey olağan.
0
ruhen hastayim ben
(01.06.20)
Sirf Guz Sonati'ndan dolayi Bergman diyebilirim sanirim.
0
cerquanne
(01.06.20)
psikolojik gerilim seven bünyem için David Lynch tabi ki, Çünkü renkleri güzel kullanıyor, seyirciyle kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyor. kesinlikle dehasına hayranım.Çok zeki bir adam ve gerçek bir sanatçı.

özellikle mulholland dr. ve lost highway favorilerim. Her sahnesi, her saniyesi birer akıl oyunu, sanat eseri resmen!
0
bugisme
(01.06.20)
bir sürü alakasız insan var sevdiğim, takip ettiğim ya da severek izlediğim filmlerden sonra "bunun filmiymiş" dediğim.
aklıma gelmeyen de elbet vardır.

filmlerinin yüzde 80'ini ya da fazlasını beğendiğim/sevdiğim yönetmenler:
billy wilder
martin scorsese
robert zemeckis
wes anderson
michael haneke
hitchcock
david fincher
alfonso cuaron

sempati duyduklarım:
tim burton
christopher nolan
spike lee
danny boyle
sam mendes
almodovar
nora ephron
nancy meyers
tony scott
0
blatta hiberna
(01.06.20)
favori seçmek zor da, filmlerini sevme oranlarına göre bakarsak gaspar noe, lars von trier, andrei zvyagintsev, tarkovsky, tarantino, taika waititi, edgar wright, kubrick, guillermo del toro gibi karışık bir liste çıkıyor.

bir de bazı filmlerini yukarıdaki yönetmenlerin çoğu filminden daha çok sevdiğim ama film/beğeni oranı yukarıdakilerden düşük olanlar var; bu kısımda da genelde bergman, fassbinder, agnes varda, wong kar wai, fritz lang, angelopulos gibi kült amca ve teyzeler var.
0
Bruce
(01.06.20)
Nolan.

Kafasını seviyorum. Prestij'den beri.
0
fezagezgini
(01.06.20)
Guy ritche
Onur ünlü
0
dunyatuhaf
(01.06.20)
türk: zeki demirkubuz konuyu işleyişi gerçekçi ve filmlerin senaryosu sıradan ama ilgi çekici. masumiyet, kader, yazgı, üçüncü sayfa.

yabancı: gaspar noe rahatsız edici ve farklı bir üslubu var. irrivesible filmini herkes sonuna kadar izleyemeyebilir.
0
tantunizade murat efendi
(01.06.20)
Denis Villeneuve

Ağır işleyen konuları inanılmaz sürükleyici anlatıyor.
0
baal
(01.06.20)
Bergman, polanski, tarkovsky, jeunet, haneke

Nbc, reha erdem. Kız kardeşler filminden sonra emin alper.
0
adivar
(01.06.20)
Gaspar noe, çüknkü filmleri uyuşturucu gibi başka filmlerin uyandırmadığı hisleri uyandırıyor.
0
turkce konusan uzayli
(01.06.20)
ezel akay türkiye de değil de avrupa da doğsaydı dünyaca ünlü olabilirdi.
0
luluki
(01.06.20)
cok var ama ilk aklima gelenlerden biri wes anderson oldu. cunku sukuneti pastel renkleri ve simetriyi seviyorum.
0
in vino veritas
(01.06.20)
Polanski. Repulsion ve The Tenant kadar sevdigim filmler cok az. Cevap kesinlikle en iyi teknik, en iyi kamera kullanimi, en iyi hikaye anlatimi vs. degil. Kurulan duygusal bag onemli.

Isledigi konularla benim de derdimin olmasi: Alt metinde gocmenlik ve yabanci gorulmenin, varolussal sikintilarin cok agir basmasi.

Mekanin rol üstlenip "oynatilmasi"ni seviyorum, hem edebiyatta hem sinemada. Benim uzerimde de buyuk etkisi var mekanlarin, yasadigim alanin. Bu iki filmde de mekanlar bir film karakteri gibi oynuyor, hatta bazen basrolde oynuyor.

Repulsion´da Catherine Deneuve buz gibi, abartisiz role sokulmus. Tam bir Polanski isi.
0
buf-e kür
(01.06.20)
Lars von Trier. Tektir benim için. Başkası aklımın ucuna dahi gelmedi.
0
velvetmorning
(01.06.20)
(4)

Virüs ve halk otobüsü sorunu

Karmaşıklık
Arkadaşlar anlatırken bile sinirleniyorum:İki gün önce 17:03'te işten çıktım ve 17:07'den itibaren durakta otobüs beklemeye başladım. Virüsten dolayı otobüsler yarı yarıya yolcu taşıyor malum ve bu yüzden 19:08'e kadar ayakta dikilip otobüs bekledim. Yarın çarşı pazar karışacak ve otobüsler çok daha
Arkadaşlar anlatırken bile sinirleniyorum:
İki gün önce 17:03'te işten çıktım ve 17:07'den itibaren durakta otobüs beklemeye başladım. Virüsten dolayı otobüsler yarı yarıya yolcu taşıyor malum ve bu yüzden 19:08'e kadar ayakta dikilip otobüs bekledim.

Yarın çarşı pazar karışacak ve otobüsler çok daha dolu olacak. Şimdiden stres oldum acaba yarın kaç saat beklerim diye.

Elektrikli motor almayı düşünüyorum da başka önerisi olan var mı?
0
Karmaşıklık
(31.05.20)
Bisikletle idare etseniz mümkün mü?
0
ruhen hastayim ben
(31.05.20)
Normalde insanlar sığamayıp bekliyordu,şimdi ne olacak ben de merak ediyorum.
0
banacevaplazım
(31.05.20)
Bisiklet için fazla uzakta işyeri
0
🌸Karmaşıklık
(31.05.20)
Virüsten korktuğum yok, yanlış anlaşıldım sanırım.

Otobüsler benim durağa dolu geliyor ve devam ediyor. Ben binemiyorum.
Yarın her yer daha kalabalık olacak, nasıl eve döneceğim demek istemiştim.
0
🌸Karmaşıklık
(31.05.20)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.